bahçede ile cümle

bahçede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Θα σας δώσω δύο παραδείγματα, πάλι από τον κήπο.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Ще ви дам два примера, пак от градинарството.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.אתן לכם שתי דוגמאות, גם כן מהגינה.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.سأعطيكم مثالين أيضا من الحديقة
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.ライ豆がハダニに襲われる時に何をするかご存知でしょうか
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Als letztes sehen wir einen herbstlichen Kalender, weil ich so viele Blätter in meinem Hof habe.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.E infine, ecco un calendario sull'autunno, perché ho molte foglie nel mio giardino.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Enfin, un calendrier d'automne. J'ai beaucoup de feuilles dans mon jardin.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.În fine, acesta e un calendar de toamnă, pentru că am atât de multe frunze în curtea mea.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.마지막으로 이것이 저의 집 마당에 나뭇잎들이 많이 있어서 가을을 주제로 해 본 달력입니다. 마지막으로 이것이 저의 집 마당에 나뭇잎들이 많이 있어서 가을을 주제로 해 본 달력입니다.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Na koniec, jest to kalendarz oparty na motywie jesieni, bo u mnie w ogrodzie jest pełno liści.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Na závěr ještě, tohle je podzimní kalendář, protože mám takovou spoustu listí na zahradě.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Por último, este es un calendario basado en el otoño, porque tengo muchas hojas en mi patio.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Sidst, dette er en kalender med efterårs tema, fordi jeg har så mange blade i min have.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Tot slot, dit is een herfst-gebaseerde kalender, omdat ik zoveel bladeren in mijn tuin heb.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.Végül ez egy ősz-központú naptár, az udvaromon heverő száraz falevek inspirálták.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.И последно, това е календар на тема есен, защото имам толкова много листа в двора.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.ולבסוף, זה לוח שנה בנושא סתיו, מכיוון שיש לי בחצר המון עלים,
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.و أخيرا، تقويم مبني على فصل الخريف، لأنه كانت لدي أوراق شجر كثيرة متناثرة في حديقتي.
Son olarak, bu sonbahar takvimi, çünkü arka bahçede çok yaprak var.なぜなら、私の庭には沢山の葉っぱがあり、 これらは私の庭の葉っぱを表しています。
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.바로 여기에 12인치를 표시합니다
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.Det er heroppe på y-aksen. Her har vi 12 cm på jorden. Vi kan lave en tabel med x og y-værdier.
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.Então eu vou fazer isso aqui, por isso temos 12 polegadas no terreno ali mesmo.
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.Tady je pondělí, kdy máme 12 palců sněhu. Vyznačím to nahoře, že máme 12 palců sněhu přímo tady .
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.Ще го направя тук горе, имаме 12 инча на земята там.
-Şuraya çizeğim-Bahçede otuz cm kar var.اذاً سأقوم بذلك في الاعلى هنا، لدينا 12 انش
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.A ja akurat stałam na naszym podwórku, kiedy tornado nadciągnęło zza wzgórza.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Așa că stăteam semeață în fața casei când a apărut una peste deal.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.E intelligentemente io ero in giardino quando ne è arrivato uno.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.És én okosan ott álltam az első udvarban, mikor a hegyről éppen közeledett egy.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Et j'étais dans le jardin devant la maison quand une tornade a surgi depuis la colline.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Eu estava no jardim da frente quando chegou um por detrás da colina.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Ik stond in de voortuin toen er een over de heuvel kwam.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.토네이도가 언덕을 넘어 올때, 저는 현명하게 집 앞 마당에 서 있었어요
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Pero yo estaba en el jardín delantero cuando uno llegó desde una colina.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Und ich stand intelligenterweise im Vorgarten, als einer über den Berg kam.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.Я просто стояла во дворе, когда торнадо появился из-за холма.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.אז ברוב חוכמתי עמדתי בחצר הקדמית כשאחד מהם הגיח מעבר לגבעה.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.وكنت واقفة بذكاء في الساحة الأمامية عندما جاء احداها من فوق التلة.
Tepeden bir tanesi geldiğinde, ben öylece on bahçede dikiliyordum.私は家の外で見物していました 街灯が飛んでくるのを見て 家族と地下室に駆け込みました
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ak mám semená a môže rásť kvety na záhrade, nebudú mŕtvi vôbec - bude ožívajú. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Als ik zaadjes en kan bloemen laten groeien van de tuin zal niet dood zijn geheel - het zal komen tot leven. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Če imam semena in lahko rastejo rože na vrtu ne bo mrtev sploh - bo prišel živ. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Dacă am de seminţe şi poate face să crească flori gradina nu va fi mort, la toate - se va sa prinda viata. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ha van magvak és lehet, hogy virágok nőnek a kert nem halott egyáltalán - akkor életre kelnek. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Hvis jeg har frø og kan gøre blomster gro i haven, vil ikke være død på alt - det vil bliver levende. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Jeśli mam nasiona i kwiaty mogą rosnąć w ogrodzie nie będzie martwy w ogóle - to będzie ożywają ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Jos minulla on siemeniä ja voi tehdä kukkia kasvaa puutarhassa ei kuollut ollenkaan - se eloon. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "제가 씨앗을 가지고와 꽃이 성장 할 수있다면 정원은 전혀 죽은되지 않습니다 - 그것은 것입니다 살아 와서. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Pokud mám semena a může růst květiny na zahradě, nebudou mrtví vůbec - bude ožívají. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Se eu tiver sementes e flores pode fazer crescer o jardim não será morta em tudo - ele vai vir vivo. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Se ho i semi e può fare crescere i fiori del giardino non sarà morto a tutti - sarà prendono vita. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Ако имам семена и може да направи цветя растат в градината ще бъдат мъртви - това ще оживяват ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Если у меня есть семена и может сделать цветы растут в саду не будет мертвых вообще - это будет оживают ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "Якщо у мене є насіння і може зробити квіти ростуть в саду не буде мертвих взагалі - це буде оживають ".
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "אם יש לי זרעים יכולים להפוך לגדול פרחים בגינה לא יהיה מת בכלל - זה יהיה לבוא בחיים. "
Tohumları ve çiçeklerin yapabilirsiniz bahçede ölü olmaz. canlanıyor. "生きて来る。" マーサは彼女のペンで返された時ので、彼女は再びその日の午後は外出していない
Ve bahçede o öğleden sonra yabanarılarıyla yanyana çalışırken kendime sorduğum şuydu:그리고 그날 오후 텃밭에서 제가 스스로에게 물었던 질문은, 호박벌 옆에서 일하면서 말이지요,
Ve bahçede o öğleden sonra yabanarılarıyla yanyana çalışırken kendime sorduğum şuydu:La domanda che mi sono fatto quel pomeriggio nell'orto era - mentre lavoravo insieme alle grosse api -
Ve bahçede o öğleden sonra yabanarılarıyla yanyana çalışırken kendime sorduğum şuydu:Pytanie jakie zadałem sobie tego popołudnia, pracując wspólnie z tymi trzmielami brzmiało:
İlgili Sayfalar