bahçede ile cümle

bahçede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.그것이 그녀의 정오의 저녁 식사에 갈 시간이되기 전까지 정부 마리아는 그녀의 정원에서 일했습니다.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.La señorita Mary trabajaba en su jardín hasta que fue hora de ir a la cena del mediodía.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Maestra Maria ha lavorato nel suo giardino fino a quando era tempo di andare al suo pranzo di mezzogiorno.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Maîtresse Marie travaillait dans son jardin jusqu'à ce qu'il soit temps d'aller à son dîner de midi.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mary trabalhou em seu jardim até que era hora de ir para o seu almoço.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mary werkte in haar tuin tot het tijd was om naar haar 's middags eten.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Maria arbetade i sin trädgård tills det var dags att gå till henne mitt på dagen middag.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Maria työskenteli hänen puutarha kunnes oli aika mennä hänen keskipäivällä illallinen.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Mary arbejdede i hendes have, indtil det var tid til at gå til hendes middag middag.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Mary delal na svojem vrtu, dokler ni bil čas, da gredo z njo poldneva večerjo.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Mary dolgozott az ő kertjében, amíg itt volt az ideje, hogy menjen vele délig vacsorára.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Mistress Mary εργαζόταν στον κήπο της, έως ότου ήρθε η ώρα να πάει για φαγητό το μεσημέρι της.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Nyonya Maria bekerja di kebunnya sampai tiba saatnya untuk pergi makan malam siang nya.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Pani Maria pracowała w ogrodzie, aż nadszedł czas, aby przejść do jej obiad w południe.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Paní Marie pracovala na zahradě, dokud byl čas jít k ní poledne oběd.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Pani Marie pracovala na záhrade, kým bol čas ísť k nej poludnie obed.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Господарката Мери работи в градината си, докато е време да отида да я обяд вечеря.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Госпожа Мария работала в своем саду пока не пришло время идти к ней полдень обед.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.Пані Марія працювала в своєму саду поки не прийшов час йти до неї опівдні обід.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.העלמה מרי עבדה בגינתה עד שהגיע הזמן ללכת לארוחת ערב הצהריים שלה.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.عملت ماري عشيقة في حديقتها حتى أن الوقت قد حان للذهاب لتناول العشاء في منتصف النهار لها.
Onun öğle akşam yemeğine gitme zamanı kadar Mistress Mary onu bahçede çalıştı.実際に、彼女は彼女が彼女の上着を着るときに覚えておくのではなく、遅かった、と
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.하지만 동생과 저는 엄마가 위쪽 창문에서
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Maar mijn moeder hield de achtertuin vanuit een bovenraam in de gaten. Ze stond daar te strijken of zoiets.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Nie mieliśmy wtedy nadzoru. Tylko matka rzucała okiem na podwórze z okna na piętrze, gdzie prasowała ubrania.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.Și nu aveam -- e de parcă mama prezida asupra curții de pe geamul de la etaj, unde călca sau așa ceva.
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ולא היה לנו -- אמא שלי שלטה על החצר האחורית
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ولم يكن لدينا -- أمي مثلا مترأسة الفناء الخلفي
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.それで 母はいつも アイロンとかをしながら
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.월요일 아침, 12인치의
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.Det blev tøvejr, og tirsdag morgen var der smeltet 2 cm sne.
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.V pondělí ráno napadlo 12 palců sněhu. (pozn. cca 30 cm)
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.В понеделник сутринта имаше 12 инча сняг върху земята.
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.في صباح يوم الاثنين، وصل ارتفاع
Peter dışarıda, bahçedeki domuzlara ve tavuklara bakıyor.피터는 야외에 있고, 마당에 있는 돼지와 닭을 보고 있어요.
Peter dışarıda, bahçedeki domuzlara ve tavuklara bakıyor.Peter er udenfor og ser på grise og kyllinger i haven.
Peter dışarıda, bahçedeki domuzlara ve tavuklara bakıyor.Petr je venku a dívá se na prasata a kuřata na dvorku.
Peter dışarıda, bahçedeki domuzlara ve tavuklara bakıyor.Петър е отвън, гледайки прасетата и пилетата на двора.
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.그래서 만약 로봇이 정원을 떠나 다른 재미있는 환경으로 옮겨갈 수 있다면 어떨까 생각해봤습니다.
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.Perciò ci chiedemmo: e se il robot potesse uscire dal giardino e spostarsi in un altro ambiente interessante?
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.Takže jsme začali uvažovat, co kdyby mohl robot opustit zahradu a jít někam jinam, na nějaké zajímavé místo.
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık."Was, wenn der Roboter den Garten verlassen und in eine andere interessante Umgebung gehen könnte?"
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.We vroegen ons af: wat als de robot de tuin kon verlaten en naar een andere interessante omgeving kon gaan?
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.Zaczęliśmy myśleć, co jeśli nasz robot mógłby opuścić ogród i wejść w inne, interesujące środowisko?
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.Мы задумались — что если вывести робота из сада и поместить его в другую, более интересную обстановку?
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.אז התחלנו לחשוב, מה אם הרובוט ייצא מהגן ויילך לאיזו סביבה מעניינת אחרת?
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.لذلك بدأنا بالتّفكير، ما إن كان يمكن للروبوت أن يغادر الحديقة والذهاب إلى بيئات أخرى مثيرة للاهتمام؟
Robot bahçeden çıkabilse ve başka bir ilginç çevreye gidebilse ne olur diye düşünmeye başladık.他の面白そうな場所に いくことが出来たとしたら 例えば、ホワイトハウスでの
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Am sa va dau doua exemple, de asemenea din gradina.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Ich gebe Ihnen zwei Beispiele, auch aus meinem Garten:
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Ik geef je twee voorbeelden uit de tuin.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Je donnerai deux exemples, inspirés du jardin.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.역시 텃밭으로부터 나온 두 가지 예를 들겠습니다.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Les daré dos ejemplos, también del jardín.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden. Lima fasülyeleri.Dám vám dva příklady, také ze zahrady: fazol měsíční.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden. Lima fasülyeleri.Я приведу два примера, тоже из сада: лимская фасоль.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Podam wam dwa przykłady, również z ogrodu.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Saya akan beri dua contoh, juga dari kebun.
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Tôi sẽ đưa ra hai ví dụ, cũng từ khu vườn
Size iki örnek vereyim, yine bahçeden.Vi faccio due esempi, sempre dal mio giardino.
İlgili Sayfalar