Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buAlice może zobaczyć, jak gdyby była patrząc przez ramię, że wszystkie
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buAlice näki, samoin kuin jos hän olisi etsii yli harteillaan, että kaikki
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buAlice videla, rovnako ako by sa pozerala cez rameno, že všetky
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buAlice viděla, stejně jako by se dívala přes rameno, že všechny
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buAlicia pudo ver, tan bien como si estuviera mirando por encima de sus hombros, que todos los
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm bu앨리스는 볼 수뿐만 아니라 그녀는 자신의 어깨를 통해보고있는 것처럼, 모든 것을
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buАлис можеше да види, както и ако тя търсеха през раменете си, че всички
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buאליס יכול היה לראות, כמו גם אם היא חיפשו על כתפיהם, כי כל
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm buأليس يمكن أن نرى ، وكذلك لو كانت تبحث على أكتافهم ، أن جميع
Alice görmek, hem de o omuzlarının üzerinden bakarak sanki, tüm bu陪審員は、彼らのスレートに"!愚かなことを"ダウン書いていた、と彼女も行うことができます
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak."Cho biết nhà vua, sẽ lên đến Alice, và nhìn vào đầu của Cát với sự tò mò lớn.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak.Dit le roi, remontant à Alice, et en regardant la tête du chat avec beaucoup de curiosité.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak.Idę do Alice, i patrząc na Cat głowę z wielką ciekawością.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak.앨리스으로 올라가고, 훌륭한 호기심으로 고양이의 머리를보고.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak."Zei de koning, nu op weg naar Alice, en kijkend naar het hoofd van de Cat's met grote nieuwsgierigheid.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak.הולך עד אליס, מסתכל ראשו של חתול בסקרנות רבה.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak.الصعود إلى أليس ، ويبحث في رأس القط مع فضول كبير.
Alice ve kedi kafası büyük bir merakla bakarak."私のIt'sa友人 - チェシャ猫、"アリスは言った:"私はこれを導入することができる。"
Ama bazen sadece bakarak tam olarak nerede kesiştiklerini bulmmamız zor olabilir .Det kan dog godt være svært at se præcist, hvor skæringspunktet er.
Ama bazen sadece bakarak tam olarak nerede kesiştiklerini bulmmamız zor olabilir .그렇지만 단지 바라보는 것만으로는 정확한 교점을 찾아 근을 알아내기 힘들 때도 있습니다.
Ama bazen sadece bakarak tam olarak nerede kesiştiklerini bulmmamız zor olabilir .Někdy je obtížné přijít na to pouze pohledem, zjistit, kde přesně se protnou.
Ama bazen sadece bakarak tam olarak nerede kesiştiklerini bulmmamız zor olabilir .Pero a veces es difícil de encontrar, a solo mirando, averiguar exactamente donde intersectan.
Ama bazen sadece bakarak tam olarak nerede kesiştiklerini bulmmamız zor olabilir .Но понякога е трудно да се намери, само с гледане, да се намери точно, къде те се пресичат.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.Ale widzimy, wystarczy spojrzeć, że one nie równają się sobie.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.그러나 보시다시피, 이 둘은 서로 다릅니다.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.Mas podemos ver nestes dois casos apresentados que não são iguais entre sí.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.Men vi ser här, bara genom att titta på dessa två, de inte lika varandra.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.Pero vemos aquí, solo observando estas dos, que... ...no son iguales.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.אבל אנו רואים כאן, רק מלהסתכל על שני אלו, הם אינם שווים אחד לשני.
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.لكننا نرى هنا بمجرد النظر انهم لا يساوون بعضهم البعض
Ama bu ikisine sadece bakarak görüyoruz ki ikisi birbirine eşit değil.これらが等しくありません。 これらが等しくありません。
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Ale oni oceniają jedzenie nie tylko na podstawie tego, jak smakuje!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Dar modul in care ei evalueaza mancarea nu este doar pentru ca are gst bun!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Mais la façon dont ils évaluent la nourriture n'est pas juste une question de goût.
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Men gradsättningen dom gör är inte bara för att det smakar bra!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Nhưng rồi cách họ tính điểm thức ăn không phải chỉ vì nó ngon!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Però poi, il modo con cui classificano il cibo non é dovuto solo al buon sapore!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Tapi saat mereka menilai makanannya bukankah rasanya enak!
Ama değerlendirmeyi sadece yemeğin lezzetli olmasına bakarak yapmıyorlar.Но то, как они оценивают еду, зависит не только от того, вкусная ли она!
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Aber lasst uns zurück zur Zell-Anatomie gehen.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim. Bu yüzden bizim DNA var.A zdá se, že, vezmeme-li v potaz evoluci, byste neměli dělat toto rozdělení první.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim. Bu yüzden bizim DNA var.Всички клетки имат ДНК.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Mais revenons à regarder l'anatomie de la cellule.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Pero vamos a regresar a observar la anatomía de la célula.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Să ne întoarcem acum la anatomia celulei.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Tapi mari kita kembali melihat anatomi sel.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Wróćmy do budowy komórki.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.Αλλά ας πάμε λίγο πίσω για να δούμε την ανατομία του κυττάρου.
Ama hücre anatomisine bakarak geri dönelim.ここに、DNA がある。
Ancak, bu bilgiyi, yalnızca dalga biçimine bakarak elde edemezsiniz.그 단어가 끝나는 부분을 말해주기 때문입니다. 그러나 이 정보는 단어의 소리 파형 자체로부터는 알아낼 수 없습니다.
Ancak, bu bilgiyi, yalnızca dalga biçimine bakarak elde edemezsiniz.Mais vous ne pouvez pas cette information provient de la forme d'onde.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Aber wir können die Frequenz beim Betrachten der Farbe erkennen.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Dar, uitându-ne la culoare, putem ști ce frecvenţă are.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.우리는 그 파동을 볼 수는 없지만, 그 진동수가 갖는 색깔을 통해서 이야기할 수 있는 것입니다.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mais nous pouvons dire, en regardant sa couleur, quelle est sa fréquence.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Ma possiamo dire, guardando il suo colore, qual è la frequenza.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Mas podemos dizer, pela sua cor, qual é a sua frequência.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Men vi kan se, ved at se på dets farve, hvad dets frekvens er.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Nhưng có thể chỉ ra tần số của nó dựa vào màu sắc.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Pero podemos decir, según su color, qué frecuencia tiene.