Size bu teknolojiden bahsedeceğim.이는 제가 오늘 여러분에게 소개할 기술의 주제입니다.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Les voy a platicar acerca de esta tecnología.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Opowiem wam teraz o tej technologii.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.O tejto technológii som vám prišiel povedať.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Řeknu vám o této technologii.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Saya akan memberitahukan anda tentang teknologi tersebut
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Sono qui per parlarvi di questa tecnologia.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Tôi sẽ cho bạn biết về công nghệ đó.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Vă voi povesti despre acea tehnologie.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Vou falar desta tecnologia.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Θα σας μιλήσω τώρα για αυτή την τεχνολογία.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Ще ви разкажа за тази технология.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Я ознайомлю Вас з цією технологією.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.Я расскажу вам об этой технологии.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.אני עומד לספר לכם על הטכנולוגיה הזאת.
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.سأخبركم عن تلك التكنلوجيا
Size bu teknolojiden bahsedeceğim.人間は何千年もの間 人の心の中
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Vă voi povesti despre o problemă de care sufăr.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Vi parlerò di un disturbo di cui soffro.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Voy a hablares de una aflicción de la que sufro.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Πρόκειται να σας μιλήσω για μια δοκιμασία απο την οποία υπέφερα
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Ще ви разкажа за болестта, от която страдам.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Я расскажу вам о том, что меня сильно мучит.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.Я хочу розповісти вам про те, що, на даний момент, сильно мене турбує.
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.אספר לכם על בעיה שאני סובלת ממנה,
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.سأخبركم عن مشكلة أعاني منها
Size çektiğim bir ızdırabımdan bahsedeceğim.もしかしたら皆さんの中にも同じ悩みを抱えている人が
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Az optimizmusról fogok beszélni -- pontosabban, a túlzott optimizmusra való hajlamról.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Budu vám vyprávět o optimismu, přesněji, o sklonu k optimismu.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Dnes budem hovoriť o optimizme - alebo presnejšie, o optimistickom skreslení.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.ich werde über Optimismus sprechen - beziehungsweise über den Hang zum Optimismus.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Ik ga jullie vertellen over optimisme -- de optimisme-tendens, om precies te zijn.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Jag ska tala om optimism - eller mer specifikt, om optimistiska förväntningar.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Jeg vil tale til jer om optimisme -- eller mere præcist, den optimistiske tilbøjelighed.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Je vais vous parler d'optimisme. ou plus précisément, du biais d'optimisme.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.저는 여러분에게 낙관론에 대해서 말하려고 합니다. 또는 좀더 정확하게 말하면, 낙관주의적 편견입니다.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Les voy a hablar del optimismo; o más específicamente, de la predisposición al optimismo.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Opowiem wam o optymizmie. Ściślej - o optymistycznym nastawieniu.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Tôi sẽ chia sẻ với các bạn về sự lạc quan-- hay chính xác hơn là khuynh hướng thiên về tính lạc quan.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Vă voi vorbi despre optimism - mai exact despre predispoziţia către optimism.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Vi parlerò dell'ottimismo - o, più precisamente, dell'inclinazione all'ottimismo.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Vou falar-vos de otimismo, concretamente, da propensão para o otimismo.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Θα σας μιλήσω για την αισιοδοξία -- ή πιο συγκεκριμένα, για την προκατάληψη της αισιοδοξίας.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Ще ви говоря за оптимизъм - по точно, за отклонението към оптимизъм.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Я буду говорити з вами про оптимізм -- а, якщо точніше, про оптимістичні відхилення.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.Я расскажу об оптимизме или, точнее, о склонности к оптимизму.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.אני עומדת לדבר איתכם על אופטימיות או ליתר דיוק, הטיית האופטימיות.
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.سأحدثكم عن التفاؤل - أو بشكل أدق، الميل للتفاؤل .
Size iyimserlikten bahsedeceğim, ya da tam olarak iyimserlik eğiliminden.より正確に言うと 楽観主義バイアスについてです それは認知的錯覚の一種で
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.A já bych vám chtěl ukázat jeden příklad z těchto iracionalit. Chtěl bych s vámi mluvit o podvádění.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.A rád by som vám ukázal príklad jednej takejto iracionality, a budem rozprávať o podvádzaní.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Haluan antaa teille esimerkin yhdestä irrationaalisuudesta, ja haluan puhua huijaamisesta.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Ich möchte Ihnen ein Beispiel für solcherlei Irrationalität geben und mit Ihnen über Betrug reden.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Ik wil jullie een voorbeeld geven van zo'n irrationaliteit. Ik ga het hebben over bedrog.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Je veux vous donner un exemple d'une de ces irrationalités : je veux vous parler de la tricherie.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.그럼 이와 같은 비합리성에 대한 예를 하나 들어보겠습니다. 또 남을 속이는 부정행위에 대해서도 말씀드리죠.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Och jag vill ge er ett exempel på en av dessa irrationella beslut, jag vill prata med er om fusk.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Og jeg vil give jer et eksempel på en af disse irrationaliteter, og jeg vil fortælle jer om at snyde.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Oto przykład irracjonalnego zachowania: oszustwo.
Size mantıksızlık ile ilgili bir örnek vermek istiyorum, size hileden bahsedeceğim.Quero dar-vos um exemplo de uma destas irracionalidades. Quero falar-vos da fraude.