bahsediyor ile cümle

bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
- Delikte patlatacaktık. - Neden bahsediyorsun? - Delik mi?- Puneţi-vă căştile, acum!
- Delikte patlatacaktık. - Neden bahsediyorsun? - Delik mi?- Zonder schacht?
- Delikte patlatacaktık. - Neden bahsediyorsun?- Wrzucimy ją do tej dziury.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Adică, vorbim despre o perspectivă neobișnuită.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Ik bedoel: onverwacht perspectief...
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Je veux dire, on parle de perspective inhabituelle.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.말인즉, 조금 독특한 관점에서 볼 때 말입니다.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Oczywiście mówimy o niezwykłej perspektywie.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Quiero decir que hablamos de perspectivas inusuales.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Искам да кажа, става дума за необичайна перспектива.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.Я имею в виду необычную перспективу.
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.אנו מדברים על נקודות מבט בלתי רגילות,
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.يعني .., نتحدث عن آفاق غير عادية
Demek istediğim, olağandışı perspektiften bahsediyoruz.狭く 曲がりくねった小道が
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.Ten úhel θ, který jsme už počítali, ale jiným způsobem.
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.Ten uhol théta, ktorý sme už počítali, ale iným spôsobom.
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.Theta, wat we al eerder hebben uitgerekend in deze video.
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.(Насправді, ми вже знайшли його)
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.Тета, който вече намерихме по-рано в това видео.
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.Тета, что мы уже выяснили, ранее в этом видео
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.ثيتا التي اوجدناها مؤخراً في هذا العرض
Demin bulduğumuz tetadan bahsediyorum.ここが 58° です
Demokrasiye gecisin zorlugudur. Yayinlamadan once... ozel mulkiyet haklarini korumaktan bahsediyorum.là khá khó để quá độ đi lên chế độ dân chủ trước khi bạn thành lập quyền bảo vệ tài sản.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.이중가닥이라는 표현도 편하게 ds로 나타내겠습니다
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Jeśli mówi się o dwuniciowym DNA, to na początku można zapisać "ds" (double stranded).
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.On va dire qu'on parle d'ADN double brin, On mettra alors 'ds' devant (double-strand)
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Pokud se mluví o dvouvláknové, pak se na začátku píše "DS".
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Sagen wir, sie sprechen über doppelsträngige DNA, dann schreiben sie ds davor.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Vamos dizer que eles estão falando sobre o DNA duplo, eles vão colocar um ds em frente do mesmo.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.Коли мається на увазі двоспіральна ДНК, пишеться "ds" на початку.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.לפעמים משתמשים בקיצור ח"ס כשרוצים לכתוב חד-סלילי.
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.لشريطين، مثل الـ "دي إن أيه" نضع هذه الحروف
Diyelim ki çift sarmal bir DNA'dan bahsediyoruz, önüne bir "ds" koyulur.彼らはそれの前に ds を出してあげます。 しかし、一般的な考え--やウイルスのすべての来ることができます。
Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktık -El exterior termina siendo más positiva, y vamos a hablar de eso. ~Pausa~
Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktıkLuar akhirnya menjadi lebih positif, dan kita akan berbicara tentang mengapa.
- Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktıkO lado de fora acaba sendo mais positivo, e nós vamos falar por quê.
- Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktıkVnější část končí jako více pozitivní a teď budeme mluvit o tom proč.
Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktıkZewnętrzna strona błony komórkowej jest bardziej dodatnia niż wewnętrzna. Zaraz wyjaśnię dlaczego.
Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktık -Ще разгледам мембраната.
Dışarısı daha fazla pozitif yüke sahip olamayacaktı biz de bunun nedeninden bahsediyor olacaktıkوبذلك يصبح خارج الخليه موجبا اكثر, سوف نتحث لماذا
Dolayısıyla özel bir cisimden bahsediyoruz.Genstanden accelererer ikke, for der er ingen kræfter, som påvirker den i det ydre rum.
Dolayısıyla özel bir cisimden bahsediyoruz.어떤 특정한 물체가 이동한 거리는 그 물체가 이동한 시간의 양에 정비례합니다
Dolayısıyla özel bir cisimden bahsediyoruz.Сигурно става въпрос за определен предмет.
Dolayısıyla, zekadan bahsettiğimizde esasen neden bahsediyoruz?Also was meinst du wirklich, wenn du über Intelligenz sprichst?
Dolayısıyla, zekadan bahsettiğimizde esasen neden bahsediyoruz?Asa ca atunci cand vorbiti despre inteligenta, despre ce vorbiti de fapt?
Dolayısıyla, zekadan bahsettiğimizde esasen neden bahsediyoruz?Portanto, quando você falar de inteligência, do que é que está a falar?
Dolayısıyla, zekadan bahsettiğimizde esasen neden bahsediyoruz?Та като говорим за интелигентност, какво точно разбирате?
Dolayısıyla, zekadan bahsettiğimizde esasen neden bahsediyoruz?それは、一種の過程についての話である。 知性ある人であれば、
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Dr. Mullis mówił o swoich eksperymentach, doszedłem do wnosku, że sam prawie zostałem naukowcem.
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Mullis 박사가 했던 실험에 대한 강연을 듣고보니
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.Доктор Муллис говорил о своих экспериментах, и я осознал, что почти стал учёным.
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.דר' מוליס דיבר על הניסויים שלו,
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.كان الدكتور موليس يتحدث عن تجاربه
Dr. Mullis yaptığı deneylerden bahsediyordu ve az daha bilimadamı olacağımı hatırladım.僕は思い出したんだ 一度 科学者になろうとした事がある
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum."Der Wüstenplanet", "Lawrence von Arabien", "Sein Name war Pferd" und sogar "Ferngully" und "Pocahontas".
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum."Diuna", "Lawrence z Arabii", "Człowiek Zwany Koniem" a nawet "Dolina paproci" i "Pocahontas".
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum.Duna, Lawrence z Arábie, Muž, kterému říkali Kůň a dokonce i Ferngully a Pocahontas.
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum."Dune", "Lawrence al arabiei", "Un om numit cal" şi chiar "Fern Gully" şi "Pocahontas".
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum.Dune, Lawrence d'Arabia, Un uomo chiamato cavallo e perfino Ferngully e Pocahontas.
Dune'dan, Arabistanlı Lawrence'dan, Vahşi Kahraman'dan ve hatta Ferngully'den ve Pocahontas'dan bahsediyorum."Dune", "Lawrence d'Arabie", "Un homme nommé cheval", et même les aventures de Zak et Crysta et Pocahontas.

İlgili Sayfalar