bakarım ile cümle
bakarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.Obwohl es schon lange her ist, dass meine so klein waren. - Das ist nett.
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.Radzę sobie odkąd moje dzieciaki były takie maleńkie
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.Θα τα καταφέρω αν και πέρασαν χρόνια... από τότε που τα δικά μου παιδιά ήταν τόσο μωρά.
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Alors il dit : "Eh bien, je vais venir jeter un oeil."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Also sagte er: "Na gut, ich komme und schau mir das an."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Así que él le dijo: "voy a tu casa para echar una mirada".
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Così lui ha risposto: "Beh, verrò a dare un'occhiata."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Dus hij zei: "Ik kom wel langs om ernaar te kijken."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.그래서 그가, "그럼 내가 가서 봐줄게" 라고 하고
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Powiedział jej "Wpadnę do Ciebie i rzucę na nie okiem."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Și el i-a spus: "O să vin să mă uit la el."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Vậy nên anh ta nói, "Anh sẽ ghé qua và xem nó thế nào."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Αυτός απάντησε: "Εντάξει, θα έρθω να της ρίξω μια ματιά".
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.И той казал: "Ами, ще мина да го погледна."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.Мой знакомый ответил: "Я зайду на днях и взгляну на него".
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş."אולי תבוא הנה ותסתכל עליו"
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.فقال " حسنا ساحضر والقي نظرة عليه."
O da "Tamam, gelir bir bakarım" demiş.彼が来て椅子をチェックしました
Okuldakiler öğrenirse diye çok korkuyorum. Arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım? Endişelenme.Да излезем на пода!
Onlara ben bakarım. Bunu al.Ανεβα εδώ.
Onlara ben bakarım. Bunu al.Оди се пери.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Jag tittar på berättelserna om hur de kom att inse saker.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Je regarde les évènements qui les ont amenés à le comprendre.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.그들이 어떻게 그걸 이해하게 됐는지 이야기를 봅니다.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Olho para a forma como chegaram à sua compreensão.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Pogledam njihovo pot spoznanja.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Saya membaca cerita bagaimana mereka akhirnya memahami masalah tersebut.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Sledujem príbeh, ako ju pochopili.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Studiez povestea felului în care ei au înţeles conceptul.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Szukam historii o tym, jak doszli do swojego odkrycia.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Tanulmányozom a történetet, ahogyan ők megértették.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Veo cómo llegaron a entenderlo.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Κοιτάζω την ιστορία για το πώς έφτασε να την κατανοήσει.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.אני בוחן את הסיפור של איך הם גילו אותו.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.ألقي نظرة على قصة توصلهم لفهم المفهوم.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.発見者の思考の跡を 辿ると
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.C'est pour ça que je le regarde de temps à autre, comme ça je ne l'oublie pas.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Daarom kijk ik soms naar dit, zodat ik haar niet vergeet.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Deshalb guck ich mir das manchmal an, damit ich sie nicht vergesse.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Det är därför jag ibland tittar på den här, så att jag inte glömmer henne.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Det er derfor at jeg indimellem kigger på det, så jeg ikke glemmer hende
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Din aceasta cauza ma uit uneori la poze, pentru a nu o uita.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Dlatego czasami spoglądam na to żeby jej nie zapomnieć.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.E' per questo che qualche volta guardo quest'album, per non dimenticarmi di lei.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Itu sebabnya saya kadang melihat album ini, agar tak lupa.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.그래서 가끔 이거봐요. 안 까먹으려구..
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Niekedy si ten album pozerám, aby som na ňu nezabudla.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Vì vậy mà cháu thường xem cái này, để cháu không quên đi gương mặt mẹ.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Γι'αυτό καμιά φορά το κοιτάζω αυτό, για να μην την ξεχάσω.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Вот почему я иногда заглядываю сюда, и поэтому не забываю ее.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Затова понякога разглеждам албума, за да не я забравя.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere..זאת הסיבה שאני לפעמים מסתכלת בזה, שלא אשכח אותה
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.لهذا السبب أنظر لهذا من وقت لأخر لكي لا أنساها
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.写真ごとにコメントがあるわね
Pazar günleri çocukları gezintiye çıkarırız. Ben çalışmam, evde çocuklara bakarım.A v neděli budeme chodit s dětmi na procházku.
Rakamları toplarım, toplamın 9'un katı olup olmadığına veya 9'a bölünüp bölünmediğine bakarım." -Alguien se te acerca en la calle y te dice "Dos mil novecientos cuarenta y tres".
Rakamları toplarım, toplamın 9'un katı olup olmadığına veya 9'a bölünüp bölünmediğine bakarım." -Hvis man en dag bliver spurgt, om 9 går op i 2943, kan man faktisk finde ud af, om det gør det ret hurtigt.
Rakamları toplarım, toplamın 9'un katı olup olmadığına veya 9'a bölünüp bölünmediğine bakarım." -길에서 어떤 사람이
Rakamları toplarım, toplamın 9'un katı olup olmadığına veya 9'a bölünüp bölünmediğine bakarım." -Ktoś podbiega do was i krzyczy:
Rakamları toplarım, toplamın 9'un katı olup olmadığına veya 9'a bölünüp bölünmediğine bakarım." -Na ulici k tobě někdo přijde a řekne:
İlgili Sayfalar