bakıyorsun ile cümle

bakıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Les gens commencer à argumenter les uns contre les autres, ami contre ami, par paire, tout seul, etc.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Quindi avrete gente che litiga, amico contro amico, a coppie, in gruppo, come volete.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Studenti začnou mezi sebou argumentovat, přítel proti příteli, ve dvojicích, diskuzí, jakkoliv.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Zachęcasz do gorących dyskusji, kolega przeciw koledze, w parach, zapisując wyniki itp.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Вот тут начинаются споры, друзья спорят с друзьями, в парах, начинают писать, и т.д.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.И получаваш хора, които спорят един с друг, приятел срещу приятел, по двойки.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.אז יש לך אנשים שמתווכחים אחד עם השני, חבר נגד חבר, בזוגות, בקבוצות, מה שלא יהיה.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.وبالتالي يبدأ الناس في الجدال سويًا صديق في مقابل صديق أزواجًا .كتابة. أي شيء
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.友人同士で ペアになって記録もとります そのうち気づきます
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Che hai da guardarmi così, piccolo insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Dlaczego tak na mnie patrzysz, frajerze?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Estás a olhar assim para mim porquê, ser insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Miksi katsot minua tuolla tavalla, nilkki?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?¿Por qué me miras así, imbécil?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Se ikke sådan på mig, din tissemyre.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Titta inte på mig sådär, din pissmyra.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Γιατί με κοιτάτε έτσι, άχρηστοι;
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Что ты так смотришь на меня, ничтожество?
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.12歳の少女が手を挙げて
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Alors j'ai dit, " Depuis deux mois, vous avez regardé des trucs que vous ne compreniez pas?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Am spus: "Două luni ați privit lucruri pe care nu le-ați înțeles?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Dissi allora "Per due mesi avete cercato di capire questa roba e non avete capito niente?".
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Dus zei ik: "Zijn jullie twee maanden bezig geweest met zaken waar je niks van begreep?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Erre én, "Két hónapig nézegettetek valamit, amit nem értetek?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."Estiveram dois meses a olhar para coisas que não entendiam?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Ja na to "Przez dwa miesiące gapiliście na coś, czego nie rozumieliście?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Jeg spurgte, "Har I gennem to måneder set på materiale, som I ikke forstår?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Joten sanoin: "Kaksi kuukautta katsoitte sitä ettekä ymmärtäneet?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."두 달 동안 이해하지도 못하는 걸 계속 들여다 봤다고?"라고 물었죠.
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Povedal som: "Dve mesiace ste sa pozerali na veci, ktorým ste nerozumeli?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Så jag sa, "I två månader tittade ni på saker som ni inte förstod?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Saya tanya lagi, "Selama dua bulan, kalian memperhatikan komputer itu dan tak memahami apapun?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Tak jsem řekl, "Dva měsíce jste se dívali na něco, čemu nerozumíte?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Tôi lại nói: "Trong suốt 2 tháng, các cháu xem những thứ cháu không hiểu?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Und ich, "Ihr habt euch 2 Monate etwas angesehen und nichts verstanden?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Y dije: "¿Durante dos meses estuvieron mirando algo que no entendían?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim."Επί δύο μήνες κοιτάζετε πράγματα που δεν καταλαβαίνετε;" είπα εγώ.
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.И аз казвам: "Два месеца гледате неща, които не разбирате?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.И я ответил: "Два месяца смотрели на материал, которого вы не понимали?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.Тоді я сказав: "Протягом двох місяців ви дивились на речі, які ви не розуміли?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.אז שאלתי, "במשך חודשיים הסתכלתם על חומר שלא הבנתם?"
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.فقلت : "طوال شهرين، كنتم تبحثون في أشياء لم تفهموها؟"
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Anda sebenarnya melihat ke dalam kepala saya saat saya berbicara.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Bạn đang nhìn vào não tôi ngay khi tôi đang nói đây.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Di fatto state guardando nella mia testa mentre parlo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Están viendo dentro de mi cabeza mientras hablo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Je kijkt in mijn hoofd terwijl ik praat.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.사실 여러분께서는 제가 말할 때 제 머리 속을 보고 있는 것입니다
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Näette pääni sisään samalla kun puhun.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Právě se díváte do mé hlavy, během toho, co hovořím.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Tatsächlich schauen Sie mir beim Sprechen in den Kopf.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vă uitaţi de fapt în capul meu în timp ce vorbesc.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vous regardez vraiment dans ma tête alors même que je parle.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Zaglądacie do mojej głowy kiedy mówię.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Στην πραγματικότητα βλέπετε μέσα στο κεφάλι μου καθώς μιλάω.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Всъщност наблюдавате какво се случва в главата ми, докато говоря.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Пока я говорю, вы смотрите внутрь моей головы.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.אתם בעצם מסתכלים לתוך הראש שלי בזמן שאני מדברת.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.أنتم في الواقع تنظرون داخل رأسي وأنا أتحدث.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.説得力がありますね 本当に波打っています

İlgili Sayfalar