bakıyoruz ile cümle
bakıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Miramos al interior de la persona, de la manzana podrida.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Ne uităm la ceea ce este înlăuntrul persoanei, merele rele.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Nous obervons ce qui est à l'intérieur de la personne, les brebis galeuses.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Olhamos para o que está no interior da pessoa, as maçãs podres.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Pátráme v nitru dané osoby, toho zkaženého jablka.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Vi ser på det, der inden i personen, de dårlige æbler.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.We kijken naar wat er in de persoon zit, de rotte appels.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Wir schauen uns das Innenleben der Person an, die faulen Eier.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Zaglądamy do wnętrza człowieka, czarnej owcy.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Εξετάζουμε τι βρίσκεται στο εσωτερικό των ατόμων, των μαύρων προβάτων.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Гледаме какво е вътре в човека, лошите ябълки.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Ми дивимось, що є всередині, корінь зла.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.Мы смотрим, что внутри этого человека, дурного плевела.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.אנו מתבוננים בפנימיותו של האיש, של אותו תפוח רקוב.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.وفيها ننظر إلى ما يدور داخل الإنسان، التفاحات الفاسدة.
Kişinin, çürük elmaların, içinde ne olduğuna bakıyoruz.これはすべての 社会科学の基盤であり
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Jsme v Britském muzeu a díváme se na jedny z nejslavnějších soch všech dob.
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Ми в Британському музеї розглядаємо деякі з найвідоміших скульптур всієї історії.
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Това е периодът, когато Атина е демокрация. "Златната епоха". А Партенонът е бил най-важният му монумен
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .今映っているのは 長い歴史の中でとても有名になった彫像です。 というより、多分最も有名な彫像とも言えます。
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Aceasta este stela reprezentand codul de legi ale regelui Hammurabi.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Estamos en el Louvre observando uno de los objetos más importantes de todo el museo.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Este é o Código de Hammurabi.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Jsme v Louvru a právě se díváme na jeden z nejdůležitějších exponátů v celém muzeu.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.여기는 루브르입니다. 그리고 우리는 이 박물관의 모든 작품중 가장 중요한 작품을 보고있어요.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Siamo al Louvre, di fronte a uno dei reperti più importanti di tutto il museo.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.We zijn in het Louvre en we kijken een van de meest belangrijke objecten in het hele museum.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Ми в Луврі і дивимось на одну з найвизначніших пам'яток цілого музею.
Louvre Müzesi'ndeyiz ve müzenin en değerli parçalarından birine bakıyoruz.Мы в Лувре и смотрим на один из самых важных артефактов во всем музее.
Madrid'deki Prado müzesinde, Fra Angelico'nun Beşaret (Annunciation) adlı eserine bakıyoruz.Nacházíme se v madridském Pradu a díváme se na Zvěstování od Fra Angelica.
Madrid'deki Prado müzesinde, Fra Angelico'nun Beşaret (Annunciation) adlı eserine bakıyoruz.ДОКТОР СТИВЕН ЦУКЕР: Мы в музее Прадо в Мадриде, мы смотрим на "Благовещенье" кисти Фра Анджелико.
Madrid'deki Prado müzesinde, Fra Angelico'nun Beşaret (Annunciation) adlı eserine bakıyoruz.Зараз ми в Прадо, Мадрид, перед нами "Благовіщення" Фра Анжеліко.
Madrid'de Prado Müzesi'ndeyiz. Velazquez'in büyük bir tablosuna bakıyoruz.Jsme v Madridu v muzeu Prado a díváme se na Velazquezovo rozměrné plátno.
Madrid'de Prado Müzesi'ndeyiz. Velazquez'in büyük bir tablosuna bakıyoruz.Siamo a Madrid, nel Museo del Prado e stiamo osservando un quadro di Velazquez di grandi dimensioni.
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,A través de los medios de comunicación vemos las noticias sobre Irak,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Chúng ta nhìn xung quanh các phương tiện thông tin, các tin tức từ Irắc,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Keď sa rozhliadneme okolo, keď vidíme správy z Iraku,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Kita melihat di dalam media, saat kita melihat berita-berita dari Irak,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,우리가 미디어에서 이라크, 아프가니스탄 및
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Körbenézünk a médiában, látjuk a híreket Irakból,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Nous avons beau suivre, par les médias, les nouvelles d'Iraq, d'Afghanistan, de Sierra Leone,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Oglądamy w mediach wiadomości z Iraku,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Peste tot în media, vedem ştiri din Iraq,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Sledujeme média a vidíme zprávy z Iráku,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Vi ser os omkring i medierne og når vi ser nyhederne fra
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,We kijken naar de media en zien het nieuws uit Irak,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Wir sehen uns um in den Medien, den Nachrichten aus Irak,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Παρακολουθούμε τα μέσα μαζικής ενημέρωσης, και καθώς βλέπουμε ειδήσεις από το Ιράκ,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,Когда мы смотрим новости, мы видим сообщения из Ирака,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,אנחנו מביטים במדיה, כמו שרואים בחדשות מעיראק,
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,ننظر حولنا في وسائل الإعلام، فنرى الأخبار من العراق
Medyaya bakıyoruz, haberleri izliyoruz Irak'taki,アフガン、シエラレオネからのニュースを見聞きしていると
Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.Então você pode ver isso, estamos observando um rio, talvez.
Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.Może wyobraź sobie, że patrzymy w dół na rzekę.
Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.Und um diese anzeigen zu können, suchen wir nach unten am Fluss, vielleicht.
Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.Y para que lo puedas ver, estamos viendo un rio, quizas.
Mesela, bir nehire bakıyoruz, gibi düşünebiliriz.اذا اخذت مثلا غصن صغير او أي شئ
Modern Sanatlar Müzesi'ndeyiz ve Edward Munch'ün 'Fırtına' isimli, 1893 tarihli tablosuna bakıyoruz.Намираме се в Музея на модерното изкуство и пред нас е "Бурята" на Едвард Мунк от 1893г.
Modern Sanatlar Müzesi'ndeyiz, ve gerçekten çok hoş bir resme bakıyoruz.Nacházíme s v Muzeu moderního umění a díváme se na opravdu nádherný obraz od Henriho Matisse.
Modern Sanatlar Müzesi'ndeyiz, ve gerçekten çok hoş bir resme bakıyoruz.Ми у Музеї сучасного мистецтва, перед нами справді одне з моїх найулюбленіших полотен