Ana içeriğe geç
Sözlük

baka ile cümle

baka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O kitaba bakabilir miyim?Could I look at that book?
O, denize doğru bakarak durdu.She stood looking out to the sea.
Tom jaluzileri kapattı, bu yüzden komşular içeri bakamadı.Tom closed the venetian blinds, so the neighbors couldn't look in.
Tom'un nereye gittiğini bulabilip bulamayacağıma bakacağım.I'll see if I can find out where Tom went.
Yiyecek bir şey bulabilip bulamayacağıma bakacağım.I'll see if I can find something to eat.
Sadece bir saniye için bana bakar mısın?Would you just look at me for a second?
Yardım etmek için ne yapabileceğime bakacağım.I'm going to see what I can do to help.
Tom'a bakacak birine ihtiyacım olacak.I'll need someone to take care of Tom.
Ona daha yakından bakabilir miyim?Could I get a closer look at that one?
Başka ne yapılması gerektiğine bakacağım.I'll see what else needs to be done.
Sana iyi bakacağım.I'm going to take good care of you.
Tom'a köpeğine bakacağımı söyledim.I told Tom I'd look after his dog.
Tom'a onun köpeğine bakacağımı söyledim.I told Tom I'd look after his dog.
Kendi işine bakar mısın?Would you mind your own business?
Daha yakından bakacağım.I'm going to take a closer look.
Tom'a gerçekten iyi bakacağım.I'll take real good care of Tom.
Tom'a bakacağımı sana söyledim.I told you I'd take care of Tom.
Şu an telefonlara bakamıyorum.I'm not taking calls right now.
Çocuklara bakacağım.I'm going to check on the kids.
Senin için Tom'a bakacağım.I'll look after Tom for you.
Hepinize bakacağım.I'll take care of you all.
Şuna bakabilir miyim?Could I look at that one?
Gidip bakacağım.I'll go take a look.
Kapıya bakacağım.I'll get the door.
Ona bakan genç bir doktor vardı.There was a young doctor that looked after him.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.Tom stood looking out one of the windows.
Sana bakacak birine ihtiyacın olacak.You'll need someone to care for you.
Tom, Mary ona bakarken gülümsedi.Tom smiled when Mary looked at him.
Çocuklarıma bakar mısın?Would you mind watching my kids?
Tom Mary'yi ona bakarken yakaladı.Tom caught Mary looking at him.
Çocuklarıma bakabilir misin?Can you babysit my boys?
Bir dene bakalım, Tom.Take your shot, Tom.
Problem için endişelenme. Birileri bunun çaresine bakacak.Don't worry about this problem. Someone else will take care of it.
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.I spend my time looking out of the window when I should be working.
Sana bakan gözleri ve yolunu gözleyen gönülleri ateş gibi yak.Burn the eyes that look at you and the hearts that are waiting for you!
Önce ona bakalım.Let's look at that first.
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.It seems that there are people in Japan who keep penguins as pets.
O dışardayken oğluma bakacak birine ihtiyacım var.I need someone to look after my son while he is outdoors.
Orada bana bakarak dayanıyordu.She stood there looking at me.
Tom nereye bakacağını bilmiyordu.Tom didn't know where to look.
O, pencereden dışarı bakarken oraya oturdu.He sat there looking out the window.
Artık nereye bakacağımı bilmiyorum.I don't know where to look anymore.
Arabanıza iyi bakarsanız, ömrünü uzatırsınız.If you take good care of your car, you will increase its life.
Yeterince bakarsan aradığını bulursun.If you look hard enough, you'll find what you're looking for.
Tom tüm gün içeride bilgisayara bakarak duruyor.Tom stays inside all day staring at the computer.
Ben bu yazıya bakana kadar bekle.Wait until I look this manuscript over.
Her gün koyunlara bakarım.Every day, I look after the sheep.
Sakıncası yoksa yüzmeye gittiğimde eşyalarıma bakar mısın?Would you mind watching my things while I go for a swim?
Aslına bakarsan sen kesinlikle haklısın.As a matter of fact, you are absolutely right.
"Sözlüğünü kullanabilir miyim?" "Tabii. Al bakalım."Can I use your dictionary?" "Of course. Here you go."
Sağlık Bakanlığı bir uyarı yayımlamaktadır.The Department of Health is issuing a warning.
Ben ifadeye sözlükte bakacağım.I'll look up the expression in the dictionary.
Basitçe şu örneğe bakalım.Let's simply look at this example.
Ben ona bir bakabilir miyim?May I have a look at it?
Bir süre köpeğime bakar mısın?Could you take care of my dog for a while?
Bir bakar mısın?Could you take a look?
Seç bakalım.Just take your pick.
Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?Would you mind looking the other way for just a minute while I change my clothes?
Elbiselerimi değiştirirken diğer tarafa bakar mısın?Would you mind looking the other way while I change my clothes?
Geçen gün John ve Alice bakarken Tom Mary'yi öptü.Tom kissed Mary while John and Alice were looking the other way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod