Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Este un neam de oameni ai căror ochi sînt trufaşi, şi cari îşi ţin pleoapele sus.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.ett släkte -- huru stolta äro icke dess ögon, och huru fulla av högmod äro icke dess blickar!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Há gente cujos olhos são altivos, e cujas pálpebras são levantadas para cima.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Hay generación cuyos ojos son altivos y cuya vista es altanera
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Il est une race dont les yeux sont hautains, Et les paupières élevées.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Je pokolenie, oj, aké vysoké sú jeho oči, a jeho riasy sú povznesené!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Je rod – o kako visoko gledajo njegove oči in trepalnice njegove se povzdigujejo!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Jest pokolení, jehož vysoké jsou oči, a víčka jeho jsou vyzdvižená.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Jest rodzaj, którego są wyniosłe oczy, i powieki jego wywyższone są.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.눈이 심히 높으며 그 눈꺼풀이 높이 들린 무리가 있느니라
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.mensen, die hooghartig om zich heen kijken en anderen verachten;
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Voi sukua - kuinka ylpeät ovatkaan sen silmät ja kuinka korskea silmänluonti -
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Υπαρχει γενεα, της οποιας ποσον υψηλοι ειναι οι οφθαλμοι και τα βλεφαρα αυτης επηρμενα.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Есть род – о, как высокомерны глаза его, и как подняты ресницы его!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.Има поколение - колко високо са очите им И колко са надигнати клепачите им!
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.דור מה רמו עיניו ועפעפיו ינשאו׃
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.جيل ما ارفع عينيه وحواجبه مرتفعة.
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.有 一 宗 人 、 眼 目 何 其 高 傲 、 眼 皮 也 是 高 舉
Öyleleri var ki, kendilerinden üstün kimse yok sanır, Herkese tepeden bakarlar.有 一 宗 人 、 眼目 何其 高傲 、 眼皮 也 是 高舉
Sadece gezinmeye bakarlar, o kadar.Sólo se preocupan de pasearse.
Sadece gezinmeye bakarlar, o kadar.Они думают только о развлечениях и больше ни о чём.
Tekrar bakarlar.- Снова смотрят.
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraA v nějakém bodě se to dítě obrátí a podívá se na vás, a když mu řeknete:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraE, então, a certo ponto, eles viram-se e olham para vocês e se lhes disserem:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraEn algún momento dan vuelta y miran y si les dices:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraE poi ad un certo punto si girano e ti guardano e dite loro,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraÉs lesz egy pont, amikor az a kisgyerek megfordul és Önre néz, és ha most azt mondja neki,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraEt à un moment donné, il vous regarde, et si vous lui dites,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraJa jossain vaiheessa lapsi kääntyy ympäri ja katsoo sinua, ja jos vastaat hänelle:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlara그리고 어느 순간 그들이 뒤돌아 여러분을 쳐다보고 여러분이 이렇게 말해준다면,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraNekega dne se otrok obrne in vas pogleda, in če mu rečete:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraOch så, förr eller senare, vänder de sig om och tittar efter dig och om du säger åt dem:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraOg så på et tidspunkt vender de rundt og de ser på en, og hvis man fortæller dem,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraOp een gegeven moment draaien ze zich om en kijken naar je, en als je dan zegt;
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraŞi apoi se întorc şi se uită la tine, şi dacă le spui,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraUnd irgendwann dreht es sich um und schaut dich an. Wenn du ihm sagst:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraVà sau đó tại một thời điểm, những đứa trẻ đó sẽ quay lại và nhìn bạn và nếu bạn nói với chúng,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraΚι έπειτα σε κάποιο σημείο, γυρνούν και σε κοιτάζουν, κι αν τους πεις,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraИ тогава, по някое време те се обръщат и ви поглеждат, и ако им кажете:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraНо в какой-то момент они оборачиваются и смотрят на вас и если вы говорите им:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraУ якийсь момент діти обернуться і подивляться на вас, а якщо ви скажете їм:
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraומתישהו הוא יפנה ויביט בכם, ואם תאמרו לו,
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraثم في نقطة ما يعودون و ينظرون إليك، و لو أخبرتهم ،
Ve aynı noktada dönerler ve sana bakarlar ve eğer onlaraこう言ったらどうなるでしょう 「世界は素晴らしい場所だよ 出かけておいで
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Dan keken ze -- "Ah, een potloodtekening."
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.E in effetti l'avrebbero percepito come un disegno a matita.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.És ránéznek -- "Á, egy ceruzarajz."
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Et ils le regarderaient - Ah, c'est un dessin au crayon.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Họ sẽ nhìn vào đấy -- à, bức tranh này vẽ bằng bút chì.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Iam olhar para aquilo:
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.I tak więc to jest ,,Małpa z aparatem marki Leica" ,,Relaks" ,,Fiat Lux"
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.사람들은 이것을 보고 -- 아, 연필 그림이구나하고 착각하죠.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Şi îl privesc... "Aha, e desen în creion!"
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Und sie würden sie anschauen - Ah, das ist eine Bleistiftzeichnung.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Y al mirarlo, "¡Ah! Es un dibujo a lápiz".
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Гледат го и... а, рисунка с молив.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.І люди думали б: "О, це намальовано олівцем".
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.Только взглянув на него, многие сказали бы: "А, ну это нарисовано карандашом".
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.ואנשים היו מביטים בהם -- הא, זה ציור עפרון.
Yani soyle bir bakarlar -- iste kara kalem bir cizim.وانهم نظروا في الأمر -- آه ، انها الرسم بقلم الرصاص.