bahşetmiş ile cümle

bahşetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Meryem'in onlara bahşetmiş olduğuna inanıyor.Багато років потому влада Сієни доручила своєму найвидатнішому художнику
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Dacă tot vorbim de text, când vreți să evidențiați -- acesta e doar un exemplu.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Hablando de texto, cuando quieras seleccionar... esto es solo un ejemplo.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Ha már a szövegekről beszélünk, amikor ki akarnak jelölni - ez csak egy példa.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Já que estamos a falar sobre texto, quando quiserem realçar — isto é só um exemplo.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Keď hovoríme o texte, keď chcete vyznačiť-- toto je len príklad.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Ketika kita berbicara tentang teks, Bila Anda ingin untuk menyorot-- ini hanya sebuah contoh.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Khi chúng ta đang nói đến văn bản, khi bạn muốn làm nổi (highlight) -- đây chỉ là 1 ví dụ thôi nhé.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.문자에 대한 이야기를 하자면, 강조를 하고 싶을 때 - 예를 하나 들죠.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Ko govorimo o tekstu -
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Kun nyt puhumme tekstistä, jos haluat korostaa -- ja tämä on vain esimerkki.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Mówiąc o tekstach, jeśli chcecie coś zaznaczyć... To tylko przykład.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Parlando di testo, quando volete evidenziare -- questo è solo un esempio.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Tant qu'on parle de texte, lorsque vous voulez surligner-- c'est juste un exemple.(Rires)
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Wo wir schon über Text reden: Wenn Sie etwas markieren wollen - das ist nur ein Beispiel.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Zatímco mluvíme o textu, který chcete zdůraznit - to je jen příklad.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Μιας που μιλάμε για κείμενο, όταν θέλετε να κάνετε υπογράμμιση -- αυτό είναι απλώς ένα παράδειγμα.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Докато говорим за текст, когато искате да селектирате - това е само пример.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.До речі, про текст, коли вам треба виділити — просто до прикладу.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.Если мы говорим о тексте, то когда вы хотите подчеркнуть — это просто пример.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.בעוד אנחנו מדברים על טקסט, כאשר אתם רוצים להדגיש- זוהי רק דוגמה.
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.وبينما نحن نتحدث عن النص، عندما ترغب في إبراز-
Metinlerden bahsetmişken; bir metni seçmek istediğinizde---- bu sadece bir örnek.あるワードをハイライトしたいとします これはただの例ですよ (笑)
NADH'larda yüksek enerjili elektronlar bulunduğundan ve bir molekülden diğerine geçtiğinden bahsetmiştik.E o aceitador final de electrões foi o oxigénio O oxigénio ficou reduzido aqui.
NADH'larda yüksek enerjili elektronlar bulunduğundan ve bir molekülden diğerine geçtiğinden bahsetmiştik.NADH dan mereka bisa ditransfer dari satu molekul ke yang lain.
NADH'larda yüksek enerjili elektronlar bulunduğundan ve bir molekülden diğerine geçtiğinden bahsetmiştik.기억할 것은 NADH의 고에너지 전자가 한 분자에서 다른 분자로 옮겨진다는 것입니다
NADH'larda yüksek enerjili elektronlar bulunduğundan ve bir molekülden diğerine geçtiğinden bahsetmiştik.Кислородът се явява акцептор на тези електрони.
NADH'larda yüksek enerjili elektronlar bulunduğundan ve bir molekülden diğerine geçtiğinden bahsetmiştik.НАД Н , и он переносится с одной молекулы на другую.
Nathan'ın aktif kuyruklardan bahsetmiş olduğunu farkettim.훌륭한 강의가 생각났습니다. 움직이는 꼬리에 대해 얘기했지요.
Nathan'ın aktif kuyruklardan bahsetmiş olduğunu farkettim.שהוצג ע"י נתן, דיברנו על זנב אקטיבי.
Nathan'ın aktif kuyruklardan bahsetmiş olduğunu farkettim.من ناثان تحدثنا عن ذيل فعال
Nathan'ın aktif kuyruklardan bahsetmiş olduğunu farkettim.話していたのを思い出しました ビデオ:ミアボルドは恐竜が
O bölgeye beynin yüz bölgesi denilebilir, değil mi? Daha önce bahsetmiştim.Daar zit dus de gezichtsherkenning verstopt waar ik het eerder al over had.
O da ressam. Diego ondan bahsetmişti, hatırlıyor musun?Dat is een schilder, weet je dat Diego dat vertelde?
O da ressam. Diego ondan bahsetmişti, hatırlıyor musun?هو رسام، دييغو أخبرنا عنه
Önceki videoda bundan bahsetmiştim ama bunun yeterli olmadığını düşündüm.저는 전의 비디오에 대하여 말을 했었는데 제가 했었어야 하는 것보더 덜 정확했었던 것 같습니다
Önceki videoda bundan bahsetmiştim ama bunun yeterli olmadığını düşündüm.Už jsem o tom trochu mluvil v posledním videu, ale ani tehdy jsem nebyl tak přesný, jak je třeba.
Önceki videoda bundan bahsetmiştim ama bunun yeterli olmadığını düşündüm.Voy a escribir macro en rojo resaltado.
Önceki videoda bundan bahsetmiştim ama bunun yeterli olmadığını düşündüm.דיברתי על זה קצת בסירטון הקודם, אך נדמה לי שלא דייקתי כפי שהייתי צריך.
Önceki videomuzda arz yasasından bahsetmiştik.저번 비디오에서는 공급의 법칙에 대해서 배웠었는데요
Önceki videomuzda arz yasasından bahsetmiştik.V minulém videu jsme si představili zákon nabídky.
Önceki videomuzda arz yasasından bahsetmiştik.供給の法則を 見てもらったと思う かなり常識的なことで
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Bom. Agora, Hugo Chávez, o governo criminoso da Venezuela...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Bueno, Hugo Chávez, el criminal, hablando de criminales, gobierno de Venezuela...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Dobra, a teraz Hugo Chavez, przestępcy.. mówiąc o przestępczym... rządzie Wenezueli
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...O.k., jetzt, Hugo Chávez, der kriminelle - ich spreche von der kriminellen Regierung von Venezuela...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Rendben, Hugo Chavez, a bűnöző, - bűnözőről beszélünk - Venezuela kormánya...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti... - Suçlu?Hugo Chavez den kriminella, på tal om brottslingar, Venezuelas regering ...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Takže, teraz, Hugo Chávez, Zločinec... Hovoríme o zločineckej vláde Venezuely...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Va bene, adesso, Hugo Chavez, il criminale - a proposito di criminali - governo del Venezuela
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...Εντάξει, τώρα, ο Ούγκο Τσάβες... Αναφέρομαι στην εγκληματική κυβέρνηση της Βενεζουέλας...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti..."Добре, сега, Уго Чавес, с престъпното му управление на Венецуела...
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...,עכשיו, הוגו צ'אבס הפושע הגדול בממשלת הפושעים של ונצואלה, מציע
Peki ala, şimdi, Hugo Chávez, suçlu - suçtan bahsetmişken - Venezuela hükümeti...犯罪者です ベネズエラの政府の犯罪者... - 犯罪者? - あれは犯罪政府です
Sağdaki resimde çifte yansıma olduğundan bahsetmiştim.כי בתמונה הזאת דיברתי על החזרה כפולה.
Sağdaki resimde çifte yansıma olduğundan bahsetmiştim.لانه في هذه الصورة هنا تحدثت عن انعكاسين
Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.Bijna 2000 films.
Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.Cred că am menţionat asta scurt -- aproape 2.000 de filme.
Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.Creo que lo mencioné brevemente -- llega a casi 2000 películas.
Sanırım bundan kısaca bahsetmiştim -- 2,000 adete yakın.Ich glaube, ich habe es kurz erwähnt - es sind fast 2,000 Filme.

İlgili Sayfalar