bakarım ile cümle

bakarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Ik kan naar buiten kijken, jij kan naar jezelf kijken.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Ja mogę wyjrzeć, ty możesz się przejrzeć.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Je peux regarder dehors, vous vous voyez.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Posso guardare fuori e voi potete specchiarvi.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Pot privi înafară; te poţi privi pe tine însuţi.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Yo miro hacia afuera, tu te ves a ti mismo.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Аз мога да гледам навън; може да се оглеждаш.
Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.Чувствуешь себя пойманным, когда кто-нибудь опирается на стену, а ты как бы заперт там.
Buna geometride ne dendiğini unuttum. Belki başka bir sunumda buna bakarım.Так вот, стороны, которые не являются для них общими, равны между собой.
En azından telefonlara bakarım.Almeno potrò rispondere al telefono.
En azından telefonlara bakarım.Jag kan åtminstone svara i telefon.
En azından telefonlara bakarım.Jeg kan i det mindste tage telefonen.
En azından telefonlara bakarım.Mogę odbierać telefony.
En azından telefonlara bakarım.Pelo menos, posso atender o telefone.
En azından telefonlara bakarım.Por lo menos podré contestar el teléfono.
En azından telefonlara bakarım.Voin ainakin vastata puhelimeen.
En azından telefonlara bakarım.Τουλάχιστον θα μπορώ να απαντάω στο τηλέφωνο.
En azından telefonlara bakarım.Я могу отвечать на телефонные звонки.
Git ve kazı yap. Onlara ben bakarım.Běž klidně kopat, já je pohlídám.
Gözlerini kamaştırıyorsam söyle. Senin için başka yöne bakarım.Dimmi se sono troppo accecante, mi girerō per te.
Hayır teşekkürler. Kendi başımın çaresine bakarım.Ich komme alleine klar.
Hayır teşekkürler. Kendi başımın çaresine bakarım.No, gracias, me las arreglaré sola.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Ad ogni modo è una mia responsabilità, per cui me ne occuperò io.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Bagaimanapun, ini tanggung jawabku, jadi aku akan mengurusnya.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Oricum, este responsabilitatea mea, deci eu voi avea grija de el.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Quoi qu'il en soit, c'est ma responsabilité, donc je vais m'en occuper.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Wie auch immer, es ist meine Verantwortung, <br />deshalb werde ich mich darum kümmern.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />W każdym razie, to moja odpowiedzialność, więc powinnam o to zadbać.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />Τέλος πάντων, είναι δική μου ευθύνη, οπότε θα το τακτοποιήσω εγώ.
Her neyse, bu benim sorumluluğum, bu yüzden ben bakarim.<br />В любом случае, это моя ответственность, так что я обо всем позабочусь
-İyi günler. Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.No te preocupes, yo me encargo de ella, aunque hace mucho que mis hijos eran tan pequeños.
Kadın: Tek taraflı bir ayna. Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.여자: 한-방향 거울입니다. 제가 밖을 볼수 있고; 자기 자신을 볼 수 있죠.
Kadın: Tek taraflı bir ayna. Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.אישה: מראה חד כיוונית. אני יכולה להביט החוצה. אתה מביט בעצמך.
Kadın: Tek taraflı bir ayna. Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.امرأة: مرآة ذات اتجاه واحد. يمكنني أن أنظر للخارج ويمكنك أن تطالع نفسك.
Kadın: Tek taraflı bir ayna. Ben dışarı bakarım, sen kendine bakarsın.[ナレーター] "写真を撮ります"
Kendi başımın çaresine bakarım.Egyedül is boldogulok.
Kendi başımın çaresine bakarım.Ik zorg wel voor mezelf.
Kendi başımın çaresine bakarım.Mă descurc singură.
Kendi başımın çaresine bakarım.Poradím si sama.
Kendi başımın çaresine bakarım. Tabii.Сама ще се оправя.
Kendi başımın çaresine bakarım. Tabii.Я как-нибудь выкручусь сама.
Kendi başımın çaresine bakarım.Θα τα καταφέρω μόνη μου.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Ich sehe mir das Logo an und es brennt sich mir ein.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Ik kijk naar het logo, absorbeer het.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Je regarde le logo et il s'imprime dans mon cerveau.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.제가 보는 순간 머리에 연결이 됩니다.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Mi si fisserà in testa.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Patrzę na logo, zapada mi w pamięć.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Usen el logotipo de la empresa.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Văd logo-ul și el se fixează oarecum în creierul meu.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım. Ve sonra size geri dönerim.Tôi nhìn vào nó, và nó sẽ in vào trí nhớ của tôi,
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Виждам логото и това по някакъв начин се връзва в мозъка ми.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.Логотип останется в памяти. И я тут же верну концентрацию внимания на вас.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.אני מסתכל בלוגו, וזה נדבק לי איכשהו בתוך המוח שלי
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.أنا سأنظر للعلامة , وبطريقة ما سترسخ في ذهني.
Logoya bakarım ve bir şekilde aklımda bağdaştırırım.そしてあなたに戻ってきます 注目します いいですね?
Makineli tüfeklere göz kulak oluyorum. Git ve kazı yap. Onlara ben bakarım.Evo ti ga!.
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım. -Çok iyisin.Zvládnu to, i když jsou to celé věky, kdy moje děti byly tak malé.
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.-Nog ska jag klara av det här. Fast det var ju längesen ens egna var så här små.
Merak etme sen, kendi çocuklarımı büyüteli uzun zaman olsa da... ... onlara iyi bakarım.Non preoccuparti, mi occupo io di lei, anche se č passato del tempo da quando i miei figli erano piccoli.
İlgili Sayfalar