Ana içeriğe geç
Sözlük

bak bak ile cümle

bak bak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdi kendime bakabiliyorum.Now I can look after myself.
Meg bile bana bakmadı.Meg didn't even look at me.
Mary neredeyse bana bakacak gibi görünmüyor, değil mi.Mary scarcely seems to care for me, does she?
Mary şaşkınlıkla ona baktı.Mary stared back at him in surprise.
Mary aynada kendine baktı.Mary looked at herself in the mirror.
Mary ve kız kardeşi, hasta annelerine nöbetleşe baktılar.Mary and her sister took turns at looking after their sick mother.
Dosdoğru bakın.Look straight ahead.
Max konuştuğu her zaman aynaya baktı.Max looked into the mirror all the time he was talking.
Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.To begin with, the funds are not sufficient for running a grocery store.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Bir bakıma onu seviyorum.I sort of like him.
Boş boş uzaklara bakmayın; sadece ne yaptığınıza dikkat edin.Don't look away idly; just pay attention to what you're doing.
"Bak." dedi."Look," she said.
Bak, annen buraya geliyor.Look, here comes your mother.
Bak, tren buraya geliyor.Look, here comes your train.
Bak! Mutfakta bir kedi var.Look! There's a cat in the kitchen.
Bak! o ağaçta bir kuş var.Look! There's a bird in that tree.
Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Bob cumartesi günü bakkalda bir kâtip olarak çalıştı.Bob worked as a clerk in the grocery store on Saturday.
Bob yüzüme baktı.Bob stared me in the face.
Bob Tilkiye evde bakmak istedi.Bob wanted to keep the fox at home.
Otel göle bakıyor.The hotel fronts the lake.
Onun Shibuya bakışını yakaladım.I caught sight of her at Shibuya.
Çocuk bakıcısı bebeği şarkı söyleyerek uyutmaya çalıştı.The babysitter tried to sing the baby to sleep.
Sayfanın üst kısmındaki resme bak.Look at the picture at the top of the page.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.
Bakers'ların nehrin yukarısında bir çiftlikleri var.The Bakers have a farm up the river.
Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.Paris is the center of the world, in a way.
Kasırganın kurbanları üç gündür gıdanın tadına bakmadı.The victims of the hurricane have not tasted food for three days.
Pasaportunuza bakabilir miyim?May I look at your passport?
Pastör bakteri ile deney yaptı.Pasteur experimented with bacteria.
Bakteriler alkolde üremeyecekler.Bacteria will not breed in alcohol.
Notlarına bakmama izin verir misin?Could you let me see your notes?
Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.Nick looks down on anyone who comes from a rural area.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Resme niçin bakmadın?Why didn't you look at the picture?
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.Tom laid the book aside and looked up.
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.Tom looked at the tall man suspiciously.
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.Tom is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom takes good care of the birds.
Tom arabaya yakından bakmak için durdu.Tom stopped to take a close look at the car.
Hangi sözlüğe baktın?Which dictionary did you refer to?
Tony kirli eski ayakkabılarına baktı.Tony looked down at his dirty old shoes.
Bil bakalım neredeydim?Guess where I've been.
Herhangi bir yerde caddeyi geçmeden önce iki yöne bakmak iyi bir kuraldır.It's a good rule to look both ways before you cross the street anywhere.
Bir bakışta yanlış bir şey olduğunu söyleyebildim.I could tell at a glance that something was wrong.
Görünüşe bakılırsa, o sağlıklıdır.To all appearances, she is healthy.
Görünüşe bakılırsa, onlar mutlu bir çift.To all appearances, they are a happy couple.
Görünüşe bakılırsa, onlar sıkı çalışmıyor.To all appearance, they don't study hard.
Görünüşe bakılırsa, onların eylemleri işe yaramadı.To all appearances, their actions haven't borne fruit.
Lütfen kendine iyi bak.Please take good care of yourself.
Lütfen rahatına bak.Please help yourself.
Rahatına bak.Make yourself comfortable.
İnsanların bana niçin baktıklarını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
İnsanların neden bana dik dik baktığını merak ettim.I wondered why people were staring at me.
TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
O zaman kedinize kim bakacak?Who will take care of your cat then?
Bir bakalım iyi anlamış mıyım.Let's see if I've got that right.
Senin bizimle geleceğine kesin gözüyle baktım.I took it for granted that you would come with us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod