Bir çöl adası baharatlı ağaçlardan♫ جزيرة صحراوية ♫ ♫ لشجرة حارة ♫
Bir çöl adası baharatlı ağaçlardan無人島を シープシェッド湾のどこかにある
Bu reseptörler sayesinde farklı tatları ayırt edebiliriz; acı, tatlı ve umami (baharatlı tatlar)Dzięki receptorom na tych komórkach, identyfikujemy różne smaki, jak gorzki, słodki i umami.
Bu reseptörler sayesinde farklı tatları ayırt edebiliriz; acı, tatlı ve umami (baharatlı tatlar)이 세포들의 감각 수용체들은 다양한 맛을 알게끔 해줍니다. 쓰고, 달고, 그리고 Umami라 알려져있는 풍미를 알게 해줍니다.
Bu reseptörler sayesinde farklı tatları ayırt edebiliriz; acı, tatlı ve umami (baharatlı tatlar)Эти рецепторы позволяют нам различать вкусы. Например,горький, сладкий и острый вкус, известный как умами.
Bu reseptörler sayesinde farklı tatları ayırt edebiliriz; acı, tatlı ve umami (baharatlı tatlar)הקולטנים של אותם התאים עוזרים לנו להבחין בין טעמים שונים- כגון מתיקות, מרירות, ו-"אומאמי", או הטעם המלוח.
Bu reseptörler sayesinde farklı tatları ayırt edebiliriz; acı, tatlı ve umami (baharatlı tatlar)イオンチャネルが食物中の塩や酸の濃度を認識し、私たちにしょっぱさやすっぱさとして伝えます。
Caddenin diğer ucunda bir Iraklı tarafından işletilen bir markette ise epey baharat çeşidi mevcut.Al cruzar la calle, hay una tienda, perteneciente a un iraquí, que vende muchas especias.
Caddenin diğer ucunda bir Iraklı tarafından işletilen bir markette ise epey baharat çeşidi mevcut.Di seberang jalan ada sebuah toko milik orang Irak yang menjual banyak jenis rempah-rempah.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY CAPULET Drži, da teh tipk in puščati več začimb, medicinska sestra.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Håll tar dessa nycklar och hämta mer kryddor, sjuksköterska.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Hold, aby tieto kľúče a priniesť viac korenia, zdravotné sestry.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Hold, aby tyto klíče a přinést více koření, zdravotní sestry.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Hold, có các phím này và lấy gia vị hơn, y tá.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Hold, neem deze toetsen en halen meer specerijen, verpleegkundige.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Hold, nehmen Sie diese Tasten, und holen mehr Gewürze, Krankenschwester.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Hold, ottaa nämä avaimet ja noutaa lisää mausteet, sairaanhoitaja.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Hold, tage disse nøgler og hente flere krydderier, sygeplejerske.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY CAPULET는 잡고이 열쇠를 가지고 더 많은 향신료를 가져오는, 간호사.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capuleto Hold, tomar essas chaves e buscar mais especiarias, enfermeira.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Stai, să ia aceste chei şi aduce mai multe condimente, asistentă medicală.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Capulet Tahan, ambil kunci dan mengambil rempah-rempah lebih, perawat.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Tartás, hogy ezeket a kulcsokat, és hozd több fűszer, a nővér.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Lady Capulet Tenez, prenez ces clefs et chercher plus d'épices, d'une infirmière.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY CAPULET Κρατήστε, πάρτε αυτά τα πλήκτρα και να φέρω περισσότερα μπαχαρικά, τη νοσοκόμα.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY CAPULET Задръжте вземат тези ключове и да донесе повече подправки, медицинска сестра.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY CAPULET امسك ، واتخاذ هذه المفاتيح وجلب المزيد من التوابل ، وممرضة.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.LADY Kapulet Trzymaj, weź klucze i pobrać więcej przypraw, pielęgniarki.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Madonna Capuleti Hold, prendere queste chiavi e prendere più spezie, infermiera.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Mantenga la Señora Capuleto, tome las siguientes claves y buscar más especias, enfermera.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.Леди Капулетти Hold, принимать эти ключи и принести больше специй, медсестра.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.ליידי CAPULET החזק, לקחת את המפתחות להביא תבלינים נוספים, אחות.
Capulet'in, LADY tutun bu tuşları almak ve daha fazla baharat getirme, hemşire.彼らは、菓子の日付とマルメロを求めるナース。
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Aprenden sobre las especias y sabores característicos de la cocina de su cultura incluso antes de nacer.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Betekintést nyernek a kultúrájukra jellemző ízek és fűszerek világába még mielőtt megszületnének.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.아기들은 태어나기도 전부터 그 문화의 요리의 독특한 향과 양념을 접하게 됩니다
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Li se prezintă aromele şi mirodeniile caracteristice bucătăriei culturii lor chiar înainte de naştere.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Mereka diperkenalkan pada rasa dan bumbu tertentu dari makanan mereka, bahkan sebelum lahir.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Seznamují se s charakteristickými chutěmi a vůněmi jejich národní kuchyně ještě před narozením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Sie lernen die charakteristischen Aromen und Gewürze ihrer Landesküche kennen, noch bevor sie geboren werden.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Spoznáva charakteristické chute a korenia kuchyne danej kultúry, a to už pred svojím narodením.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Uvedeni so v značilne okuse in začimbe kuhinje njihove kulture, in to še pred rojstvom.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Μυούνται στις χαρακτηριστικές γεύσεις και τα μπαχαρικά της κουζίνας του πολιτισμού τους πριν από τη γέννηση.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Вони знайомляться із специфічними ароматами та приправами їхньої кухні навіть до народження.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Его знакомят со вкусами и специями, характерными для кухни в его культуре, ещё до рождения.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.Те се запознават с характерните вкусове и подправки от кухнята на тяхната култура, дори преди раждането.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.הם לומדים להכיר את הטעמים והתבלינים האופייניים של המטבח בתרבות שלהם, עוד לפני שהם נולדים.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.كان يجري تعريفهم على النكهات والتوابل للمأكولات المميّزة لثقافتهم حتى قبل الولادة.
Doğumdan bile önce kendi kültürlerinin mutfağına özgü tat ve baharatlarla tanıştırılıyorlar.特有の味やスパイスを 生まれてくる前に紹介されているのです 実は胎児は これ以上に重大なことを学んでいます
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Du poulet pané, cuit au four et assaisonné.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.Glasiertes Hähnchen aus dem Ofen. Mit Gewürzen.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.남자: 양념을 발라서 오븐에서 구운 닭고기죠.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.الرجل: دجاجة بالخلطة ومطهوَة في الفرن مع التوابل.
Fırında pişmiş, una bulanmış, baharatlı tavuk.調味料たっぷりの 男: 何を一番愛してるかって?
Haydi başlayalım. Baharatlı kalamar harikaydı...Bom zdaj pokazal svojo punco!
Haydi başlayalım. Baharatlı kalamar harikaydı... Lütfen dikkatle izleyin.Ici.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.A tak vzali telo Ježišovo a povili ho povojmi s voňavými vecmi, jako majú Židia obyčaj pochovávať.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.이에 예수의 시체를 가져다가 유대인의 장례법대로 그 향품과 함께 세마포로 쌌더라
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Tedy vzali tělo Ježíšovo, a obvinuli je prostěradly s vonnými věcmi, jakž obyčej jest Židům se pochovávati.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Vzameta torej truplo Jezusovo in ga zavijeta v prte z dišavami vred, kakor imajo Judje navado pokopavati.