bakıyorsun ile cümle
bakıyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Man genießt das Familienleben im Hause.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Man njuter av sitt familjeliv inomhus.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Menikmati kehidupan keluarga di dalam rumah.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.On profite de la vie familiale à l'intérieur.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Otthonainkban éljük családi életünket.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Spędzasz czas z rodziną, w domu.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Te bucuri de viaţa de familie înăuntru.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Uno disfruta, adentro, de la vida en familia.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Užíváme si náš rodinný život uvnitř.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Απολαμβάνει κανείς την οικογενειακή ζωή μέσα.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Вы посвящаете всё время семейным радостям.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.І ви весь свій час присвячуєте родинному колу.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Хората се наслаждават на семейния живот на закрито.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.נהנים מחיי המשפחה בתוך הבית.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.وتتمتّع بحياتك العائليّة في الدّاخل.
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.夏になると 興奮して
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Allora avresti dovuto prenderla e uscire in fretta. Che stai guardando?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Alors tu aurais simplement dû les prendre et t'en aller. Pourquoi fouines-tu ?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Atunci trebuia sa pleci dupa ce il luai. La ce te uitai?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Då borde du bara ha tagit det å gått. Vad tittar du igenom?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Dann hättest du es nehmen sollen und gehen müssen. Was suchst du hier durch?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Dan zou je het gewoon hadden moeten pakken en dan zijn vertrokken. Wat ben jij door aan het kijken?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Lalu seharusnya kamu tinggal mengambilnya dan pergi. Apa yang kamu lihat ?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Tak si to mala vziať a ísť preč. Na čo sa pozeráš?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Vậy cậu lấy chúng xong thì nên đi ra. Cậu đang xem cái gì đó?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Więc trzeba było je zabrać i wyjść. Czego jeszcze szukasz?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Τότε έπρεπε απλώς να το πάρεις και να φύγεις. Τι κοιτάζεις γύρω;
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?Тогда ты должна была её взять и выйти. Что рассматриваешь?
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?إذًا كان عليكِ أخذها والمغادرة، مالذي تبحثين عنه ؟
Aldıysan çıkman gerekir o zaman.Neye bakıyorsun?ギョンス先輩に聞いたんだけど
Ama Amazon'u düşünüyorsunuz gösterdiğim güven barometresine bakıyorsunuz.Aber wenn Sie an Amazon denken, denken Sie auch an das Vertrauensbarometer, das ich Ihnen gezeigt habe,
Ama Amazon'u düşünüyorsunuz gösterdiğim güven barometresine bakıyorsunuz.하지만 아마존을 생각해보면, 여러분은 제가 보여드린 신뢰도 지표 조사에서
Ama Amazon'u düşünüyorsunuz gösterdiğim güven barometresine bakıyorsunuz.אבל אתם חושבים על אמזון. אתם מסתכלים על ברומטר האמון שהראיתי לכם
Ama Amazon'u düşünüyorsunuz gösterdiğim güven barometresine bakıyorsunuz.لكن اذا فكرت في امازون فأنت تنظر إلى مقياس الثقة الذي عرضته
Ama Amazon'u düşünüyorsunuz gösterdiğim güven barometresine bakıyorsunuz.先ほどお見せした 信頼度の数値で 企業の方を信頼し始めていること
Ama neden bunu söylerken bana bakıyorsunuz?De miért rám néz, miközben ezt mondja?
Ama neden bunu söylerken bana bakıyorsunuz?Mais pourquoi me regardez-vous en disant ça ?
Ama neden bunu söylerken bana bakıyorsunuz?Γιατί κοιτάζετε εμένα όταν το λέτε αυτό;
Ama neden bunu söylerken bana bakıyorsunuz?لماذا تنظرين الي وانت تتكلمين؟
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.A dirla tutta, siete di fronte ad una persona con il più bel lavoro al mondo.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Ahora mismo, están viendo a un tío que tiene el mejor trabajo del mundo.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.De fapt, voi vă uitați la un tip care are cea mai bună meserie din lume.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Je kijkt naar de man met de beste baan ter wereld.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.사실 당신은 세계 최고의 직업을 가지고 있는 사람을 보고 계십니다.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Sie sehen hier sogar einen Mann, der den besten Job der Welt hat.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Thực tế là bạn đanh nhìn thấy người đàn ông có công việc tốt nhất thế giới.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Vlastně se díváte na chlápka, který má nejlepší práci na světě.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Vocês estão a olhar para uma pessoa que tem o melhor dos trabalhos do mundo.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Vous êtes en train de regarder l'homme qui a le meilleur job du monde.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Więc patrzycie na faceta, który ma najfajniejszą pracę na świecie.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Βασικά, κοιτάτε έναν άνθρωπο που έχει την καλύτερη δουλειά στον κόσμο.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Власне, зараз ви дивитеся на того, хто має найкращу роботу в світі.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Всъщност вие виждате човек, който има най-добрата работа в света.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.Так что сейчас вы смотрите на человека с лучшей в мире работой.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.למעשה, אתם מסתכלים על אדם שיש לו את העבודה הכי טובה בעולם.
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.حقيقة ، انتم تنظرون إلى رجل لديه أفضل وظيفة
Aslında dünyadaki en iyi işe sahip olan bir adama bakıyorsunuz.世界最高の職業に就いているんです そこで今回 私の人生の特別な瞬間
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Deci oamenii se contrazic, prieten cu prieten, în perechi, în scris, oricum.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Do đó bạn thấy nhiều người đang phản biện lẫn nhau, bạn với bạn, trong từng cặp, từng cuốn sách...
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.그러면 사람들이 이제 갑론을박을 시작할 것입니다. 친구끼리, 한 쌍이 돼서, 뭐 어떻게든요.