Ana içeriğe geç
Sözlük

bak ile cümle

bak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin çocuklara bakmasını istedi.Tom asked Mary to look after the children.
Bakteriler çıplak gözle görülmezler.Bacteria are invisible to the naked eye.
Yaylan bakalım.Bugger off.
Son zamanlarda birçok şeye bakışımı değiştiren kitabı okuyorum.Lately I read the book that changed my insight into many things.
Evlilik için başımın çaresine bakıyorum.I'm saving myself for marriage.
Bil bakalım? Üniversiteye kabul edildim.Guess what? I've been accepted to university!
Dün baktığın şu elbiseyi alacak mısın?Are you going to buy that dress you were looking at yesterday?
Ben Boston'da iken lütfen köpeğime bakar mısın?Could you please take care of my dog while I'm in Boston?
Anneme bakmak için bugün evde kalmak zorundayım.I have to stay home today to take care of my mother.
Köpeğimin havladığını duydum, bu yüzden perdeleri açtım ve dışarı baktım.I heard my dog barking, so I opened the curtains and looked outside.
Aslına bakarsanız Tom'un bununla bir ilgisi olmadığını biliyorum.I know for a fact Tom had nothing to do with this.
Tom'un bu gece bizim için çocuk bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom can babysit for us tonight.
Tom'un yarın gece çocuklarımıza bakıp bakmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would mind babysitting our kids tomorrow night.
Buna bir daha bakmanı istiyorum.I'd like you to take another look at this.
O bakımdan senden farklı değilim.I'm no different than you are in that respect.
Tom burada olsa burada kalmak ve çocuklara bakmak zorunda olmam.If Tom were here, I wouldn't have to stay and take care of the children.
Onu bana bırak. Ben her şeyin bakımını üstleneceğim.Leave it up to me. I'll take care of everything.
Onun içine bak, ne dersin?Look into that, would you?
Mary çantasına açtı ve içine baktı.Mary opened her purse and looked around in it.
Uzun bir süre birbirimize baktık.We stared at each other for quite a while.
Çocuklarına bakması için benim gibi birine ihtiyacın var.You need somebody like me to take care of your kids.
Tıbbi bakıma ihtiyacın var.You require medical attention.
Tom her zaman geri gitmeden önce dikiz aynasına bakar.Tom always looks in the rearview mirror before he backs up.
Tom ve ben birbirimize baktık ve gülümsedik.Tom and I looked at each other and smiled.
Tom ve ben çocuklarınıza sırayla bakacağız.Tom and I'll take turns watching your kids.
Tom ve Mary John'un çocuklarına bakmasını istediler.Tom and Mary asked John to babysit their children.
Tom ve Mary birbirleriyle bakıştılar.Tom and Mary exchanged glances with each other.
Tom va Mary kokunun ne olduğunu merak ederek şaşkın bakışlarla baktılar.Tom and Mary exchanged puzzled looks, wondering what the smell was.
Tom ve Mary öfkeyle birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other angrily.
Tom ve Mary bir an birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other for a few moments.
Tom ve Mary birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other for several seconds.
Tom ve Mary şok içinde birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other in shock.
Tom ve Mary sessizce birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other silently.
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktılar.Tom and Mary stared into each others' eyes.
Tom boş ekrana bakmaya devam etti.Tom continued staring at the blank screen.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Tom fiyat etiketine baktıktan sonra onu almamaya karar verdi.Tom decided not to buy it after he looked at the price tag.
Tom Mary'nin ona yazdığı mektuba bakmadı bile.Tom didn't even look at the letter Mary wrote to him.
Tom bir aileye bakmak için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a family.
Tom Mary'yle bakıştı.Tom exchanged glances with Mary.
Tom sonunda Mary'nin ona baktığını fark etti.Tom finally noticed that Mary was staring at him.
Tom odanın etrafına bakındı.Tom glanced around the room.
Tom saatine baktı ve kaşlarını çattı.Tom glanced at his watch, and frowned.
Tom dikiz aynasına baktı.Tom glanced at the rear-view mirror.
Tom tekrar pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window again.
Tom pencereden dışarıya baktı.Tom glanced out the window.
Tom soluna baktı.Tom glanced to his left.
Tom asansörlere doğru baktı.Tom glanced toward the elevators.
Tom tavana baktı.Tom glanced up at the ceiling.
Tom'un tıbbi bakıma çok ciddi şekilde ihtiyacı var.Tom is in desperate need of medical care.
Tom bir şeye bakıyor.Tom is staring at something.
Tom daha iyi bir bakış için diz çöktü.Tom knelt down for a better look.
Tom tavana bakarak yatakta yatıyordu.Tom lay in bed staring up at the ceiling.
Tom tavana boş boş bakarak kanepede yatıyordu.Tom lay on the couch, staring blankly at the ceiling.
Tom yerde yatıyordu ve tavan fanına baktı.Tom lay on the floor and stared at the ceiling fan.
Tom bir duvara dayandı ve karşı duvara boş boş baktı.Tom leaned against one wall and stared blankly at the opposite wall.
Tom kandili yaktı ve alevine baktı.Tom lit the candle and then stared at its flame.
Tom kuşku içinde Mary'ye baktı.Tom looked at Mary in disbelief.
Tom'un uygun tıbbi bakıma ihtiyacı var.Tom needs proper medical attention.
Tom kendine daha iyi bakmalı.Tom needs to take better care of himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod