"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.- snakkede om geomanti i sin afhandling "De Combinatoria".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.דיבר על גיאומנסיה בחיבורו "דה קומבינטוריה".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.تحدث عن الجيومنسي في أطروحته بعنوان "De Combinatoria".
"De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.彼は「1本2本の縦線を使うかわりに
Değer kümesinden bahsederken söylediğim şey tüm tanım kümesi değil.함수의 정의역, 공역 하는 그런 영역이 아니라
Değer kümesinden bahsederken söylediğim şey tüm tanım kümesi değil.אני מדבר על טווח, אני לא מדבר על כל
Değer kümesinden bahsederken söylediğim şey tüm tanım kümesi değil.اتحدث عن المد فأنا لا اتحدث عنه بسياق
- Devamlý senden bahsederdi.Ele falava sempre de ti.
Diyin ki, " Shelly, ben gerçekten ruhtan bahsederken ne demek istediğini anlayamadım."셸리, 저는 당신이 영혼에 대해 설명한 것을 잘 이해하지 못하겠어요.
Diyin ki, " Shelly, ben gerçekten ruhtan bahsederken ne demek istediğini anlayamadım."אמרו, "שלי, ממש לא הבנתי את מה שאמרת בנוגע לנשמה.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Aşadar când Yochai vorbeşte despre noi metode de organizare , el descrie cu exactitate Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Así que cuando Yochai habla de nuevos métodos de organización, describe justamente Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Donc quand Yochai parle de nouvelles méthodes d'organisation, il décrit exactement Wikipédia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Když mluví Yochai o nových metodách organizace, popisuje přesně Wikipedii.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Kiedy Yochai opowiadał o nowych metodach organizacji, podał dokładnie opis działania Wikipedii.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.요카이가 새로운 정보 정리 방법에 대해서 말하였을 때,
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Portanto, quando Yochai fala em novos métodos de organização, está exatamente a descrever a Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Vagyis, mikor Yochai a szerveződések új módjairól beszél, pontosan a Wikipediát írja le.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Vì vậy, khi Yochai trình bày về một phương pháp tổ chức mới, anh ta đang mô tả chính xác về Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Wanneer Yochai over nieuwe organisatiemethoden praat, geeft hij eigenlijk een beschrijving van Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Wenn also Yochai über neue Methoden der Organisation spricht, beschreibt er genau Wikipedia.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Yochai talade tidigare om nya organisationsmetoder, och beskrev då Wikipedia på pricken.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Οπότε, όταν ο Γιοκάϊ μιλάει για νέες μεθόδους οργάνωσης, περιγράφει ακριβώς την Βικιπαίδεια.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.И поэтому, когда Йохай говорит о новых способах организации, он в точности описывает википедию.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Така когато Йокаи говори за нови методи на организация, той описва напълно Уикипедия.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.Тому коли Йохай розповідає про нові методи організації, він, власне, описує Вікіпедію.
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.אז כשיוחאי מדבר על שיטות חדשות לארגון,
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.لذا عندما يتحدث يوشاي عن طرق جديدة للتنظيم،
Dolayisiyla, aslinda Yochai yeni organizasyon yöntemlerinden bahsederken, tam olarak Vikipedi'yi tanımlıyordu.まさにウィキペディアの事です
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Così, quando si parla di metà del numero dei cromosomi, si dice che è un numero aploide.
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Jadi ketika orang berbicara tentang separuh nomer kromosome, mereka katakan ia mempunyai nomer haploid.
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Jeżeli mówi się o połowie pełnego zestawu chromosomów, to mamy na myśli haploidalną liczbę chromosomów.
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Když lidé mluví o polovičním počtu chromosomů, říkají, že je to haploidní počet.
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Quando as pessoas falam da metade do número de cromossomos, elas falam que tem um número haploide.
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.Wenn also Leute über den halben Chromosomensatz sprechen, sagen sie "der Chromosomensatz ist haploid".
Dolayısıyla insanlar kromozom sayısının yarısından bahsederken, bunun haploid sayı olduğunu söylerler.לכן, כאשר אנשים מדברים על חצי מספר chromosomees, הם אומרים שלו מספר haploid.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.아마 토마스가 이 씨앗에 대해서 조금 더 얘기해 줄 수 있을것 같은데 이건 입구를 위해 일부를 잘라내면서 나온 막대 같네요.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.Nên tôi nghĩ anh có thể nói thêm chút về những hạt giống này, liệu có phải anh lấy từ
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.חשבתי אולי תוכל לספר לנו קצת על הזרעים, שאולי הגיעו מהחלק המגולח של הבניין.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.اعتقدت ربما قد تخبرنا قليلا عن هذه البذور، التي جاءت ربما من عملية حلق المبنى.
Düşündüm ki, belki de yapının traşlanmış kısmından gelen bu küçük tohumlardan bahsedersin bize.あの建物から 取り外されたものなのでしょうか これは あの建物の建築中に
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.Ale w ECD, mówimy o tym kącie o tutaj.
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.I trekant ECD taler vi dog om den her vinkel.
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.여기에 있는 이 각을 말하는 것 인데요
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.Maar in ECD, praten we over de hoek hier.
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.V trojúhelníku ECD mluvíme o tomto úhlu.
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.V trojuholníku ECD hovoríme o tomto uhle.
ECD'den bahsederken bu açıdan bahsediyoruz.Но в ECD става въпрос за този ъгъл тук.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Detta kallas monopoles, när du kan ha endast en laddning. Detta är vad som gäller för elektrostatik.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Estos son llamados monopolos, cuando sólo tienes una carga cuando hablamos de electrostática.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Jedná se o tzv. mono-pól, když máte jen jeden náboj v elektrostatice.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.이런것을 단극이라고 합니다 하나의 전하를 가질때, 정전기에 대해 얘기할 때입니다
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Nazývame ich monopólmi, pretože v elektrostatike môže samostatne existovať jediný náboj.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Questi vengono chiamati "monopoli" quando c'è una sola carica quando parli di elettro statistica.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Te nazywamy jednobiegunowymi, kiedy macie jeden ładunek gdy mówmy o elektrostatyce.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.Това се нарича "монопол" - когато имаме само един заряд това е термин от електростатиката.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.אלה נקראים מונופולים, כשיש לנו רק מטען אחד, כשמדברים על אלקטרוסטטיקה.
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.هؤلاء يسمون أحاديو القطب عندما تملك شحنة واحدة عندما تتحدث عن الكهرباء الساكنة
Elektrostatikten bahsederken, eğer yalnız bir yükünüz varsa, buna tek-kutuplu denir.当你们只有一个电荷 当你们谈论静电学时 就有单极子
En erken Ragu'lardan bahsederiz.Am vorbit despre cele mai timpurii sosuri Ragu.