bakımı ile cümle

bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bakımı deneyim gerekitir.Zdravljenje uporablja raziskovanje.
Kanada, gelişimini daha sonraki dönemlerde tamamladığından Palladyan mimari örnekler bakımından fakirdir.Zaradi kasnejšega razvoja je paladijevska arhitektura v Kanadi redka.
Yağ bakımından zengindir ve yağı yöredeki yerli Kızılderili halklarınca kullanılır.Vzpostavili so proizvodnjo sladkorja in kraj je rasel tudi na račun uvoženih indijskih delavcev.
Hastalık, süre bakımından, bel ağrısından sonra en uzun süre tecrübe edilen rahatsızlıktır.Najučinkovitejši je ob uporabi kmalu po nastopu bolečine.
Bu özellikleri biraz açarsak korunma bakımından bazı faydalı sonuçlar elde etmek mümkün olur.Če bi počakali le nekaj sekund bi jim bila morda omogočena varna rešitev.
Nüfus bakımından en büyük belediye, Sanlúcar de Barrameda'dır.Po navadi je ena večjih bratovščin iz Sanlucarja de Barramede.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japonsko sestavlja 6.852 otokov, ki se raztezajo vzdolž pacifiške obale vzhodne Azije.
Çocuklarına yeterli bakımı sağlayamayacağını düşünen aileler, çocuklarını yetimhanelere terk ediyorlardı.To je ljudem omogočilo, da so svoje otroke zapustili anonimno, da zanje skrbi sirotišnica.
Spor medyanına Vézina'nın vatanında onun onuru bakımından Centre Georges-Vézina denilmektedir.V Vézinajevem rodnem mestu Chicoutimi se športna dvorana imenuje v njegovo čast - Centre Georges-Vézina.
Ankaragücü, taraftar potansiyeli bakımından rakibine her zaman üstünlük kurmuştur.Vedno se je poročila politično ter tako za svoje kraljestvo vedno želela poiskati najbolj optimalno rešitev.
Kuzey Rus lehçesi Bulgarca'ya ve Makedonya diline telâffuz ve söyleniş bakımından çok benzer.Pravila oblikovanja očetovstva v beloruščini in ukrajinščini so zelo podobna.
Yumuşatıcı bileşikler, çeşitli kumaşlara afinitesi bakımından farklılık gösterir.Mehčalne spojine se razlikujejo v afiniteti do različnih materialov.
Silahlandırma bakımından F6F üstündür bu yüzden F6F'ye Hellcat (Türkçe: Cehennem Kedisi) denir.Strelna moč je bila enaka kot pri F6F Hellcatu in F4U Corsairju.
18 ve 19. yüzyıllarda İsveç nüfus bakımında büyük bir artışa sahne oldu.V 17. in 18. stoletju so se torej s pojavom cigaret bistveno spremenile kadilske navade ljudi.
Toprak bakımından Rusya, Kanada, Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya'dan sonra 6. en büyük ülkedir.Rusija, V. Evropa in Afrika, pod 6.pa Kitajska.
Nasdaq, Inc. piyasa değeri bakımında dünyanın ikinci büyük borsa şirketidir. ^ siteNasdaq, Inc. – didžiausia biržų operatorė pasaulyje.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japonijos archipelagą sudaro 6852 salos.
Atlanta gece hayatı bakımından oldukça hareketlidir.Miestas pasižymi aktyviu naktiniu gyvenimu.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Ordine daug dėmesio skiriama Švenčiausiosios Mergelės Marijos garbinimui.
Madde 1 İnsanlar, haklar bakımından özgür ve eşit doğar ve yaşarlar.Žmonės gimsta laisvi ir lygiateisiai ir tokiais išlieka.
Tarım bakımından mahallenin tamamı fındık ile geçimini sağlar.Į visą savivaldybės ūkį reikia žiūrėti kompleksiškai.
Hem akıl ve hem vücut bakımından yetenekliydi.Sako, buvęs visai geras tiek sielos, tiek ir kūno gydytojas.
Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.Koplyčios darbą administruoja vienuoliai ir pasauliečiai savanoriai.
Ulaşım bakımından gelişmiştir.Išvystyta transporto infrastruktūra.
Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir.Hevizo ežeras yra unikalus savo flora ir fauna.
Bakımı azdır.Priežiūra minimali.
Triton yörüngede dönüşü bakımından, güneş sistemindeki bütün diğer büyük uydulardan farklıdır.Tritonas, skirtingai nuo kitų didelių planetinių palydovų, skrieja priešinga orbita.
Toprak bakımından seçici değildir.Pinnase suhtes ei ole ta valiv.
Erkek, yavruların bakımında çok nadir yardımcı olur.Isased hoolitsevad järglaste eest väga harva.
Büyüklük bakımından ev kedisi ile kıyaslanabilir.Suuruselt on ta võrreldav kodukassiga.
Bundan esinlenerek belki güreşçilerin müsabaka sonrası cilt bakımı yaptıkları düşünülebilir.Sellisel juhul oskavad päästjad sinu autot probleemide tekkimisel otsida.
Yunanistan'ın yolcu sayısı, uçak sayısı ve uçuş noktası sayısı bakımından en büyük havayolu şirketi.SriLankan on Sri Lanka suurim lennufirma nii lennukite arvu kui ka sihtkohtade hulga poolest.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Jaapani saarestikku kuulub 6852 saart.
Faerûn kıtasının batı kıyısı, ekolojik çeşitlilik bakımından çok zengin bir coğrafi bölgedir.Eesti vanaaegkonna settekompleks on väga rikas mitmesuguste kivististe poolest.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Albaania populaarseim spordiala on jalgpall, nii mängijate kui ka publiku rohkuse poolest.
Tüm ekipmanlar düzenli bir şekilde muayene edilir ve düzenli olarak ekipmanların bakımı yapılır.Veendu ka, et su seadmed oleksid korrapäraselt hooldatud ja töötaksid korrektselt.
Atlanta gece hayatı bakımından oldukça hareketlidir.Nad on valdavalt öise eluviisiga.
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.Uluss jaguneb 31 kohalikuks omavalitsuseks.
Hurma yağı tokotrienol bakımından diğer yağlara göre daha zengindir.Näiteks on lehtpuuvaris toiteelementide poolest rikkam kui okaspuuvaris.
Çevresindeki arazi altın ve uranyum bakımından zengindir.See raskesti ligipääsetav ala on rikas kulla, uraani ja nafta poolest.
Çağrankaya Yaylaları özellikle Likapa bakımından oldukça zengindir.Eriti telekaameraid – need on oma loomult kuidagi heatahtlikumad.
Ayrıca inşa edilmiş eski yapıların bakımından ve onarımından da sorumluydular.Tegelenud ka kinnisvaraarendusega ja vanade hoonete renoveerimisega.
Harezm ili idari bakımından 10 ilçe'ye bölünür.Uluss jaguneb 10 kohalikuks omavalitsuseks.
Köy sulama suyu bakımından bir hayli zengindir.Linna ümbrus on rikkalikult veega varustatud.
Anne ve babası boşanınca bakımını anneannesi üstlendi.Nende tütar aga jäi pärast lahutust isa hoole alla.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.(1)A gyermekeknek joguk van a jólétükhöz szükséges védelemhez és gondoskodáshoz.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Barn har rätt till det skydd och den omvårdnad som behövs för deras välfärd.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Børn har ret til den beskyttelse og omsorg, der er nødvendig for deres trivsel.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Copiii au dreptul la protecţia şi îngrijirile necesare pentru asigurareabunăstării lor.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Děti mají právo na ochranu a péči nezbytnou pro jejich dobré životní podmínky.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Deti majú právo na takú ochranu a starostlivosť, ktorá je potrebná pre ichblaho.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Los menores tienen derecho a la protección y a los cuidados necesarios parasu bienestar.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.1.Vsak delavec ima pravico do delovnih pogojev, primernih njihovemu zdravju, varnosti in dostojanstvu.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.Tout travailleur a droit à des conditions de travail qui respectent sa santé, sa sécurité et sa dignité.
1.Çocuklar, kendi iyilikleri için gereken korunmayıve bakımıalma hakkınasahiptir.VERBOT DER FOLTER UND UNMENSCHLICHER ODERERNIEDRIGENDER STRAFE ODER BEHANDLUNG
9,50 Lira çarpı çocuk bakımı zamanı.그러니까, 9.50 곱하기 '아기를 돌본 시간'.
9,50 Lira çarpı çocuk bakımı zamanı.9,5 kroner gange tiden brugt på babysitting.
9,50 Lira çarpı çocuk bakımı zamanı.И така, $9.50 по времето за гледане на деца.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.Az EU-ban a jöv5beni hatások leginkább az idegenforgalom és a légi közlekedés terén jelentkeznek majd.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.En la UE, el turismo y el transporte aéreo están empezando a emerger como áreas clave de futuros impactos.

İlgili Sayfalar