Ev bakımsızlık belirtileri gösteriyor.The house shows signs of neglect.
Daha sonraki dönemlerde kalenin üst kısmı, bakımsızlık ve doğal tahribatlar dolayısıyla yıkılmıştır.Over half of the building had succumbed to neglect and the forces of nature.
Eski Osmanlı evleri bakımsızlıktan yok oldu.Their former friendship was irretrievably broken.
Ancak bu kümbetin bakımsızlıktan bazı yerleri önemli ölçüde tahrip olmuştur.However, that thick atmosphere was somehow lost to space.
Ancak bu kümbetin bakımsızlıktan bazı yerleri önemli ölçüde tahrip olmuştur.Sin embargo, parece sorprendente que estos elementos arquitectónicos fuesen desplazado tan gran distancia.
Daha sonra bakımsızlıktan dolayı yıkıldı ve günümüze ulaşamadı.Nos hemos quedado sin excusas y nos estamos quedando sin tiempo.
Ancak bu tesis de yol güzergahının değişmesiyle bakımsızlıktan yıkılma noktasına gelmiştir.Si distinguevano anche per la scatola del cambio priva di nervature.
1971 yılında ise hapishane bakımsızlıktan dolayı kapatıldı.Em 1971, devido a deterioração das estruturas, a prisão foi fechada.
Ancak bu tesis de yol güzergahının değişmesiyle bakımsızlıktan yıkılma noktasına gelmiştir.A intensidade das tempestades parece estar também ligada à gradual mudança de estação.
1971 yılında ise hapishane bakımsızlıktan dolayı kapatıldı.Echter moest het juvenaat reeds in 1971 sluiten wegens gebrek aan belangstelling.
Cami bakımsızlıktan zamanla harab olmuştur.Тай правив у неспокійну для Рюкю епоху.
Daha sonra bakımsızlıktan dolayı yıkıldı ve günümüze ulaşamadı.Тепер він став ще небезпечнішим через невразливість і зупинити його практично неможливо.
Duyulmamasının nedeni ise bakımsızlık ve duyarsızlık denilebilir.Former for skyld er forsett og uaktsomhet.
Binadan arta kalan kısımlar bakımsızlık nedeniyle tehlike altındadır.Neizkopani del pa je ogrožen zaradi nezakonite gradnje stanovanj.
Daha sonra bakımsızlıktan dolayı yıkıldı ve günümüze ulaşamadı.Selle tulemusena muutus ta täiesti jäigaks ja ei söönud päevade viisi.