Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.La mayoría de las casas tienen sus altas y amplias ventanas directamente a la calle.
1767 yılına kadar iki kız kardeşe de bir dadı bakıyordu.En 1792 tuvieron una hija, Caroline.
Hâlâ bakıyorlar.Stanno ancora guardando.
Neşeli, huzurlu, şarkı söyleyerek ilerle, Geçmiş sadık bir şekilde sana bakıyor.Gioioso, pacifico, avanza col canto Fedele ai tuoi padri che si stanno guardando.
Diğer ülkeler topraklarımıza kıskançlıkla bakıyorlar.Другие страны с завистью смотрят на нашу территорию.
Diğer ülkeler bölgemize kıskançlıkla bakıyorlar.Другие страны с завистью смотрят на нашу территорию.
"Dünya koşuyor, bız bakıyoruz".«Плывут поля, болота мимо.»
Mesleğinde hırslı ve başarılıydı, herkes kısa zamanda müdür olacağına kesin gözüyle bakıyordu.كانت طموحة وناجحة في وظيفتها، نظر اليها الكل بعين حادة عندما أصبحت المديرة خلال وقت قصير.
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.«"نظرت إلى الوراء ورأيت شيئا يجري في الحقل نحوي.
Otelde Barton'un odasında çok az eşya vardı ve iki büyük pencere başka bir binaya bakıyordu.Quarto de Barton é pouco mobiliado com duas grandes janelas viradas para outro prédio.
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.É um ponto que neste momento analiso e reanaliso a sós comigo.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Hij begaf zich ook in de politiek.
Şu anda bir resminize bakıyorum...Hij kijkt daarom naar een schilderij.
Aynada kendilerine bakıyorlar.Ze bekijken zichzelf in een spiegel.
Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.Przy głównych ulicach budowano coraz lepsze i okazalsze budynki.
Arıboğan "Oyuncu bize sıcak bakıyor.Podziwiając grę aktorów, ogarnia człowieka wzruszenie.
Ancak felci daha da artar ve yazdıkları "Therese ve Laurent bana iyi bakıyorlar" olarak anlaşılır."Jag är villig att veta allt detta och mer", sade Zarathustra.
Daha pahalı ve daha geniş evler doğrudan sokağa bakıyordu.Найбільші та найдорожчі квартири виходили на вулицю.
Artık hayatta her şeye geniş bakıyorum.Усе в її житті перевертається.
Tom tavana bakıyor.Том дивиться на стелю.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Žáci svého učitele milovali.
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.Hasdeu a cochetat și cu politica.
Vitoria, İspanya'nın Amerika'daki fetihlerinin haklılığına da kuşkuyla bakıyordu.Victoria a fost, de asemenea, suspicioasă în legătură cu mișcările ruse în India.
İlk filminin finansal başarı üzerine Universal Pictures devam filmine sıcak bakıyordu.Az első film pénzügyi sikerének köszönhetően a Universal Pictures régóta tervezte a folytatást.
Neşeli, huzurlu, şarkı söyleyerek ilerle, Geçmiş sadık bir şekilde sana bakıyor.Iloisina, rauhaa rakastavina, laulaen eteenpäin kulkevina, uskollisina esi-isillesi, jotka vartioivat sinua.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Oppilaat jauhoivat antaumuksella.
Köpek yukarı doğru bakıyordu.Πιο ψηλά ο Μελέαγρος κοιτάει προς τον Αίαντα.
Herkes neden bana bakıyor?Γιατί με κοιτάνε όλοι;
Ben olayın futbol tarafına bakıyorum.Nyt fællesskab på fodbold-banen.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Hans forelesninger ble satt stor pris på av studentene.
Parker daha içerilere girerek içerde çalışanlara bakıyor.Barry menunggu di luar sementara yang lain kedalam.
Ama ben kişisel bakıyorum.Tôi sẽ giải quyết cá nhân với cô.
Herkes bize tuhaf tuhaf bakıyor".Trông cả cái cây rất kì quặc".
Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu.「見えにくそうに眼を細めた濁った眼で、彼はじっとわれわれを見ていた。
32 yaşındayım ve uyanıyorum, bir bakıyorum 23 yaşındayım, rahatlıyorum.強く感動し、23歳の頃、「人生これで行くんだ」と決意。
Artık hayatta her şeye geniş bakıyorum.生活全般の世話もしている。
("Neye dik dik bakıyorsun, geri zekâlı?!")(莽莽撞撞的在幹什麼!
Kendisi de politikaya sıcak bakıyordu.또한 그는 정치에도 관심을 보였다.
Herkes ona tuhaf bakıyordur, kendi karısı ve çocukları bile.Svojmu pánovi je veľmi oddaná, je priateľská aj k celej jeho rodine a deťom.
Ben olayın futbol tarafına bakıyorum.Igra poteka na nogometnem igrišču.
Rusya'nın da buna katılmasına sıcak bakıyoruz.Samuti pooldab partei suhete tihendamist Venemaaga.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.절댓값 기호 안에 3x가 있습니다 x 대신 3을 대입합니다
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Así que tenemos el valor absoluto de x 3 veces.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Então temos 3 vezes o valor absoluto de x.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Helyettesítsünk vissza az eredeti egyenletbe.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Mamy wartość bezwzględną z 3 razy x.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Takže máme absolutní hodnotu 3 "x"
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Takže máme absolútnu hodnotu 3x... namiesto "x" dosadíme rovno náš výsledok... 3 .
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Vi har den absolutte værdi af 3 gange x. I stedet for x indsætter vi det svar, vi fandt.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.We hebben dus de absolute waarde van 3 keer x.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Wir haben also den Absolutbetrag von 3 mal x. Anstelle von x setzen wir unser Ergebnis von eben ein.
3x'in mutlak değerine bakıyoruz. x yerine, bulduğumuz sonucu koyacağım.Та имаме абсолютната стойност на 3 по х
Aile hayatının keyfine bakıyorsunuz.Cuộc sống sinh hoạt gia đình diễn ra bên trong mái ấm.
Aileme bile bakıyorum.A családomról pár szót.
Aileme bile bakıyorum.Als ik naar mijn eigen familie kijk.
Aileme bile bakıyorum.Eu olho para a minha família.
Aileme bile bakıyorum.Je regarde encore ma famille.
Aileme bile bakıyorum.저는 제 가족들을 살펴봅니다.
Aileme bile bakıyorum.Mă uit chiar la familia mea. Ambii mei bunici au fost antreprenori.
Aileme bile bakıyorum.Miro incluso a mi familia.