bakımı ile cümle

bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.同ブランドの処女作にあたる。
Ayvalık doğal güzellikler bakımından zengin bir ilçe olmakla birlikte mutfağı ile de ünlüdür.函館は自然の恵みをうけた豊富な食材に恵まれていることから、美食の街として有名。
Yavru bakımı vardır.これが守護代である。
Beta 1 ile Beta 2 arasında, özellik bakımından bazı farklar bulunmaktaydı.さらに、Beta 2ではBeta 1に比べて直観的なインタフェースとなった。
Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengindir.家は他の4人と比べて金持ち。
Her motor ana yanma odası yakıt bakımından zengin sıcak gazları sıcak gaz manifoldu soğutma sisteminden alır.それぞれの燃焼室には燃料リッチの高温ガスが高温ガスマニホールド冷却系から送られる。
Bu paraşütler hem ağarlık bakımından hem de boyut bakımından kullanılan en büyük paraşütlerdir.このパラシュートは、直径や重量においても史上最大のものである。
Hem erkek hem de dişi kuş yavruların bakımı ile ilgilenir.「お前らが注意しておかねばならないのは、カッコウ鳥だ。
Toprak bakımından seçici değildir.地上からでも選択できる。
Doğal kaynak suyu bakımından çok zengindir.天然存在比は水における値である。
Adriyatik Denizi’ne kıyısı olması bakımından turistik yönüyle öne çıkmıştır.アドリア海に面し観光の中心である。
Cesaret bakımından.胆力を感じる。
Gaziantep, madenler bakımından çok zengin değildir.リトアニアは鉱物資源に全く恵まれていない。
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.それは恰も旭日がまず高い山の峰を照らすような者である。
Aracın basit yapısı kolaylıkla tamir ve bakımı yapılabilmesine imkân tanımaktadır.父親のおかげで車の簡単な修理も出来る。
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.日本は6,852の島で構成される島国である。
Yazıları anlatım bakımından oldukça ağdalıdır.これらは記述がより複雑である。
Sesi ve görünüşü bakımından eşsizdir.外見と声が一致していないらしい。
Fakat arka dikiş çalışma tarzı bakımından farklıdır.但しバックパックの形状が異なる。
Tüm ekipmanlar düzenli bir şekilde muayene edilir ve düzenli olarak ekipmanların bakımı yapılır.設備は自動化・無人化されており、定期的に点検を行っている。
Büyüklüğü ve benzerlik bakımından halk arasında "Tatlı Su Köpekbalığı" olarak da anılır.その頭の切れ味と、鋭い性格から人呼んで“カミソリ半蔵”と呼ばれている。
Bölge, bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir.そうじゃない センターは牧野真莉愛。
Ayrıca Asker sayısı bakımından Dünya'da 4.büyük güçtür.航空機数では世界4位の規模の空軍である。
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.养兽,以宴乐视之。
Virginia'nın bakımını 25 yaşındaki Marie Louise Shew üstlendi.弗吉尼亚还受到过25岁的玛丽·路易斯·肖的照料。
Bu nedenle yağış, (böylelikle oluşturabileceği buzullar) O16 bakımından zenginleşir.《雨 ~The Rain~》(雨 ~The Rain~):十八禁遊戲。
Üniversite 2007 yılında, RSVP dergisince bir spor mekanını en yaratıcı kullanım bakımından ödül verilmiştir.因此,光明球場於2007年被RSVP雜誌選為最創造性地使用體育場館獎。
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.米骚动是日本现代历史上影响范围、组织规模和暴力程度空前的一次暴动。
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.又觀十種大地之法。
1591'de babası öldü ve kardeşi Michelagnolo'nun bakımı Galileo'ya düştü.1591年他父亲去世,小弟弟迈克安格诺鲁托付给他照看。
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.特内里费岛划分为31个市镇。
29 Mayıs'tan sonra Heydrich, tamamen SS doktorlarının bakımına devam ediyordu.29日後,黨衛隊的醫師團完全接管了海德里希的治療。
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.當中護腳背較不常用。
Yemekler bakımından ise öz Karadeniz yemekleri mevcuttur.血气食毛,咸受其赐。
Dil bakımından Servet-i Fünûn’un devamıdır.Ӯ, ӯ,用於塔吉克語的西里爾字母。
Faydacı: Zaman, para, ve kaynaklar bakımından bütün yatırımlardan getiri elde etmeye duyulan tutku.后重賜恩典,移住襄州,授太子率府率,給予祿錢。
Frédéric Boisseau, 42, Sodexo aletinin bakımı için oradaydı, lobide öldürüldü.遇害 弗雷德里克·巴素爾(Frédéric Boisseau),42岁,索迪斯建筑工人,在大堂中被射殺。
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.胺基酸在形成不同的二級結構上有著不同的能力。
Hem erkek hem de dişi kuş yavruların bakımı ile ilgilenir.雄鳥及雌鳥都會照顧雛鳥。
Köy arazi bakımından da büyüktür.,并且远远优于农村。
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.對子女也是不聞不顧的放養主義。
İki film, senaryo bakımından birbirine çok benzerdir.两人的电影在风格上相差很大。
Bu paketi Norton Internet Security'den ayıran, dosya yedeklemesi ve PC bakımını içermesidir.该套装与Norton Internet Security的区别在于包含文件备份和PC维护功能。
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.對沒穿女裝的自己沒有信心。
Bu olay Avusturya’nın güçsüzlüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.这场战争证明了是奥地利的一次灾难。
Temel konuları, istihdam, sosyal refah ve kamu eğitimine yatırım, kamu güvenliği ve sağlık bakımıdır.其核心議題有就業;社會保險和福利;公共教育、公共安全與健保的投資。
Yıldıztepe yeryüzü şekilleri bakımında sadelik arz eder.在星神对待地球的态度中起到很大的正面作用。
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.降低血压可以显著减少现代医疗保健方面的费用。
Kuğu takımyıldızı görünüm bakımından Samanyolu üzerinde güneye doğru uçan bir kuşu andırır.整个标志也可以看作是一只头向西部飞翔的鸟。
Babalar ailenin geçimini sağlarken anneler çocukların bakımından sorumluydular.在成人年齡之前,父母對子女的行為負責。
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.現任太太為Bonnie 鄺淑嫻。
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.《世界人權宣言》主張:「人人生而自由,在尊嚴和權力上一律平等。
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.如更動過的設計較少,一般不會入選;若更動過的設計較多,一般都會入選。
Yavru bakımı vardır.相當熟悉於照顧小孩。
Bakımını amcası üstlendi.祖父張守益。
Bakımı kolay zannedilse de aslında oldukça özen isteyen bir iştir.有著非常害怕的眼神,其實她是真的需要幫助。
Tarım bakımından zengin bir mahalledir.是一个工业富裕的县。
Bu devletin halkı din bakımından da ikiye ayrılmıştı.至明治時期,百姓等信仰兩宗教。
Rusya; elçilik ve konsolosluklar bakımından dünyanın en büyük ağlarından birine sahiptir.俄羅斯聯邦大使館與任何國家的領事館的最大的聯絡之一。
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.事实上,它受到更多成年人的欢迎。

İlgili Sayfalar