Ana içeriğe geç
Sözlük

bahara ile cümle

bahara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arap kahvesi, Türk kahvesine benzer fakat kakule ile baharatlanır ve çoğunlukla şekersizdir.Le café « à l'arabe » est semblable au café turc mais parfumé à la cardamome et habituellement non édulcoré.
Edviye, Advieh veya Adwiya (Farsça: ادویه) Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.L'advieh ou adwiya (en farsi : ادویه) est un mélange d'épices utilisé dans la cuisine d'Iran et d'Irak.
Domuz eti; kurutulmuş acı biber, baharat ya da ananas kombinasyonu ile marine edilir.La viande de porc est marinée avec un mélange de piments, épices et ananas.
Günümüzde pek tanınmayan bir baharattır.Année d'ouverture actuellement inconnue.
Daha sonra yemeğin üzerine isteğe göre pul biber, nane gibi baharatlar atılabilmektedir.Dans l’exemple ci-dessus, on peut comprendre que le sujet Paul mange une pomme parce qu’il aime les fruits.
Vücudu yakılmak yerine, baharatlarla dolduruldu, mumyalandı ve Augustus'un Mozole'sine konuldu.Le corps de Poppée n'est pas brûlé, il est embaumé avec des épices et placé dans le mausolée d'Auguste.
Askerler bahara kadar hiçbir şey yapamadı.Los soldados no podían hacer nada hasta la primavera.
Maluku Denizi, baharat ticareti için aktif bir alandı ve 4 sultanlık tarafından kontrol edildi.El mar de las Molucas fue un área activa en el comercio de especias y estuvo controlada por 4 sultanatos.
MSG, 1998 yılından bu yana "baharatlar ve tatlandırıcılar" terimi kapsamına dahil edilememektedir.Desde 1998, no se puede incluir el GMS en la categoría “especias y saborizantes”.
Önceki yüzyıllardan beri bilinen baharat olan sarımsak, 1990'lardan sonra yeniden ününü artırmıştır.Este viñedo antiguo, cuyo renacimiento es innegable, progresó especialmente desde 1990.
Baharat miktarında azalma olmasına rağmen acı seviyesi daha yükselmektedir.A pesar de su eficacia la escalera del dolor se cuestiona cada vez más.
Kokulu ve hafif acı bir baharattır.De cadencia suave y oscilante.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.En general, se cuenta con 190 especies diferentes de plantas y flores.
Eski çağlarda ticâret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı.Los barcos que regresaban traían oro y mirra.
Kergit Hanlığı, baharat satımında ilerlemiştir.Se reunió con los suyos en la venta de Urbasa.
Doru vaşak kıştan bahara geçerken çiftleşir ve iki aylık bir gebelik süresi vardır.En Finlandia las larvas toman dos años para desarrollarse y pasar el invierno, hay el doble de orugas.
Bitkinin tohumları baharat olarak kullanılır.Los frutos son consumidos como fruta de tiempo.
Pastırma, çiğ etin çeşitli baharatlar ve tuzla kurutulması ile yapılan bir yiyecektir.En las riberas de los arroyos se siembra remolacha, alfalfa y otros cultivos de regadío.
Günümüzde pek tanınmayan bir baharattır.Oggi è una via quasi sconosciuta.
Güneydoğu Meksika sebze ve tavuk ile yapılan baharatlı yemekleriyle tanınır.La zona meridionale, d'altra parte, è conosciuta per i piatti con verdure piccanti e pollo.
Bu yüzden de Baharat Adası olarak da bilinir (Island of Spice).Essi conoscono l'isola come Wunyami (luogo degli spiriti).
Bazı yerlerde bolonez sos tercih edilirken bazı ülkelerde ise bol baharatlı soslar tercih edilmektedir.Indubbiamente uno dei funghi più apprezzati, in alcune nazioni sono preferiti addirittura ai Porcini.
Tarifin pek çok türevleri, özellikle de baharat vardır.Nel libro vi è una netta prevalenza degli ambienti esterni, principalmente della steppa.
Tayland mutfağında baharatlar çok yaygın kullanılmaktadır.Frequenti sono i saloni di massaggio thailandese.
"Baharatlı yiyecekleri sever misin?" "Bayılırım.""Ты любишь острую пищу?" - "Да, я люблю".
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.Его первый роман «Подожди до весны, Бандини» вышел в 1938 году.
Baharat kullanılmaz.Озеро не используется.
Bir rafineri 2000 baharat depolama alanına sahiptir.Принята в эксплуатацию новая столовая на 2000 посадочных мест.
Baharatlı Çin yemeği sever.Любит китайскую кухню и сало.
Fakat baharat, diğer krallıklarda en çok sıkıntı çekilen üründür.Растения являются наиболее необходимым царством для других организмов.
Tayland mutfağında baharatlar çok yaygın kullanılmaktadır.В азиатской кухне широко применяется бараний жир.
Üzerinde baharat olarak genellikle kekik tercih edilir.Как правило, предпочтение всегда отдавалось каменным стенам.
MSG, 1998 yılından bu yana "baharatlar ve tatlandırıcılar" terimi kapsamına dahil edilememektedir.منذ 1998، أصبح من غير الممكن إدراج MSG ضمن مصطلح "التوابل ومكسبات النكهة".
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır.يستعمل من الزنجبيل جذوره وسيقانه المدفونة في الأرض (الريزومات).
Tadı ekşi olan bu baharat çok besleyicidir.والذين يحبون هذا النوع من السمك، يعتبرون مذاقها القوي ميزة.
Mısır'ın fethi ile Baharat yolu'nun Akdeniz çıkış noktası tam kontrol altına alındı.و بفتح مصر تم السيطرة على نقطة الخروج بطريق التوابل بالبحر المتوسط.
Hafif bir balık veya deniz ürünü lezzetine sahip olabilir ve bazen baharatlıdır.Ele pode ter um leve sabor de peixe ou frutos do mar e às vezes é apimentado.
İpek, parfüm ve baharat gibi lüks ürünler de önemliydi.Os artigos de luxo, como a seda, perfumes ou especiarias eram também importantes.
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.Seu primeiro romance, intitulado Espere a Primavera, Bandini foi publicado em 1938.
Baharat günümüzden binlerce yıl önce Doğu ülkelerinde kullanılıyordu.O território do parque já era usado por povos indígenas há milhares de anos.
Doru vaşak kıştan bahara geçerken çiftleşir ve iki aylık bir gebelik süresi vardır.O lince-pardo acasala entre o inverno e a primavera e tem um período de gestação de cerca de dois meses.
Baharatlardan kulça ve koynut. ^ (Rusça)Companhia de Águas e Esgotos da Paraíba – Cagepa.
Baharatlı ballı kekler hakkında ilk bilgi M.Ö. 350 civarında eski Mısırlılar tarafından yayıldı.As primeiras escrituras sobre bolinhos a base de mel descobertos em túmulos egípcios datam de 350 a.
Güney Arabistan çok eski çağlarda baharat ticaretinin önemli bir merkeziydi.Na Antiguidade, a Somália foi um importante centro de comércio com o resto do mundo antigo.
Bazen de bu işler bahara kalır.Às vezes, ocorrem trovoadas durante a primavera.
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır.As folhas verde-escuras nascem a partir de um caule duro, grosso e subterrâneo (rizoma).
Vücudu yakılmak yerine, baharatlarla dolduruldu, mumyalandı ve Augustus'un Mozole'sine konuldu.Seu corpo não foi cremado, mas foi preenchido com especiarias, embalsamado e colocado no Mausoléu de Augusto.
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.In 1938 hielp Mencken Fante om een uitgever te vinden voor zijn eerste roman; Wait Until Spring, Bandini.
Tom kha kai - Hindistan cevizi sütü, havlıcan ve tavuktan yapılan acı ve baharatlı bir çorba.Tom kha kai: Een romige kokos- en kruidensoep met kip.
Ağacın meyveleri olgunlaştığında baharat olarak kullanılır.De bloemen van de boom zijn, indien gekookt, ook eetbaar.
19. yüzyılda, baharat ticareti önemini büyük ölçüde yetirmişti.In de negentiende eeuw nam het belang van de wierhandel toe.
Kore yemekleri genelde çok baharatlıdır.Koreaans eten is meestal erg gekruid.
Bu yüzden de Baharat Adası olarak da bilinir (Island of Spice).Znana jest także jako Wyspa kwiatów (hiszp. Isla de las Flores).
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Okazało się, że co noc uciekała do lasu by do świtu tańczyć.
Çeşitli baharat ve soslarla yoğurulup bir süre bekletilir.Z góry jest spływają liczne strumienie i potoki.
Bunların dışında hiçbir baharat konulmaz.Poza tymi obszarami gleb nie ma.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi.Było i jest ważnym punktem na śródziemnomorskich szlakach handlowych prowadzących z Zachodu na Wschód.
19. yüzyılda, baharat ticareti önemini büyük ölçüde yetirmişti.W VIII wieku nastąpił wzrost znaczenia portu handlowego.
1938 yılında ilk romanı yayımlanabildi: Bahara Dek Bekle, Bandini.Hans första publicerade roman var Vänta till våren, Bandini från 1938.
130 değişik baharat, bitki ve çiçekten yapılır.93 dagar mellan blomning och skörd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod