bahsediyor ile cümle
bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.Pisze ona o „zatruciu wodnym” związanym z latającymi owadami.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Mówię NIE wypełniaczom albumu.
Robert de Borron'un şiiri Graal'ın ilk zamanlarından bahsediyordu.Robert de Boron jako pierwszy powiązał Graala z Jezusem.
Thug Life : 2 From The Crew grubu kendilerini ‘Eşkiya’ olarak nitelendirip ‘Thug Life’dan bahsediyorlardı.Thug Life: Volume 1 – album zespołu Thug Life, którego założycielem był 2Pac.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Denna fras beskriver att sjukdomen orsakas av ond ande.
(Saatten bahsediyor.Tiden är en klocka.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Вони розмовляють про якусь жінку.
Kimden bahsediyorsun?Про кого ти говориш?
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.Kniha hovoří o „otravě z vody“, související s létajícím hmyzem.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Je to album nevydaných skladeb.
(Saatten bahsediyor.Sbírá hodinky.
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.În carte se vorbea despre "apă intoxicată" în legătură cu insecte zburătoare.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Această expresie se referă la boala cauzată de un spirit rău.
Osmanlı kaynakları ise daha geniş bir bölgeyi içine alarak toplam 9.100 ölüden bahsediyor.O sursă daneză contemporană vorbește despre un total de 9.300 de morți.
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.A könyv egy „vízi méregről” beszél, aminek repülő rovarokhoz van köze.
Şarkı sözleri bir insanın saç modelinin onun özgürlüklerini ifade ediş biçimi olduğundan bahsediyor.A dal szövege szerint arról szól, hogy valaki számára a frizurája a szabadságának a végső kifejezése.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Ez a kifejezés azt jelenti, hogy a betegséget egy gonosz szellem okozza.
O'Leary burada "Lavender Menace" (Lavanta Tehdit)'ten bahsediyordu.O'Leary viittasi Lavender Menaceen.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Erään naisen elämä.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Se levytti yhden julkaisemattomaksi jääneen albumin.
"Lose Control" şarkısı cinsel bir fırsattan bahsediyor.Kappaleesta ”Lose Control” kuvattiin musiikkivideo.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Han gengiver en kvindes opfattelse.
O, Madonna'nın hit teklisi "This Used to Be My Playground" bahsediyor.Madonna spilte også inn en låt til filmen, «This Used to Be My Playground».
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Et kvinnehjertes historie.
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.Buku tersebut menceritakan tentang “racun air” yang berhubungan dengan serangga yang terbang.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Frasa ini menceritakan bahwa penyakit tersebut disebabkan oleh arwah jahat.
Şarkı sözleri bir insanın saç modelinin onun özgürlüklerini ifade ediş biçimi olduğundan bahsediyor.Lirik berbicara tentang menyemangati gaya rambut seseorang sebagai ekspresi utama mereka dalam kebebasan.
Herakleitos insan bilgisinin sınırlı olduğundan bahsediyor.Kemudian Alkmeon juga menyatakan bahwa pengetahuan manusia amat terbatas.
Bolşevik hareket, başlarda seyahat özgürlüğünden bahsediyordu.Bolshevik awalnya mengadakan demonstrasi damai.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.Saya sedang berbicara tentang NO pengisi album.
"Lose Control" şarkısı cinsel bir fırsattan bahsediyor.Lagu "Bad Blood" adalah lagu bergenre Pop.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Phụ nữ cuộc sống.
Siz bir çeşit yıldızsı olmayan hiç kimsenin daha önce görmediği objelerden bahsediyorsunuz.Các bạn đã xây nên những thành phố chưa ai từng biết đến trước kia.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.自らの主だった一人の女性の物語を。
O, Madonna'nın hit teklisi "This Used to Be My Playground" bahsediyor.主題歌の「This Used To Be My Playground」をマドンナが担当し、選手のひとりとして出演もしている。
Bir kadının hayatından bahsediyordu.有實為女性的說法。
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.报告称此症有精神病的共病。
Ondan 'Yahudi Zablon' diye bahsediyorlar.히틀러는 그들이 "유태인의 볼셰비키"라고 언급했다.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.시중에 판매하지 않은 프로모션용 앨범도 있다.
Doldurma OLMAYAN bir albümden bahsediyorum.אני מדבר על אלבום ללא שירים שנועדו למלא מקום.
Yorumcular Renoir’dan övgüyle bahsediyorlardı.המנייריסטים המוקדמים התנגדו למוסכמות של שיא הרנסאנס.
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.В книгата се споменава за „водна отрова“, която се свързва с летящи насекоми.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Тази фраза говори за болестта, причинена от зъл дух.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Riječ je o gđici.
İdris Şah ve her şeyi tepetaklak etme kapasitesinden bahsediyorum.Posvećenen je igranju i raspravljanju o šahu i šahovskim inačicama.
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Daug dėmesio skiriama moters gyvenimui.
Ondan 'Yahudi Zablon' diye bahsediyorlar.Vapi kohale on kirjutatud "Jüri Gümnaasium".
Bir kadının hayatından bahsediyordu.Vari öeldi olevat naise hing.
10 Yuan eşittir 1 USD. Ve her 'Dolar' dediğimde, Amerikan Dolarından bahsediyorum. .10 quan= 1 Đô la Mỹ
10 Yuan eşittir 1 USD. Ve her 'Dolar' dediğimde, Amerikan Dolarından bahsediyorum. .10 yuan setara dengan 1 dolar. dalam video ini, "dolar" yang saya maksudkan adalah dolar AS
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.약 15,000줄의 코드에 대해서 말씀드리고 있는 것입니다.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Chúng tôi đang nói về -- khoảng 15.000 dòng lệnh.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Estamos a falar de cerca - cerca de 15.000 linhas de código.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Estamos hablando de alrededor de 15 mil líneas de código.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Kita sedang membicarakan -- sekitar 15.000-an baris kode.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Mi most körülbelül 15.000 programsorról beszélünk.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Mówimy tu o -- około 15 000 wersów kodu.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Nous parlons de -- environ 15000 lignes de code.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Stiamo parlando di -- circa 15 mila linee di codice.
15 bin satırlık bir kaynak kodundan bahsediyoruz.Vi talar om -- i runda slängar 15.000 rader kod.