bahsediyor ile cümle

bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Természetesen én most itt az apai tapasztalatokról beszélek.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Và tôi nghĩ rằng tôi đang nói về kinh nghiệm của người làm cha.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Y, obviamente, creo que estoy hablando de la experiencia del padre.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Πιστεύω ότι αναφέρομαι ξεκάθαρα στην πατρική εμπειρία.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.И мисля, аз говоря очевидно тук за преживяването на бащата.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Я вважаю, що говорю зараз, очевидно, з досвіду батька.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.Я полагаю, что говорю сейчас с точки зрения своего отцовского опыта.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.ואני חושב שאני מדבר כאן בבירור על החוויה האבהית.
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.وانا اتحدث هنا بصورة واضحة عن تجربة الآباء
Bu noktada babanın deneyiminden bahsediyorum, sanırım.思うにおそらく多くの男性が 多かれ少なかれ
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Când bărbații zic asta, de obicei e vorba de ceva ce oricum n-ar fi trebuit să facă.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Cuando los hombres lo dicen, es usualmente sobre algo que no deberían hacer.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.남자가 이런 말을 할 때는 대부분 애초에 하면 안 되는 것일 때가 많습니다.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Lorsque les hommes le disent, c'est souvent pour quelque chose qu'ils ne devraient pas faire de toute façon.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.När män säger detta, är det oftast om något de inte borde göra i alla fall.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Wenn Männer das sagen, geht es normalerweise um etwas, das sie ohnehin nicht tun sollten.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Мужчины так говорят о поступках, которые они не должны совершать в принципе.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.إذا كان الرجال يقولون ذلك فهذا يعني أنهم فعلوا شيئاً لم يجب عليهم فعله بالإصل.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.それは元々すべきじゃない事を 指している場合が多い (笑)
Bunun için özür dilerim. Kuzey Vietnamdan bahsediyoruz.Я вибачаюсь, ми говоримо про Пн.В'єтнам.
-burada 80 desibelden bahsediyorum- ve birden hava yaydığınız sinyalleri bozmaya başlar.지금 80dB을 약간 넘는 정도로 말하고 있는데요 - 공기층이 갑자기 여러분이 발생시키는 신호를 방해합니다.
-burada 80 desibelden bahsediyorum- ve birden hava yaydığınız sinyalleri bozmaya başlar.אני מדבר על קצת מעל 80 דציבל - ולפתע האוויר מתחיל לעוות את האות המתפשט.
-burada 80 desibelden bahsediyorum- ve birden hava yaydığınız sinyalleri bozmaya başlar.أنا أتحدث عن ما يزيد قليلا على 80 ديسيبل -- وفجأة يبدأ الهواء بتشويش الإشارات المرسلة لكم
-burada 80 desibelden bahsediyorum- ve birden hava yaydığınız sinyalleri bozmaya başlar.空気中を伝わる音の歪みが顕著なってきます。 なぜかと言うと、空気中の音速が一定ではないからです。そして結構遅い。
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.2本足ではなく もちろん8本足の寄生虫です 寄生スズメバチは
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aici vorbim de un parazit, nu un parazit cu două picioare, ci unul cu șase picioare, desigur.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aqui estamos a falar de um parasita — não é um parasita de duas pernas. mas um parasita de oito pernas, claro.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aquí estamos hablando de un parásito, no uno de 2 patas, sino uno de 6 patas, por supuesto.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Ceci est un parasite, pas à deux pattes, un parasite à six pattes, bien sur.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Her taler vi om en parasit -- ikke en tobenet parasit, men en ottebenet parasit, selvfølgelig.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Hier praten we over een parasiet, geen tweebenige parasiet, maar een zesbenige parasiet, natuurlijk.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.기생에 대해 얘기하는데 두 발 달린 기생(역주:사람, 즉 독재자)가 아니라 여섯 발 달린 기생 곤충을 말하는 것이죠.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Namun tentang parasit, bukan parasit berkaki dua, namun tentu saja parasit berkaki enam.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Ne o dvounohém parazitovi, ale o osminohém, samozřejmě.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Parliamo di un parassita, non quello a due zampe ma quello a sei, naturalmente.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Sie ist ein Parasit, kein zweibeiniger sondern ein sechsbeiniger.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Μιλάμε για παράσιτο, όχι δίποδο παράσιτο, αλλά εξάποδο παράσιτο, φυσικά.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Тук говорим за паразит, не двукрак паразит, а шесткрак, разбира се.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Я говорю о паразите, не двуногом паразите, а о шестиногом паразите, конечно.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.אלא על טפיל, לא טפיל דו-רגלי, אלא טפיל 6 רגלי, כמובן.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.نحن هنا نتكلم عن طفيلي, ليس ثنائي الارجل, بل سداسي الارجل, بالطبع.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun.En fait, tu partages un homme.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun.Je deelt een man.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun.Lo que dices es que compartes un hombre.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun. Mormon kadınları gibisin.O que queres dizer é que compartilhas um homem, és igual a uma mulher mórmon.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun. Mormon kadınları gibisin.ما تقولينه أنك تشاركين رجلاً أنت مثل زوجة من طائفة المورمين
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun.Szóval azt mondod osztozol egy férfin.
Burada erkeğini paylaşmaktan bahsediyorsun.Vrei să spui că împarţi un bărbat.
Burada her daim geçerli bir durumdan bahsediyoruz.Aquí hay algo que destacar
Burada her daim geçerli bir durumdan bahsediyoruz.Це - загальна тенденція ось тут.
Burada her daim geçerli bir durumdan bahsediyoruz.誰からうまく事業をやっているとき、大きな投資リターンを得ている時、競争を誘発します。
Burada ışık hızının %10'u ile dışarı fırlatılan maddelerden bahsediyoruz.Więc mówimy o rzeczach wystrzelonych z prędkością równą 10% prędkości światła!
Burada ışık hızının %10'u ile dışarı fırlatılan maddelerden bahsediyoruz.Речовина зірки розповсюджується із швидкістю 10% від швидкості світла.
Burada kenarlar arasındaki orandan bahsediyoruz.삼각형의 닮음에서는 대응변의 길이가 정확하게 똑같아야 하는것이 아니라
Burada kenarlar arasındaki orandan bahsediyoruz.Бо ми розглядаємо відношення відповідних сторін.
Burada kenarlar arasındaki orandan bahsediyoruz.Говорим за съотношението между съответстващи страни.
Buradaki bir cisimden bahsediyorum... ...hatta bu cismin uzaydaki koordinatlarını bile söyleyebilirim.Eu estou falando sobre um objeto ali, mas nós podemos atém mesmo falar daquela coordenada no espaço.
Buradaki bir cisimden bahsediyorum... ...hatta bu cismin uzaydaki koordinatlarını bile söyleyebilirim.Ich spreche von dem Objekt hier drüben, aber wir können ebenfalls über diesen Ort im Raum sprechen.
Buradaki bir cisimden bahsediyorum... ...hatta bu cismin uzaydaki koordinatlarını bile söyleyebilirim.Mă refer la un obiect de acolo, dar putem vorbi și despre coordonata spațială.
Buradaki bir cisimden bahsediyorum... ...hatta bu cismin uzaydaki koordinatlarını bile söyleyebilirim.Ta đang nói về một vật ở đây nhưng ta còn có thể nói về tọa độ trong không gian

İlgili Sayfalar