Ana içeriğe geç
Sözlük

bakı ile cümle

bakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yapacak bir şeyiniz yoksa, odanızın tavanına bakın.If you don't have anything to do, look at the ceiling of your room.
Kendinize iyi bakın.Take good care of yourself.
Senin katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that you will join.
Neye bakıyorsun?What are you looking at?
Bir bakıma haklısın.You are right in a way.
Evin hangi yöne bakıyor?What direction does your house face?
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.Judging from the look of the sky, it will be fine tomorrow.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa her an yağmur yağabilir.Judging from the look of the sky, it may rain at any moment.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın kar yağabilir.Judging from the look of the sky, we may have snow tomorrow.
Gökyüzünün görüntüsüne bakılırsa kar yağacak.Judging from the look of the sky, it is going to snow.
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it will rain soon.
Gökyüzünden bakıldığında, köprü daha güzel görünür.Seen from the sky, the bridge appears more beautiful.
Gökyüzünden bakıldığında, nehir kocaman bir yılan gibi görünüyordu.Seen from the sky, the river looked like a huge snake.
Gökyüzünden bakıldığında ada çok güzeldi.Seen from the sky, the island was very beautiful.
Bankadaki bakiye 2 milyon yende duruyor.The balance at the bank stands at two million yen.
Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.From an objective viewpoint, his argument was far from rational.
Bakım onun görünüşünü on yaş büyük yaptı.Care has made her look ten years older.
Bakım onu çabuk yaşlandırdı.Care aged him quickly.
Bakım hayatta olmak anlamına gelir.Caring means being alive.
Eğlenmenize bakın.Have fun.
Keyfinize bakın.Enjoy yourself!
Her bakımdan Japonlar tutucudur.On the whole, the Japanese are conservative.
Görünüşe bakıp aldanmayın.Don't be deceived by appearances.
Resme bakın.Look at the picture.
Rahatınıza bakın.Make yourselves comfortable.
Biz ona liderimiz olarak bakıyoruz.We look up to him as our leader.
Duruma ciddi olarak bakıyoruz.We regard the situation as serious.
Bilim adamları keşfe önemli gözüyle bakıyor.Scientists regard the discovery as important.
Aşağıya bakın.See below.
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from a distance, it looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.Seen from a distance, the big rock looks like an old castle.
Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, the stone looks like a human face.
Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağı gibi görünüyor.Seen from a distance, this mountain looks like Mt. Fuji.
Uzaktan bakınca bu dağ Fuji dağına benziyor.Seen from a distance, this mountain looks like Mt. Fuji.
Bir uzay gemisinden bakıldığında dünya mavi görünür.Seen from a spacecraft, the earth looks blue.
Uzaydan bakınca, dünya çok güzeldir.Seen from space, the earth is very beautiful.
Bir bakışta, çocuğun aç olduğunu anladı.At a glance, he knew that the child was hungry.
İlk bakışta Bay Jones'u tanıdım.I recognized Mr Jones at first glance.
Parti kötü havaya bakılmaksızın düzenlendi.The party set out regardless of the bad weather.
Dış görünüşe bakılırsa, hiçbir şey daha makul olamazdı.Nothing could be more reasonable, on the face of it.
İlk bakışta, o nazik ve kibar görünüyordu.At first sight, he seemed kind and gentle.
Biz konuyu eğitimsel bir bakış açısından tartıştık.We discussed the matter from an educational point of view.
Çiçeğe bakıyorum.I'm looking at the flower.
Katılacağına kesin gözüyle bakıyordum.I took it for granted that you would join.
Herhangi bir sorununuz varsa Kullanıcı Kılavuzu'na bakın.Refer to the Users' Guide if you have any problems.
Etrafıma biraz daha bakınmayı düşünüyorum.I think I'll look around a little more.
Dosdoğru bakın.Look straight ahead.
Bir bakıma onu seviyorum.I sort of like him.
Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Otel göle bakıyor.The hotel fronts the lake.
Onun Shibuya bakışını yakaladım.I caught sight of her at Shibuya.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.Paris is the center of the world, in a way.
Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.Nick looks down on anyone who comes from a rural area.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Bir bakışta yanlış bir şey olduğunu söyleyebildim.I could tell at a glance that something was wrong.
Görünüşe bakılırsa, o sağlıklıdır.To all appearances, she is healthy.
Görünüşe bakılırsa, onlar mutlu bir çift.To all appearances, they are a happy couple.
Görünüşe bakılırsa, onlar sıkı çalışmıyor.To all appearance, they don't study hard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod