bakar ile cümle

bakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağacın arkasına gider, fakat Tom'u ona bakarken bulur.Mies huomaa nuoren pojan ja lähtee hänen peräänsä, sanoen näkevänsä Richardin uudestaan.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Lintu katsoi alas uskottomiin ja syöksi heitä kohti tulta ja ukkosen jylyä.
Bir daha ona bakarsa onu öldüreceğini söyler.Koska tiedän näkeväni hänet uudelleen.
Hem erkek hem de dişi, yaklaşık 3 hafta boyunca kuluçkaya yatan yumurtalara bakar.Sekä koiras että naaras hautovat noin 3 viikkoa.
Japonlar kimonolarına gözleri gibi bakarlar.小袖) on japanilainen kimonon tapainen vaate.
Michael soğuk ve sinirli bir bakışla ona bakar.Jody pitää äitiään kylmänä ja kohtuuttomana.
Gözlerini açtığında herkes ona bakar, tekrar görünür olmuştur.Hän irrottaa toisen silmänsä, josta hän sitten heijastaa näkemänsä kaikkien nähtäville.
Bir önceki senenin yavruları kendilerinden küçük kardeşlerine bakarak ebeveynlere yardımcı olur.Edellisvuoden poikaset saattavat jopa auttaa vanhempiaan seuraavan poikueen hoidossa.
Hov bakar ki Karaman ağa etrafını genişletmiş.Ammoniitti kasvatti kuoren ympärilleen.
Jack ve Locke birbirlerine bakarlar ve Locke Jack’in tam olarak ne planladığını anlar.Jack ja Locke riitelevät siitä, mitä Henrylle pitäisi tehdä.
Birisi kapıdan dışarıya bakar.Kärryt lähtevät liukumaan ovesta ulos.
Hünkarın av köpeklerine bakardı.Koiras vartioi mätiä.
Ağızları kısadır ve gözleri öne doğru bakar.Naama on litteä ja silmät katsovat eteenpäin.
Dövmesine bakarak geçmişi hatırlar.Sytyttää silmiinsä menneisyyden iltalamput.
Körfeze bakar ve papazlar hala burada otururlar.Myöhemmin paikalle kerääntyi kylän väki ja pappeja kaukaakin.
Bu türde seyirci sahneye sadece bir cephesinden bakar.Katsomoa on vain näyttämön yhdellä reunalla.
Gömleğe bakarak, "Haksız yere kıyılmış kan, duy beni.Tyynnyttyään hän toteaa: "Sydämmeni verinen lammikko lainehtii vielä, lainehtii kauan."
Genel olarak camdan bakar.Yleensä tähän tarvitaankin peiliä.
Herkes ona bakar.Katsele häntä kokonaisuutena.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Miksi Budha hymyilee?.
Theon onlara bakarken rahatsız olur ve bunu zorla gizler.Luther menee piiloon ja näkee heidän kuhertelevan.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Lopulta Kukkelman näkeekin kuvatun kaltaisen naisen erään talon ikkunassa.
Sürekli köpeğine bakar .Koko ajan koiras vartioi niitä tiiviisti.
Evine gelen konuklara da kuşkuyla bakar.Taloon sai myös kutsua vieraita.
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Έκανε όλη την διαδρομή με αυτόν τον τρόπο, ανάποδα, κοιτώντας το πρόσωπο του θεού .
Bu nedenle, elde olan tamamlanmış ürünlerine bakarak bilgisayar sanatını tanımlamak zor olabilir.Ως αποτέλεσμα, ο ορισμός της τέχνης των υπολογιστών από το τελικό προϊόν μπορεί να είναι δύσκολη.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Παρακολουθεί τη ζωή στην πόλη μέσα από το παράθυρο.
Ancak çıkmadan önce, o ve Sebastian son bir kez birbirlerine bakar ve gülümserler.Καθώς φεύγει, η Μία γυρίζει και κοιτά τον Σεμπάστιαν και οι δυο τους χαμογελούν.
Diğer ajanlar Mahone’a bakar.Οι άλλοι ανακαλύπτουν τη Μικαέλα.
Sürekli köpeğine bakar .Διαρκώς ελέγχει την φαντασία.
Herkes susup ona bakar.Καθένας του έχτισε μύλο.
“Senin alçaklığını, ince bir ayna galerisinden bakarcasına sürekli kontrol edeceğim.”Λυτρώνει τα πράγματα από την αχρωμία του καθημερινού, κουρασμένου βλέμματος.
Girişi batıya bakar.Η είσοδός του βλέπει προς τη δύση.
Haydi Gülümse Bi Bakar Mısınız?Χαμογέλα στον καθρέφτη.
Oradan Vaat Edilmiş Topraklar’a son bir kez bakar ve ölür.Εκεί βλέπει τα τελευταία ζωντανά πράγματα μίας γης που πεθαίνει.
Gözlerini açtığında herkes ona bakar, tekrar görünür olmuştur.Τότε ζωήρεψε,τα μάτια του έλαμψαν, μεταμορφώθηκε ολόκληρος.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når du ser dem vil de se ud som spredte perler."
Herkes ona bakar.Alle kan se dem.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Hvad forretningen angår, så har den faktisk aldrig set bedre ud end lige netop nu”.
Onu bir mahkemede bir davaya yargiç olarak bakarken buldu.Han sad nu som justitiarius ved en domstol.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I modsætning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orienteret mod vest og ikke øst.
Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kâğıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar.Frasquita og Mercedes forlyster sig med at læse deres spådomme i kortene.
Roma Forumu'ndan yaklaşık 40 m yukarıdadır ve tepeden bakar diğer tarafta ise Circus Maximus'a tepeden bakar.Den er 40 meter høj og grænser til både Forum Romanum, Circus Maximus og Colosseum.
Geleceğe doğru bakar ve Afganistan'ın başkanlık seçimlerine girmeyi hedefler.Bliv klog på Egyptens præsidentvalg.
Gözlerini açtığında herkes ona bakar, tekrar görünür olmuştur.Da åbnedes deres øjne, og de genkendte ham; men så blev han usynlig for dem.
Yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır.Hvis noget har sneget sig for tæt på, vil det skinnende lys i dens øjne være din ende.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Se I (med og uten prikk).
Değerli oğullarınızdan, kızlarınızdan çok daha iyi bakarsınız (diye).(Det) er bedre å ha en god fostersønn enn en dårlig sønn.»
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når noen som hadde blitt bitt festet blikket på den, forble de i live.
Janus'a ait olan bu resimde yüzlerden biri kentten içeri girenlere, öteki ise kentten çıkanlara bakar.Disse påbudene, som også innbefattet kristne jøder, gjorde byen i all vesentlighet sekulær.
Her şeye pozitif bakar ve düşünür.Alt er gjennomarbeidet og gjennomtenkt.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Han har også erkjent å kikket på en nabokvinne gjennom vinduene til huset hennes.
Birçok Angkor tapınağının aksine Angkor Vat batı yönüne bakar.I motsetning til de fleste khmertempler er Angkor Wat orientert mod vest og ikke øst.
Kafa dışına bakar.Blikk på Vesaas.
Herkes ona bakar.Alle og enhver kan søke.
Bu yüz arkaya bakar.Samme plagg sett bakfra.
Işığa doğru yaklaşıp bakarken birden patlama meydana gelir ve oracıkta bayılır.Etter at de nærmet seg vuggen så de spedbarnet sikkert og sovende.
Ona bakardık biz..Vi så etter ham.
Bakarım bakarım ama görmem hiş bişey.Men jeg må huske på å holde utkikk etter det.
(Selim İleri) Gerçeğe neresinden bakarsınız?Dan bagaimanakah kamu lihat keadaannya sekarang?

İlgili Sayfalar