Ana içeriğe geç
Sözlük

bakarak ile cümle

bakarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İlk bakarak aynı olduğu ortaya çıktı şehir i iki yıl önce soğuk bir cephe私は最初に若いとして中国に来たとき レポーター
İlk yıldızların olduğu yerlere bakarak gök yüzünde yıldız olmayan noktalar bulabileceğimiz doğru.To fakt, możemy znaleźć takie miejsca na niebie, gdzie nie ma żadnych gwiazd jakkolwiek daleko by szukać.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.A Jezus wejrzawszy na nie, rzekł im: U ludzić to nie można; lecz u Boga wszystko jest możebne.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Ale Ježiš pozrel na nich a povedal im: U ľudí je to nemožné, ale u Boha je všetko možné.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.A pohleděv na ně Ježíš, řekl jim: U lidíť jest to nemožné, ale u Boha všecko jest možné.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.E Gesù, fissando su di loro lo sguardo, disse: «Questo è impossibile agli uomini, ma a Dio tutto è possibile»
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jesus, fixando neles o olhar, respondeu: Aos homens é isso impossível, mas a Deus tudo é possível.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jésus les regarda, et leur dit: Aux hommes cela est impossible, mais à Dieu tout est possible.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jesús los miró y les dijo: --Para los hombres esto es imposible, pero para Dios todo es posible
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jezus keek hen ernstig aan en zei: "Menselijk gesproken, niemand. Maar bij God is alles mogelijk."
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jezus pa jih pogleda in jim reče: Pri ljudeh je to nemogoče, toda pri Bogu je vse mogoče.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Jézus pedig rájuk tekintvén, monda nékik: Embereknél ez lehetetlen, de Istennél minden lehetséges.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.예수께서 저희를 보시며 가라사대 사람으로는 할 수 없으되 하나님으로서는 다 할 수 있느니라
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Men Jesus såg på dem och sade till dem: »För människor är detta omöjligt, men för Gud är allting möjligt.»
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Men Jesus så på dem og sagde: "For Mennesker er dette umuligt, men for Gud ere alle Ting mulige."
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Men Jesus så på dem og sa til dem: For mennesker er dette umulig, men for Gud er alt mulig.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Yesus memandang mereka lalu berkata, "Untuk manusia, itu mustahil! Tetapi untuk Allah, semua mungkin.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.А Иисус, воззрев, сказал им: человекам это невозможно, Богу же все возможно.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.А Исус ги погледна и рече им: За човеците това е невъзможно; но за Бога всичко е възможно.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.Ісус же, глянувши, рече їм: У людей се не можливе, у Бога ж все можливе.
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.ויבט בן ישוע ויאמר להם מבני אדם יפלא הדבר אבל מהאלהים לא יפלא כל דבר׃
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.فنظر اليهم يسوع وقال لهم. هذا عند الناس غير مستطاع ولكن عند الله كل شيء مستطاع
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.耶 穌 看 著 他 們 說 、 在 人 這 是 不 能 的 . 在 神 凡 事 都 能
İsa onlara bakarak, ‹‹İnsanlar için bu imkânsız, ama Tanrı için her şey mümkündür›› dedi.耶穌 看著 他 們說 、 在 人這 是 不 能 的 . 在 神凡 事 都能
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.Arbetaren, tittar på den på kvällen, renar sina tankar av slagg och jordnära som de har samlat under dagen.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.Delavec, ki je videti v to na večer, očisti svoje misli in žlindre earthiness, ki so jih nabrali čez dan.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.Dělníka, se do toho večer, čistí své myšlenky na strusky a zemitost, které se nahromadily během dne.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.Robotníka, sa do toho večer, čistí svoje myšlienky na trosky a zemitosť, ktoré sa nahromadili počas dňa.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.노동자는 저녁에서 조사, 그의 the 쓸모 생각과를 정화 그들은 하루 동안 축적된있다 earthiness.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.הפועל, בודקים את זה בערב, מטהרת את מחשבותיו של סיג ו ארציות שהם צברו במהלך היום.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.للعامل ، يبحث فيه في المساء ، ويطهر أفكاره من خبث و الدنيوية التي تراكمت خلال النهار.
Işçi, akşam içine bakarak, onun düşünceleri, cüruf ve arındırır gün boyunca birikmiş topraksallık.彼らは日中に蓄積してきた洗練されていないこと。 しかし、私はもはや座っていないと火の中に見て、そして詩人の適切な言葉ができる
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.A fényesség egyenletlensége alapján számos dolgot megállapíthatunk.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Când observăm acest mici modificări ale luminii, putem stabili mai multe lucruri.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.De ces petites baisses de luminosité, on peut déduire plusieurs choses.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Když vidíme tato malá ztlumení světla, můžeme určit množství věcí.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Keď sa pozrieme na tieto malé poklesy svetla, môžeme určiť množstvo vecí.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Khi chúng tôi dò được những đốm sáng này, chúng tôi có thể xác định được nhiều thứ.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Kiedy widzimy te przyćmienia, możemy ustalić kilka rzeczy.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.우리는 이와같이 별빛이 약간 어두워 지는 것을 관측하여 여러가지를 알 수 있지요.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Ko vidimo te jamice v svetlobi, lahko ugotovimo več stvari.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.När vi ser dessa små ljusdipp, kan vi bestämma ett antal saker.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Quando nós vemos estas pequenas manchas na luz, podemos determinar uma série de coisas.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Saat kita melihat sedikit redupan cahaya ini, kita dapat menentukan beberapa hal.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Vedendo questi piccoli punti luminosi, possiamo dedurre un certo numero di cose.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Wanneer we deze kleine dipjes in het licht zien, kunnen we een aantal dingen bepalen.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Όταν βλέπουμε αυτές τις μικρές μεταπτώσεις στο φως, μπορούμε να καθορίσουμε μια σειρά από πράγματα.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Дивлячись на ці невеликі заглиблення у світлі, можна визначити багато речей.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Когато видим тези малки потапяния в светлината, можем да заключим няколко неща.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.Когда мы видим эти небольшие "углубления" в свете, мы можем определить ряд вещей.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.כאשר אנחנו רואים שקיעות קטנות באור, אנחנו יכולים לקבוע מספר דברים.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.حين نرى هذه الإنخفاضات الصغيرة للضوء، نستطيع تحديد عدد من الأشياء.
Işıktaki bahsettiğimiz bu ufak azalmalara bakarak bazı tespitlerde bulunabiliriz.いくつものことが判断できます 例えば そこに惑星があること
İşte, siz de bu tür gözlerle dünyaya bakarak, bütünün parçası oluyorsunuz.Lo siete, lo siete semplicemente guardando con quegli occhi.
İşvereniniz bu yüzdeye bakarak maaşınızdan ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini belirleyecektir.Av det ser arbetsgivaren, hur mycket skatt som ska betalas på lönen.
İşvereniniz bu yüzdeye bakarak maaşınızdan ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini belirleyecektir.Cela indique à l’employeur combien d’impôts doivent être prélevés sur le salaire.
İşvereniniz bu yüzdeye bakarak maaşınızdan ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini belirleyecektir.De este modo, su empleador puede saber qué cantidad de su salario hay que pagar en impuestos.
İşvereniniz bu yüzdeye bakarak maaşınızdan ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini belirleyecektir.Siitä työnantaja tietää, paljonko palkasta täytyy maksaa veroa.
İşvereniniz bu yüzdeye bakarak maaşınızdan ne kadar vergi ödenmesi gerektiğini belirleyecektir.Из неё ваш работодатель знает, в каком размере следует удерживать налоги с вашей заработной платы.
Karşılıklı açılara bakarak doğrudan açıların ölçülerin birbiirine eşit olduğunu söylemek mümkün. -각CBE의 각도는 이 각도와 정확히 같은 각도라고 말할 수 있어요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod