Ana içeriğe geç
Sözlük

bak ile cümle

bak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye endişeli şekilde baktı.Tom gave Mary a concerned look.
Tom Mary'ye onaylamayan bir bakış verdi.Tom gave Mary a disapproving look.
Mary, Tom'un ona verdiği yüzüğe baktı.Mary looked at the ring Tom gave her.
Bana o üzgün bakışı verme.Don't give me that sad look.
O baktığında, adamlar yolu inşa ediyorlardı.When she looked, the men were building the way.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Aslına bakarsanız Hawaii gezisini bir ödül olarak kazandım.As a matter of fact, I won the trip to Hawaii as a prize.
Neden Tom'a yardım edebilip edemeyeceğine bakmıyorsun?Why don't you see if you can help Tom?
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Tom Mary'nin ona baktığını fark etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help noticing that Mary was staring at him.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğin herhangi bir şey olup olmadığına bak.See if there's anything you can do to help Tom.
Tom Mary'ye bakan tek kişi değildi.Tom wasn't the only one who was staring at Mary.
Tom bir tane aldı ve ona dikkatlice baktı.Tom picked up one and looked at it carefully.
Tom son kez Mary'ye geri baktı.Tom looked back at Mary one last time.
Tom ona bakan kişidir.Tom is the one who's been taking care of that.
Tom ve Mary birbirlerine baktılar.Tom and Mary looked at one another.
Tom Mary'nin işaret ettiği yere baktı.Tom looked where Mary was pointing.
Bakma tarzında yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with the way you look.
Tom'un dişlerine bak ne kadar da beyaz.Look at how white Tom's teeth are.
Tom ve Mary birbirlerine bakmaktan kendilerini alamadılar.Tom and Mary couldn't help looking at each other.
Programa bakmak için henüz bir şansının olup olmadığını merak ediyordum.I was wondering if you've had a chance to look at the schedule yet.
Ebevenleri işteyken Tom'a ben bakarım.I take care of Tom when his parents are at work.
Tom evcil hayvan olarak bir sincap bakıyordu.Tom kept a squirrel as a pet.
Bak, annem orada.Look, there's my mom.
Benden uzak dur. Ciddiyim bak.Get away from me. I mean it.
Tom'a bakmak zorundasın.You must take care of Tom.
Kız arkadaşıma öyle bakarak ne yapıyorsun?What are you doing staring at my girlfriend like that?
Ben seninle konuştuğum zaman bana bak.Look at me when I talk to you.
Tom, kimin konuştuğunu görmek için etrafına baktı.Tom looked around to see who was talking.
Ben burada kalıp Tom'a bakmak istiyorum.I want you to stay here and look after Tom.
Birimiz burada kalmak ve Tom'a bakmak zorunda.One of us has to stay here and take care of Tom.
Evde kalmanın ve çocuklara bakmanın bir sakıncası var mı?Would you mind staying home and taking care of the children?
Tom hasta babasına baktı.Tom cared for his sick father.
Tom, hasta babasına bakıyor.Tom takes care of his sick father.
Lütfen bu resme bak.Look at this picture, please.
Tom her zaman arabasına titizlikle baktı.Tom has always looked after his cars fastidiously.
Mary her zaman bakımlı ve modaya uygun olarak giyimlidir.Mary is always well-groomed and fashionably dressed.
Tom ve Mary köpek aşıklarıdır, ve köpeklerine ayda bir bakım yaptırırlar.Tom and Mary are dog lovers, and have their pooch groomed once a month.
Orada kim olduğunu görmek için Tom yemek odasına bakındı.Tom looked around the lunch room to see who was there.
Tom bana bakmamamı söyledi.Tom told me not to look.
Tom'a bana bakmayı durdurmasını söyle.Tell Tom to stop staring at me.
Bak sana ne diyeceğim, Tom, sen onu al.Tell you what, Tom, you take it.
Bak, sana doğruyu söylüyorum.Look, I'm telling you the truth.
Tom'a ona bakacağımı söyledim.I told Tom I'd take care of him.
Bak, sana size yardım edebileceğimi söyledim.See, I told you I could help you.
Bak, sana Tom'un burada olacağını söyledim.See, I told you Tom would be here.
Bak, sana Tom'un yüzemediğini söyledim.See, I told you Tom couldn't swim.
Bak sana ne diyeceğim, Tom, buna sahip olabilirsin.Tell you what, Tom, you can have it.
Tom bana sana iyi bakmamı söyledi.Tom told me to take good care of you.
Tom bana kendime iyi bakmamı söyledi.Tom told me to take good care of myself.
Bak, Tom'la arkadaş olduğumu sana söylemiştim.Look, I told you Tom is a friend of mine.
Bak, Tom'un benim bir arkadaşım olduğunu sana söyledim.Look, I told you Tom is a friend of mine.
Sadece Tom'un bakmamı istediği dosyalara baktım.I only looked at the files Tom told me to.
Tom bana bir bebek bakıcısı aradığını söyledi.Tom told me you were looking for a babysitter.
Bak, sana söylemediğim için üzgünüm fakat unuttum.Look, I'm sorry I didn't tell you, but I forgot.
Tom bu gece Mary'nin çocuk bakmasını istediğini sana söyledi mi?Did Tom tell you he asked Mary to babysit tonight?
Tom bana kendime daha iyi bakmam gerektiğini söyledi.Tom told me I needed to take better care of myself.
Bak, bilmen gereken her şeyi zaten sana söyledim.Look, I already told you everything you need to know.
Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.I could tell from your reaction that you were surprised.
Bana ne istediğini söyle onu senin için alabilip alamayacağıma bir bakalım.Tell me what you want and I'll see if I can get it for you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bak ile cümle - Sayfa 48 - bak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App