bakaç ile cümle
bakaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Takže si zoberme dva typy signálov - napríklad signál hladu.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Tehét ha veszünk kétféle jelet -- az éhségjelzést például.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Wenn wir zwei Signale nehmen, Hunger zum Beispiel.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Więc jeśli weźmiemy dwa rodzaje sygnałów -- sygnał głodu na przykład.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Ας πάρουμε λοιπόν δύο είδη σινιάλων -- ένα σημάδι πείνας παραδείγματος χάρη.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Рассмотрим два типа сигналов, один из них -- сигнал голода.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Така че, ако вземем два вида сигнали - сигнал на глад за пример.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.Якщо подивитись на два типи сигналів-- наприклад, на сигнал голоду.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.הוא יכול להחליף, או יכול למעשה לרסן אותות.
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.لنأخذ على سبيل المثال اشارة الجوع واشارة التوقف عن الاكل فاشارة الجوع مثلاً
Eğer iki tip sinyale bakacak olursanız -- mesela açlık sinyali.空腹信号が発信されるとします 空腹なら
Eğer ki bahsettiğim gibi çizimin başına bakacak olursak Eğim x'in katsayısı ile aynı şey.Se hai guardato l'introduzione ai grafici in cui ne ho parlato, la pendenza è il coefficiente del termine x.
Eğer ki bahsettiğim gibi çizimin başına bakacak olursak제가 했던 직선 그래프 그리기 수업을 들었다면
Eğer ki bahsettiğim gibi çizimin başına bakacak olursakSi observaste la introduccion del ejercicio
Eğer ki bahsettiğim gibi çizimin başına bakacak olursakاذا القيت نظرة على مقدمة التمثيل البياني التي
Eğer ki bahsettiğim gibi çizimin başına bakacak olursak分かると思いますが、この傾きは
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.Jeżeli spojrzymy na ich kluczowe zasoby, to zauważymy, że musieli stać się dobrzy w całej gamie spraw.
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.핵심 자원의 경우에도 여러 가지를 충분히 습득할 필요가 있었습니다
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.Тож, якщо подивитися на їх ключові ресурси, власне, їх потрібно стати кращими у серії різних речей.
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.فلو ألقيت نظرة على مواردهم الرئيسية، فستجد أنهم كانوا بحاجة إلى إجادة الكثير من الأمور
Eğer kilit kaynaklarına bakacak olursanız... ...bir dizi şeyde gerçekten iyi duruma gelmeleri gerekmekteydi.様々なことを習得する必要があったことが分かります 在庫管理に精通する必要もありました
Eğer proteine bakacak olursanız, aslında bu amino asitlerden oluşan oldukça uzun bir zincirdir.כך שלמעשה אם מסתכלים על חלבון,
Eğer proteine bakacak olursanız, aslında bu amino asitlerden oluşan oldukça uzun bir zincirdir.アミノ酸の長い鎖なんです。
Eğer sosyalist bir açıdan bakacak olursakA teraz, patrząc z punktu widzenia socjalistów, powiedzieliby oni:
Eğer sosyalist bir açıdan bakacak olursakEr is in een kapitalistische economie het begrip dat het een meritocratie is .
Eğer sosyalist bir açıdan bakacak olursakMaintenant si nous regardons les choses du côté socialisme
Eğer sosyalist bir açıdan bakacak olursakPokud nyní přejdeme k sociální stránce věci.
Eğer sosyalist bir açıdan bakacak olursakТепер, якщо ми перейдемо соціалістичного порядку речей
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.강우량도 보시면 당시 벌써 20퍼센트 상승했지요
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Als je naar de neerslag kijkt was die toen al met 20 procent gestegen.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Bila Anda mengamati curah hujannya, ternyata naik juga sebanyak 20%
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Le precipitazioni erano già aumentate del 20%.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Nếu bạn nhìn vào lượng mưa, nó đã tăng 20 phần trăm tại thời điểm đó.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Nivelul ploii a crescut cu 20%.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Pokud se podíváte na srážky, tak ty již tehdy byly o 20 procent vyšší (oproti holinám).
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Se olharem para a precipitação, já estava a 20% nessa altura.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Si ven la precipitación, había subido ya un 20% en esa época.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Si vous regardez les précipitations, elles étaient déjà en hausse de 20 pourcent à ce moment là.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Wenn sie sich den Niederschlag ansehen; dieser war schon um 20% gestiegen.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.W tym czasie osiągnęliśmy 20% wzrost opadów deszczu.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.А уровень выпадения осадков уже повысился на 20 процентов.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.Валежите са се увеличили с 20% за същото време.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.זה היה כבר אחרי שלוש שנים.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.وإذا نظرتم إلى المطر، وكان بالفعل حتى 20% في هذا الوقت.
Eğer yağış miktarına bakacak olursanız, zaten yüzde 20 artmıştı.翌年も
Elbiseye bakacağım.Aku mau mencari sebuah gaun.
Elbiseye bakacağım.Em sẽ chọn váy cưới.
Elbiseye bakacağım.Ich werde nach einem Kleid schauen.
Elbiseye bakacağım.Ik ga een jurk zoeken.
Elbiseye bakacağım.Je veux choisir une robe.
Elbiseye bakacağım.Låt oss gå in å ta en titt på klänningen.
Elbiseye bakacağım.Poszukam sukienki.
Elbiseye bakacağım.Ti troverò un vestito.
Elbiseye bakacağım.Vreau sa ma uit la o rochie.
Elbiseye bakacağım.Θέλω να κοιτάξω για νυφικό.
Elbiseye bakacağım.Я посмотрю платье.
Elimdeki ornege bakacak olursaniz, bu bir film,Et dans cet exemple particulier que nous avons ici, c'est un film,
Elimdeki ornege bakacak olursaniz, bu bir film,I det här exempel har vi en film,
Elimdeki ornege bakacak olursaniz, bu bir film,In dit voorbeeld hier gaat het om een film
Elimdeki ornege bakacak olursaniz, bu bir film,그리고 특별한 예가 또 있는데요, 한 영화가 있었습니다.
İlgili Sayfalar