Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Không nên bàn việc cho con bú ở đây.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.모유수유는 안했지만 말이죠.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Lasst uns nicht über's Stillen reden.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Mejor ni hablamos de la lactancia.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Ne is beszéljünk a szoptatásról.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Ne parlons pas d'allaitement.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Nie mówmy lepiej o karmieniu piersią.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Non parliamo dell'allattamento al seno.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Over borstvoeding zullen we maar zwijgen.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Prefer să nu vorbim despre alăptare.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Ας μη μιλήσουμε για θηλασμό.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.Но нека не говорим за кърмене.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.בואו לא נדבר על הנקה.
Ama emzirmekten bahsetmeyelim.دعونا لانتحدث عن الرضاعة الطبيعية.
Ama hiç bahsetmediğimiz ya da çok az bahsettiğimiz bir konu var.Jest wartość i znaczenie relacji między ludźmi.
Ama hiç bahsetmediğimiz ya da çok az bahsettiğimiz bir konu var.Nhưng có một điều chúng tôi chưa bao giờ thảo luận hoặc hiếm khi thảo luận
Ama hiç bahsetmediğimiz ya da çok az bahsettiğimiz bir konu var.או מדברים עליהם לעתים רחוקות מאוד,
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.Jednak nigdy, albo bardzo rzadko, porusza się kwestię wagi związków międzyludzkich, relacji.
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.하지만 우리가 전혀 언급하지 않거나 잘 거론하지 않는 한 가지가 바로 인맥 형성과 관계의
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.אבל אחד הדברים שמעולם לא דנו בהם או שאנחנו דנים בהם לעיתים רחוקות הוא הערך והחשיבות של חיבור אנושי,
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.ولكن واحد من الأشياء التي لا نناقشها أو نادراً ما نناقشها هو أهمية وقيمة التواصل الإنساني،
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.但有件事我哋從來都無討論過 或者咁講,有件事我哋好少提起嘅 就係人與人之間關係嘅價值同重要
Ama hiç bahsetmediğimiz, ya da çok az bahsettiğimiz mesele insani bağlara, ilişkilere verilen değer ve önem.見落とされていることの一つが 人と人とのつながり 人間関係の価値と重要性です 人と人とのつながり 人間関係の価値と重要性です
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Altså, jeg burde fortælle jer om Højesteretten først.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Ar trebui sa va spun intai despre Curtea Suprema.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Beh, dovrei raccontarvi prima della Corte Suprema.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Bueno, primero debería decirles la decisión de la Corte Suprema.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Goed, eerst iets over het Hooggerechtshof.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Gut, ich sollte Ihnen zuerst von dem Obersten Gericht erzählen.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.좋아요, 우선 연방대법원의 판결을 말씀드려야 겠네요.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Mas, primeiro, tenho que vos falar do Supremo Tribunal.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Nos, először is mesélnem kéne a Legfelsőbb Bíróságról.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Seharusnya, saya membahas tentang Mahkamah Agung terlebih dahulu.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Tôi nên kể cho các bạn về Tòa án tối cao trước.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Μάλλον, πρέπει πρώτα να σας πω, για το Ανώτατο Δικαστήριο.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Ах да, сначала я должен рассказать про Верховный Суд.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.Е, първо трябва да ви кажа за Върховния съд.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.ובכן, כדי שאספר לכם תחילה על בית המשפט העליון.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.حسناً، ينبغي أن أخبركم عن المحكمة العليا في البداية.
Ama önce size Yüksek Mahkemeden bahsetmem lazım.最高裁は
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Aber dann müssen wir wieder über Wohlbefinden in einem größeren Kontext reden.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale musimy mówić o szczęściu ludzkości w szerszym kontekście.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale pak musíme mluvit o blahobytu v širším kontextu.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.De, ismétlem, a jólétről nagyobb összefüggésben kell beszélnünk.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Însă, din nou, trebuie să ne gândim la bunăstare într-un context mai larg.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.하지만 , 그렇다면 우리는 더욱 넓은 의미에서의 복지에 대해 이야기해야만 합니다.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Maar we moeten het dan hebben over welzijn in een grotere context.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ma di nuovo, dobbiamo parlare del benessere in un contesto più grande.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mais encore une fois, nous devons parler du bien-être dans un plus grand contexte.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mas repito, temos de falar sobre o bem-estar num contexto mais alargado.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mutta taaskin, meidän tulee puhua hyvinvoinnista laajemmassa yhteydessä.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Nhưng một lần nữa, chúng ta phải nói về hạnh phúc ở một tầm lớn hơn.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Pero, de nuevo, luego tenemos que hablar de bienestar en un contexto más grande.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Potom by sme však opäť mali hovoriť o blahu v širšom kontexte.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Αλλά και πάλι, έπειτα θα πρέπει να μιλήσουμε για την ευημερία σε μεγαλύτερο πλαίσιο.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Но отново, тогава ще трябва да говорим за добруване в по-широк контекст.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.אבל שוב, אז נצטרך לדבר על רווחת האדם בהקשר רחב יותר.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.ولكن مرة اخرى .. نحن نتحدث عن الوجود الانساني بنطاقه الشاسع
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.範囲を広げて話さなくてはいけません 皆が関わるべきことであって
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu. Annem, "Misariflerin önünde bundan bahsetme" dedi.Şi mama mea a spus, "Nu vorbi despre asta în faţa musafirilor."