bahsediyor ile cümle

bahsediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Ik had het over die keer dat we naar de VS gingen.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Estoy hablando de cuando salimos por... dos semanas y olvidaste los audífonos.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Estoy hablando de cuando salimos por... dos semanas y olvidaste los audífonos.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum. İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.Причам о ономе када смо отишли у САД... на две недеље и када си заборавио слушалице.
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Mluvím o době, když jsme byli v USA...
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Opowiadam o czasach, gdy byliśmy w Stanach...
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Puhun kerroista valtioihin, joihin menimme
Amerika'daki zamanlardan bahsediyorum.Μιλάω για τότε στις ΗΠΑ που πήγαμε...
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.Indiában és Kínában, elérni az Egyesült Királyság és az Egyesült Államokbeli szintet?
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.Intiassa ja Kiinassa, milloin se saavuttaa Yhdistyneen kuningaskunnan ja Yhdysvaltain tason?
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.언제 영국과 미국 수준에 도달할 지 알아보려 합니다.
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.מתי זה יגיע לרמה שבבריטניה ובארצות הברית?
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.متي ستصل تلك إلي ما هو عليه الحال في كل من بريطانيا و الولايات المتحدة؟
Amerika ve İngiltere ile aynı düzeye ne zaman ulaşacağından bahsediyorum.まずは歴史的背景から始めましょう。
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Cand vorbim de abundenta, vorbim de incompatibilitate cu sistemul monetar.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.ma se stiamo parlando di abbondanza, stiamo parlando di incompatibilità con il sistema monetario.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Mas se falamos de abundância, estamos falando de imcompatibilidade com o sistema monetário.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Men om vi pratar om överflöd, pratar vi om något oförenligt med det monetära systemet.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Wenn wir von Überfluss sprechen, bedeutet das etwas ganz anderes als im heutigen Geldsystem.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Но ако говорим за изобилие, говорим за несъвместимост с монетарната система.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.それは、貨幣システムに対する 不適合について話すことになる。 すまないが、
Ancak hatırlayın, biz örneğimizde çok çok eski zamanlardan bahsediyoruz.Un premier billet de banque peut ressembler à ceci avec dessus écrit "Banque Sal"
Ancak hatırlayın, biz örneğimizde çok çok eski zamanlardan bahsediyoruz.وقبل وجود البنوك المركزية
Ancak hatırlayın, biz örneğimizde çok çok eski zamanlardan bahsediyoruz.植民地時代には、 それぞれの植民地に、それぞれの銀行があり、
Ancak para tabanından bahsediyor olabilirler.لكن ربما كانوا يتحدثون عن المال الأساسي
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Mais je pense qu'ils veulent dire égalité des chances, et je sais que cela n'existe pas.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Ma penso che stiano provando a dire pari opportunità,ma so che non esistono.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Pero creo que están intentando decir igualdad de oportunidades y se que eso no existe.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Tapi saya pikir mereka mencoba untuk memberitahu kesempatan yang sama dan saya tahu bahwa hal itu tidak ada.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Мисля, че се опитват да говорят за равна възможност за всички, но тя не съществува.
- Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?Je bedoelt het moment verpesten?
- Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?Mármint a meghitt pillanatot? - Igen.
- Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?Te refieres a arruinar el momento.
- Anı mahvetmekten mi bahsediyorsun?نعم
Apple'da iPod'u geliştiren... ...Steve Jobs'tan bahsediyorum elbette.iPodを構築した時の Appleのスティーブ・ジョブズの話です iPodのハードウエアは素晴らしいデバイスであることを ジョブズはもちろん分かっていました
Apple'da iPod'u geliştiren... ...Steve Jobs'tan bahsediyorum elbette.역대 최고의 전략적 제휴를 빼놓을 순 없겠죠 바로 스타브 잡스의 애플이 개발한 아이팟입니다
Artık değil. Sen neden bahsediyorsun?Plus maintenant de quoi tu parles ???
Artık huzur içinde yatabilirim... Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?-Τώρα μπορώ να αναπαυθώ... -Τι λες, λοχαγέ!
Artık kenarları dik olarak ikiye bölmekten değil, açıları bölmekten bahsediyoruz. . .이제 선분을 이등분하는 것이 아니라 우리가 이야기할 것은 각을 이등분하는 선분에 대해 생각해 봅시다
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Der står primfaktorisering og eksponentiel notation.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Factorisatie van priemgetallen, en zeggen dat de exponentiële notatie.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Faktorisierung von Primzahlen, und sie sagen exponentielle Schreibweise.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.소인수 분해, 그리고 지수 표기법이라고 하지요
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.La factorisation première et la notation exponentielle.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Primtalsfaktorisering, och så säger de exponentnotation.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Prímtényezős felbontás, és a másik, amit említenek, a kanonikus alak.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Prvočíselný rozklad a zápis s exponentami.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Prvočíselný rozklad a zápis s exponenty.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Rozkład na czynniki pierwsze, i oni podają zapis liczb w formie wykładniczej.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Scomposizione in fattori primi e dicono notazione esponenziale.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Την παραγοντοποίηση πρώτων αριθμών, και μετά μας λένε να τη γράψουμε σε εκθετική μορφή.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.Разлагане на прости множители и експоненциална форма.
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.عوامل اساسية، واضافة الى ذلك يجب استخدام الرمز الاسي
Asal çarpanlara ayırma, ve burada üslü sayılar cinsinden yazımdan bahsediyor.指数の記法については後で考えることにしましょう.
Aslına bakarsan Cyril J-Cub'ın Ramone için serbest muhasebicilik yaptığından bahsediyordu,Weisst du, Cyril sagte etwas von Buchhaltung die J-Cub für Ramone macht.
Aslına bakarsan Cyril J-Cub'ın Ramone için serbest muhasebicilik yaptığından bahsediyordu,Кирилл говорил, что Джейкоб ведёт тут бухгалтерию.
Aslına bakarsan Cyril J-Cub'ın Ramone için serbest muhasebicilik yaptığından bahsediyordu,訛りのせいであまり聞き取れなかったけど
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Če se zdaj o tem pogovarjamo, si niti zamisliti ne moremo, da bi kupili Dellov MP3-predvajalnik.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.De fapt, că tot vorbim despre asta, nici nu ne putem imagina cumpărând un MP3 player de la Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.De hecho, hablando de eso, ni remotamente se nos ocurre comprar un reproductor de MP3 de Dell.

İlgili Sayfalar