Rakipleri şans ve önsezi ile bahis yaparken, o gerçek olasılığı hesaplayarak bahis yapmıştır. . .بوضع رهانه طبقا للحتمالية بينما يقوم خصومه بوضع رهانهم طبقا لحدسهم ورقم حظهم
Rakipleri şans ve önsezi ile bahis yaparken, o gerçek olasılığı hesaplayarak bahis yapmıştır. . .正確な確率に基づいて、賭けをし ラッキーナンバーや勘に頼っている相手に勝つことができました。 さらに、複数のさいころでも同様です。
Sen bir tür bahis oynarsın.Bạn phải đánh cược.
Sen bir tür bahis oynarsın.En cierto modo hacen apuestas.
Sen bir tür bahis oynarsın.E un joc aleator.
Sen bir tür bahis oynarsın.È un po' come fare delle scommesse.
Sen bir tür bahis oynarsın.Inkább olyan, mint egy fogadás.
Sen bir tür bahis oynarsın.Je to sázka do loterie.
Sen bir tür bahis oynarsın.Je wedt op meerdere paarden.
Sen bir tür bahis oynarsın.On prend des paris, en quelque sorte.
Sen bir tür bahis oynarsın.Sie versuchen Ihre Wette abzugeben.
Sen bir tür bahis oynarsın.Vocês a modo que fazem apostas.
Sen bir tür bahis oynarsın.Εδώ μαντεύεις.
Sen bir tür bahis oynarsın.Ви робите ставки.
Sen bir tür bahis oynarsın.Вы как бы делаете ставки.
Sen bir tür bahis oynarsın.Правите залози.
Sen bir tür bahis oynarsın.זה יותר כמו הימור:
Sen bir tür bahis oynarsın.فانت نوعا ما ستقوم بالمراهنة
Sen bir tür bahis oynarsın.泳ぐ 船をこぐ
Senin üzerine bahis oynamayacağım."Ich werde nicht auf dich setzen."
Senin üzerine bahis oynamayacağım.""Oh, és um mau cavalinho, não vou apostar em ti."
Senin üzerine bahis oynamayacağım."Tôi sẽ không đặt cược vào em."
Senin üzerine bahis oynamayacağım."Δεν πρόκειται να στοιχηματίσω σε σένα".
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Din cauza ta, acum arat amuzant.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Door jou, lijk ik nu grappig.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Karena kau, aku jadi kelihatan lucu sekarang.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..På grund av dig, så är jag i en komisk sits.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Przez ciebie, teraz wyglądam śmiesznie.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Puisque c'est toi, cela semble être amusant maintenant.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Vì cậu nên giờ trông mình đáng cười đấy.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Visto che sei tu, ora sembro buffa.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Wegen dir steh ich jetzt lustig dar.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Zaradi tebe pa sem videti smešna.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..Εξαιτίας σου, τώρα φαίνομαι γελοία.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..И теперь из-за тебя я попала в смешное положение.
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..בגללך, אני נראית מצחיק עכשיו
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..بسببك الآن, أنا أبدوا مضحكة
Şimdi sırf mevzu bahis sensin diye, kendimi komik duruma düşürdüm..私も驚いたよ きみとヘラが知り合いだとはね
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.A lo mejor se podrían reunir luego.
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.Daar staken ze politieke gevangenen en ze bevrijdden de politieke gevangenen.
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.Dávali tam politické vězně a oni ty vězně propustili.
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.Închideau prizonieri politici acolo și lumea a eliberat prizonierii politici.
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.In Wirklichkeit waren aber nur sieben
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.이들이 그 정치범들을 자유롭게 풀어주었습니다
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.ושיחררו את האסירים הפוליטיים
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.فقاموا بالإفراج عن السجناء السياسيين.
Sonuçta bu kızgın güruh mevzu-u bahis tutukluları hapisten çıkardılar.しかし実際には、そこには7人の政治犯しか いませんでした。
Sürekli bak ortalýđý kýzýţtýrýyorsun. Oynamayý bilmiyorsan, bahis oynamayacaksýn ođlum!Έχεις ένα πολύ μεγάλο φάσμα φίλων.
Tüm endüstri, yatrımcıların bahislere akın ettiği bir oyundaydı.Die ganze Industrie spielte mit, als die Investoren in Scharen zum Einsatz kamen.
Tüm endüstri, yatrımcıların bahislere akın ettiği bir oyundaydı.Когда инвесторы стеклись делать ставки, в игру вступили все отрасли.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.A wtedy sytuacja zmienia się drastycznie.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.E a quel punto, fine delle scommesse.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.En dan is het hek helemaal van de dam.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.És akkor bizony nincs több lehetőség.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.Et là tout est remis en cause.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.뭘 해보려도 패가 안남는겁니다.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.Şi după asta - nimeni nu mai ştie.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.Und dann ist alles möglich.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.Y después todas las apuestas son válidas.
Ve işte o zaman "Bütün bahisler" kapanır.Και τότε όλα τα στοιχήματα θα ακυρωθούν.