Affedersin, bundan bahsetmeliydim.OK, Entschuldigung, mein - ich hätte das erwähnen sollen, ja.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.OK, pardon -- J'aurais dû le préciser.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.Powinienem był uprzedzić.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.Да, извините, я должен был раньше об этом сказать.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.Така, извинете, аз... трябваше да го спомена, да.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.טוב, סליחה, אני הייתי צריך להזכיר את זה, כן.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.حسنا, اسف,كان يتوجب علي ذكر ذلك مسبقا.
Affedersin, bundan bahsetmeliydim.でも安心して
"ahlaki hayal gücü" diye adlandırdığı bir düşünceden bahsetmeye başlıyor.어떠한 관념에 대해 이야기하기 시작하는데, 그는 그것을, "도덕적인 상상." 이라고 부릅니다.
"ahlaki hayal gücü" diye adlandırdığı bir düşünceden bahsetmeye başlıyor.הוא מתחיל לדבר על הרעיון אותו הוא מכנה "דמיון מוסרי."
"ahlaki hayal gücü" diye adlandırdığı bir düşünceden bahsetmeye başlıyor.يتحدث فيها عن مفهوم يسميه " المخيلة الاخلاقية "
"ahlaki hayal gücü" diye adlandırdığı bir düşünceden bahsetmeye başlıyor.彼は「道徳的な想像力」と呼ぶ 概念について語り始めます 大体の解釈ですが これがその内容です
Aile iş nedir? O size bahsetmedi?Nikdy zmínil, že na vás?
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.지적 창조의 과정으로 설명 될 수 없습니다
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.חייב להיות עיצובים תבוניים, לא עיצוב תבוני.
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.إذا تحتاج لأن تكون تصاميم ذكية وليس تصميما ذكيا
"akıllı tasarımlar" dan bahsetmek zorunda kalırsınız.そう考えなくてもいい。 前回の動画で伝えたかったポイントは
(Alkışlar) Hızlıca birkaç gerçekten bahsetmek istiyorum.短い説明でしたが
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Anh có thể vui lòng không nói về ẩn ý được không?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Bisa tidak Anda tak membahas makna terselubung?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Czy łaskawie mógłbyś przestać mówić o podtekście?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Gentilmente potresti evitare di parlare di messaggi impliciti?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."서브텍스트에 대해서 이야기하지 말아주시면 안되나요?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."¿Podrías amablemente no hablar de subtexto?" "Porque nadie va a darte una película si hablas de subtexto.
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Por favor, não fale do subtexto." E eu:
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Sunteţi amabil să nu mai vorbiţi de subtext?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Vil du venligst undlade at tale om undertoner?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Voudrais-tu avoir la gentillesse de ne pas parler du sous-texte ?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Wil je alsjeblieft niet over subtekst praten?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Würdest du bitte nicht über den Subtext reden?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Θα μπορούσες να μη μιλάς για το λανθάνον νόημα;"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Би ли бил така добър да не говориш за субтекст?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Ты не мог бы воздержаться от разговоров о подтексте?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."Чи не міг би ти припинити розмову про підтекст?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi."האם תואיל בטובך לא לדבר על משמעות חבויה?"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi.ويقول"هلا توقفت عن الحديث عن النص الباطن؟"
"Altmetinden bahsetmemeni rica edebilir miyim?" dedi.なぜかと聞くと 「サブテキストなんて言ったら-
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Als chemicus hou ik me liever niet bezig met algemeenheden. Ik wil nadenken over de bijzonderheden.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Có lẽ, với tư cách là nhà hóa học, tôi muốn tránh dùng thuật ngữ chung chung; tôi muốn nghĩ về từ cụ thể.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Du point de vue d'un chimiste, je veux m'éloigner des termes trop généraux, je veux entrer dans les détails.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Forse, in quanto chimico, voglio stare lontano dai termini generali, voglio pensare ai dettagli.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.아마도, 화학자인 저는, 일반적 용어에서 벗어나는 것을 유지하고 싶습니다 저는 특정한 것들에 대해 생각해 보고 싶습니다
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Na przykład ja, jako chemik, chcę się trzymać z dala od ogólników; interesują mnie konkrety.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Talvez para mim enquanto químico eu quero manter afastados termos gerais; quero pensar especificamente.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Tal vez yo, como químico, quiero mantenerme alejado de los términos generales; quiero pensar en los detalles.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Třeba, pro mě jako chemika, nechci se pouštět do obecným pojmů; chci se zamyslet nad specifiky.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Εγώ, σαν χημικός, θέλω να κρατήσω μια απόσταση από τους γενικούς όρους θέλω να σκέπτομαι συγκριμένα.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Мабуть, будучи хіміком, я утримаюсь від узагальнень; хочу подумати про щось конкретне.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Наверное, я, как химик, я воздержусь от общих высказываний, я хочу подумать о специфике.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.Но може би, за мен като химик, искам да стоя настрана от всеобщите термини, искам да мисля за детайлите.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.אולי בשבילי בתור כימאי, אני רוצה לשמור מרחק ממונחים כלליים; אני רוצה לחשוב על דברים פרטניים.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.لأنه بالنسبة لى كـ كيميائى، أريد دائما أن أتجنب المصطلحات العامة المبهمة، أريد التفكير فى الأمور المحددة.
Ama belki, kimyager olarak genel koşullardan bahsetmeyeceğim; özgül noktaları değerlendirmek istiyorum.一般的な話は止めて 具体的な話をしましょう これが生命の定義にどう影響するか?
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Aber ich werde das jetzt nicht thematisieren.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Ale nie o tym będę mówił.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Ale o tom nejdem hovoriť.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Dar nu voi vorbi despre asta.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Én azonban nem erről fogok beszélni.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.En kuitenkaan puhu nyt niistä.
Ama ben bunlardan bahsetmeyeceğim.하지만 그 이야기는 하지 않겠습니다.