Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Quest'altro grafico mostra dati piú recenti,
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Tento další graf ukazuje novější data.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Ten wykres pokazuje bardziej współczesne dane.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Următoarea diagramă prezintă date mai recente.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Το επόμενο γράφημα περιέχει πιο σύγχρονα δεδομένα.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Наступна таблиця наводить свіжі дані.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Следващата графика разглежда по-скорошни данни.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.Этот последний график отображает последние данные.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.התרשים הבא מתבונן בנתונים עדכניים יותר.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.هذا الرسم البياني التالي يبين مزيد من البيانات الحديثة.
Bir sonraki tablo daha yakın zamandaki verilere bakıyor.中国の平均的な所得水準の推移を
Böylece baktığı şeyden bir süre sonra sıkılıp, başka bir şeye bakıyor.A začne se nudit, takže se začne dívat po něčem jiném.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Siten he näyttävät kuuluvan alaryhmään, joka on kyllin vanha ollakseen työssä, ja sitä kutsutaan työvoimaksi.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Sledují podmnožinu lidí dostatečně starých, aby pracovali a tu nazývají pracovní síla.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Więc szukany jest podzbiór ludzi w wieku produkcyjnym i nazywa się ich siłą roboczą.
Böylece çalışabilecek yaşta olan insanlara bakıyorlar, ve buna işgücü diyorlar.Отже, дивляться на підмножину людей, які достатньо дорослі, щоб працювати, і називають їх робочою силою.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.CAT 스캔을 통해 간에 있는 암의 위치를 알 수 있습니다.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Itt egy CT felvételt láthatnak egy rákos májról.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Je ziet een CAT-scan met kanker in de lever.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.La TAC mostra che il tumore è situato nel fegato.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.On voit un scanner où le cancer a infecté le foie.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Se ve una tomografía donde el cáncer está en el hígado.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Sie sehen auf einem CT-Scan Krebs in der Leber.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Vedeţi o scanare tomografică unde cancerul este în ficat.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Vemos uma TAC onde o cancro está no fígado.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Widzicie wynik tomografii komputerowej, gdzie rak jest w wątrobie.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Виждате скенер от компютърна томография, при който ракът е в черния дроб.
BT'ye (Bilg. Tomo.) bakıyorsunuz, karaciğer kanseri.Это компьютерное сканирование, показывающее, где рак поразил печень.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.Boli to časy, ktoré skoro každý v súčasnosti považuje za temný vek, v ktorom hrala CIA hlavnú úlohu.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor. Bu doğru.To je bilo obdobje, ki ga dandanes skoraj vsi označujejo za temačno in v katrem je Cija igrala pomembno vlogo.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.Det var en period som nästan alla idags läge anser som mörk tid och i vilka CIA har spelat en viktig roll.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.Foi um tempo que, hoje, por quase todos, é recordado como uma época negra. E a CIA teve um papel importante.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.To były czasy, które prawie wszyscy obecnie określają jako bardzo ciemny okres, CIA odegrała w tym ważną rolę
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.Ήταν μια περίοδος την οποία σχεδόν όλοι πλέον... θεωρούν σκοτεινή, στην οποία η CIA έπαιξε κυρίαρχο ρόλο.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.Почти всички днес считат този период за черен. ЦРУ е имала основно участие в него.
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.,זו הייתה תקופה ,שכמעט כולם היום ,"מכנים "זמנים אפלים .היה תפקיד מפתח CIA-שבה ל
Bu duruma herkes CIA'in büyük rol oynadığı bir karanlık dönem olarak bakıyor.闇の時代としてCIAが 大きな役割を果たしました そのとおりですあの政権崩壊に 大きな役割を果たしました
Bu kötüydü. Toprağa bakıyordum.Byl jsem jednou nohou v hrobě.
Bulgaristan'dan Desi. Desi kocası öldükten sonra dört çocuğuna bakıyordu.Desi, din Bulgaria, îşi creştea liniştită cei patru copii când soţul ei a murit.
Bulgaristan'dan Desi. Desi kocası öldükten sonra dört çocuğuna bakıyordu.Oder Desi aus Bulgarien, die sich zu Hause um ihre vier Kinder kümmerte, bis ihr Ehemann starb.
Bulgaristan'dan Desi. Desi kocası öldükten sonra dört çocuğuna bakıyordu.O Desi, en Bulgaria, que cuidaba de sus 4 hijos en casa, hasta que murió su esposo.
Bulgaristan'dan Desi. Desi kocası öldükten sonra dört çocuğuna bakıyordu.Of Desi in Bulgarije, die thuis voor haar 4 kinderen zorgde tot haar echtgenoot stierf.
Bulgaristan'dan Desi. Desi kocası öldükten sonra dört çocuğuna bakıyordu.Ou Desi, en Bulgarie, qui s'est occupée de ses 4 enfants à la maison jusqu'à la mort de son mari.
Buna gerek yok. Etrafıma şöyle bir bakıyorum ve onları her yerde görüyorum.Olho em volta e vejo-as em todo o lado.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.Chúng tôi nhìn vào 3 xu hướng.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.그 뜻을 설명하자면, 우리는 세 가지 트랜드를 보고 있습니다.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.אני אסביר מה זה אומר. אנחנו מדברים על שלוש מגמות.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.سأشرح ماذا يعني ذلك , نحن نبحث في ثلاث إتجاهات مختلفة.
Bu ne demek açıklayacağım. Üç eğilime bakıyoruz.これが 今 ゲーム産業で行われていることです
Bunlar dünya blog'una ve dünyanın web günlüğüne bakıyor.追跡中のすべてのブログを分析しています
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Всички ние гледаме в екрани и гледаме окръжаващия ни свят.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ми ніби одночасно дивимось на екран і на світ, що нас оточує.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Мы одновременно смотрим и на экраны, и на мир вокруг нас.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.שתשומת הלב שלנו מחולקת כל הזמן. אתם יודעים, כולנו מסתכלים לתוך המסכים, ואנחנו מסתכלים החוצה בעולם סביבנו.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.انتباهنا أصبح مقسما طوال الوقت. تعرفون، نحن ننظر من خلال شاشاتنا وكذلك من خلال العالم من حولنا.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.スクリーンの中にあるものと 自分の周囲と 両方の世界を眺めているのです さらに 気になったのは
Bir kediye mi yoksa bir tilkiye mi bakıyorum?Dívám se na kočku nebo na lišku?
Bir kediye mi yoksa bir tilkiye mi bakıyorum?Estou a olhar para um gato ou para uma raposa?
Bir kediye mi yoksa bir tilkiye mi bakıyorum?Kijk ik naar een kat of een vos?
Bir kediye mi yoksa bir tilkiye mi bakıyorum?'내가 보고 있는 게 고양이야, 여우야?'