bakaç ile cümle
bakaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Konutun batıya bakacak arka tarafı için altı çerçeve yaptı.For the far part of the tabernacle westward he made six boards.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.The priest shall examine the plague, and isolate the plague seven days.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.There were beams in three rows, and window was over against window in three ranks.
Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Doğudakiler dehşet içinde bakacak.Those who come after shall be astonished at his day, as those who went before were frightened.
Sadakat yerden bitecek, Doğruluk gökten bakacak.Truth springs out of the earth. Righteousness has looked down from heaven.
RAB benden yana, benim yardımcım, Benden nefret edenlerin sonuna zaferle bakacağım.Yahweh is on my side among those who help me. Therefore I will look in triumph at those who hate me.
Yine başka bir Yazıda, ‹‹Bedenini deştiklerine bakacaklar›› deniyor.Again another Scripture says, "They will look on him whom they pierced."
Süleyman şöyle söyledi: "Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız."(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
Ey iki ağır topluluk, insanlar ve cinler, yakında hesabınıza bakacağız.We shall soon be free to turn to you, O weary caravans,
"Şimdi ben onlara bir hediye göndereceğim ve bakacağım elçiler neyle geri dönecekler."But I will send them a gift and see what the envoys bring back (in return)."
(Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
Rablerine bakacaklardır (O'nu göreceklerdir).Waiting for their Lord.
(Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: "Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız."(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.Regarding them from their cushioned seats.
Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu.“When your sister went, then said, ‘Shall I show you the people who may nurse him?’
Kızkardeşin ona bakacak birini size göstereyim mi? diyordu.when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?"
Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu.when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?"
Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini size bulayım mı?" diyordu.when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?"
"Hani kız kardeşin gidip, 'ona bakacak birini size göstereyim mi?' diyordu.when thy sister went out, saying, "Shall I point you to one to have charge of him?"
Ve sana bakacak olanlar vardır.And among them are those who look at you.
(Allah sanki bunu bilmiyor da sizin iddianıza mı bakacak?)Will ye instruct Allah about your religion?
Bana sadece bakacaklarını söylediler.They just kept telling me they’d look into it.
İçine bakacağını söyledi.He said he’d look into it.
Gerçekçi bir açıdan bakacak olursak, bunlar ulaşılabilir hedefler.Realistically, those are achievable goals.
Davaya itiraz edecek ve işlerin ondan sonraki gidişatına bakacağız." dedi.We will appeal the case and see how things go from there," said defence lawyer Idriz Kamenica.
Rehn, "Sözden ziyade işe bakacağız," dedi."We focus less on words and more on deeds," Rehn said.
Yaşlılara kim bakacak?Who should care for the elderly?
Saygun, "Bize bu görev verilirse, ne ölçekte gerçekleştirileceğine bakacağız."If this duty is assigned to us, we will look at the scale on which it will be carried out.
“Okula dönemem, çünkü aileye bakacak başka kimse yok."I can't go back to school, because there's no one to provide for the family.
Çiftçiler ise nereye bakacağını bilmiyor." dedi.Farmers simply don't know where to turn," farmer Atif Malic from Jablanica told SETimes.
SETimes'a konuşan Stankoviç, "Bugüne kadar elde edilen sonuçlara bakacak olursak, iyi gidiyorlar."Judging by the results achieved so far, they are doing well.
Sonraki maça bakacağız." dedi.On to the next game," Srdjan said.
Gerçekte madalya kazanmadık belki ama, takımın başarısına bakacak olursak altın madalya aldık.We did not win a medal but [in effect] we won gold, given the team's success.
Ona bakacak başka bir aile üyesi olmayan Emily, yatılı bir okula gönderildi.With no other family to care for her, Emily was sent to a boarding school.
Kuvvetli, Suriye halkının bu tür müzakerelere olumsuz bakacağına inanarak reddetti.Quwatli refused, believing the Syrian people would view such negotiations negatively.
Sunak güneydoğuya bakacak şekilde yönlendirilmiştir.It was oriented with the altar facing southeast.
O çocukların kendilerine bakacak kimsesi yok.Diese Kinder haben niemanden, der sich um sie kümmert.
Adlandırılmasına daha sonra bakacağız.Sein Name wird später aber erwähnt.
Artık önümüze bakacağız, oyalanmayacağız.Wir warten und tun nichts.
Kocasının ölümü üzerine kendisine bakacak kimsesi kalmamıştı.Für den Tod ihres Mannes wurde sie nicht verantwortlich gemacht.
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Die Toten waren mit dem Kopf nach Westen und den Füssen nach Osten im Grab abgelegt worden.
William ise annesine her zaman bakacağına dair söz verir.Michel verspricht, auf sie zu warten.
Bakacak (bucak merkezi), Çanakkale ilinin Biga ilçesine bağlı bir köydür.Von der auf einem Hang liegenden Ortschaft bietet sich ein weiter Ausblick über die Wondrebsenke.
Çocuklara bakacak kimseyi bulamayınca, onları da yanına alarak sınır ötesindeki Meksika'ya gider.Was er dort herausfindet, führt ihn an die US-Grenze zu Mexiko.
Biz dışarıda olduğumuz sürece bebeğimize bakacak birine ihtiyacımız var.Nous avons besoin de quelqu'un pour surveiller notre bébé pendant que nous sommes absents.
Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.À en juger par sa réputation, elle semble être la personne appropriée pour ce poste.
Siz yokken çocuğunuza bakacağım.Je surveillerai votre enfant pendant que vous êtes partie.
Ajandama bakacağım.Je vais voir mon agenda.
Güzel resmine bakacak.Il regardera votre belle image.
Güzel resminize bakacak.Il regardera votre belle image.
Batman icabına bakacağını söyleyip gecenin karanlığında kaybolur.Batman promet d'enquêter et disparait dans la nuit.
Ölülerin başları doğuya, ayakları batıya bakacak şekilde bırakıldığı düşünülmektedir.Ils étaient disposés de telle sorte que le défunt ait les pieds tournés vers l'est.
Bu gece Pharrell ile stüdyoya gidiyorum, şarkı yazacağım ve neler çıkacağına bakacağım.Diego passe l'audition pour le studio et chante pour Violetta Yo Soy Asi.
Bebeğe kim bakacak?¿Quién cuidará del bebé?
Tom nereye bakacağını bilmiyor.Tom no sabe a dónde mirar.
Köpeğine kim bakacak?¿Quién cuidará de tu perro?
Onun evde olup olmadığına bakacağım.Voy a ver si está en casa.
Sen yokken kedine bakacağım.Cuidaré de tu gato mientras estés fuera.
Onun küçük erkek kardeşime bakacağını umuyorum.Espero que cuide de mi hermano pequeño.
Bizim köpeğe kim bakacak?¿Quién va a cuidar de nuestro perro?
İlgili Sayfalar