bakıldı ile cümle

bakıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hľadiska nám iné siete môžu spôsobiť problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hlediska nám mohou jiné sítě způsobit problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z punktu widzenia praktyki, inne sieci mogłyby sprawiać nam kłopoty.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ma da un punto di vista pratico, altre reti potrebbero darci dei problemi.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Но с практической точки зрения другие сети могут доставить нам неприятности
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.自動車保険を選択するための ベイジアンネットワークで考えてみましょう
Amerika tarihinin geneline bakıldığında, hiçbir zaman ev fiyatları bu kadar hızlı bir artış göstermemiştir.Όταν για τόσα χρόνια στην Αμερική οι τιμές των σπιτιών δεν είχαν αυξηθεί ποτέ τόσο γρήγορα.
Amerika tarihinin geneline bakıldığında, hiçbir zaman ev fiyatları bu kadar hızlı bir artış göstermemiştir.上がった事はありません。特に幅広い経済で、
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Ale na poziomie całego kraju, ceny domów nie robią nic tylko rosną.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Ale v celostátním měřítku ceny vždy vzrůstají.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Maar landelijk doen huizenprijzen niets anders dan stijgen.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Mas na média do país, os preços da habitação continuariam a subir.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Pero a escala nacional, el precio de las viviendas no haría otra cosa que subir.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Αλλά σε εθνικό επίπεδο, οι τιμές των σπιτιών πάντα αυξάνονταν.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Але по всій країні, ціни не змінювались, але росли.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.Но в национален мащаб цените постоянно растяха.
Ancak dediğim gibi, ülke genelinde bakıldığında ev fiyatları her zaman bir artış sergiler.そして、大恐慌以来、
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.De vlag dekt de lading niet.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Ele não faz o que promete na embalagem.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Er tut nicht das, was auf der Dose draufsteht.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Il ne fait pas vraiment ce qui est sur le papier.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.그것이 실제로 말처럼 그리 쉬운 것은 아닙니다.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Merk ini tidak benar-benar membuktikan apa yang tertulis di kemasannya memang benar.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Non mantiene ciò che promette sulla confezione.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.No ofrece lo que pone en la lata.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Nu respectă ce scrie pe etichetă.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.Wcale nie jest tak jak oni wierzą.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.То, что внутри банки, не соответствует тому, что на ней написано.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.הוא לא עושה את מה שכתוב על הפחית.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.إنه ليس كما يروّج عنه.
Aslına bakıldığında vaat ettiklerini de yerine getirmez.天国でいい思いができるわけでもありません
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Dejansko so živeli v prototipu modernega industrijskega velemesta s srednjeveško infrastrukturo.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Eigenlijk was het een soort moderne industriële wereldstad met een 16e-eeuwse infrastructuur.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Erau de fapt un oraş trăind un fel de metropolă industrială cu o infrastructură publică elizabetană.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.시민들은 산업화한 근대식 대도시 생활을 엘리자베스 시대의 공공 기반시설 안에서 하고 있었습니다.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.London pada dasarnya adalah kota industri metropolis modern dengan sarana umum zaman kuno.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Sostanzialmente era una metropoli industriale moderna con un'infrastruttura pubblica Elisabettiana.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Volt egy város, ami egy modern ipari jellegű nagyváros életét élte egy Erzsébet-kori infrastruktúrával.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Η πόλη είχε τη μορφή μιας σύγχρονης βιομηχανικής μητρόπολης αλλά ελισαβετιανές δημόσιες υποδομές.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Това е бил град, живеещ с модерен вид индустриален метрополис с елизабетинска обществена инфраструктура.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Это был, по сути, город современного индустриального типа с общественной инфраструктурой Елизаветинской эпохи.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.ובאמצע שנות ה-50 ההן זה היה במובנים רבים אסון גמור.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.今日の様な工業都市機能の下暮らしていました 例えば地下には皆さんの気分を少し害すような
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Bylo to logisticky náročné.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Było to logistycznie trudne.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Công tác chuẩn bị khá khó khăn.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Das war ein logistisches Problem.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Dat was logistiek moeilijk.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Era logisticamente difficile.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Fue un reto a nivel logístico.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.이것은 물질적인 면에서 힘든 일이었습니다.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Logistic, a fost dificil.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Maintenant, c'était difficile sur le plan logistique.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Secara logistik itu memang sulit.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Τώρα, αυτό ήταν υλικοτεχνικά δύσκολο.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Організувати це було складно.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Това е логистично трудно.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.Это было трудно организовать.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.זה היה קשה מבחינה לוגיסטית.
Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.كان الامر من الناحية المنطقية صعبا

İlgili Sayfalar