Dokunma! BagirtFå honom att skrika!
Dokunma! BagirtFallo urlare!
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Abbiamo collaboratori che son molto diversi in termini di origini politiche, religiose e culturali.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.A közreműködők nagyon különbözőek mind politikai, vallási és kultúrális értelemben.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Así que tenemos colaboradores con trasfondos políticos, religiosos y culturales muy diversos.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Deltagarna kommer från olika politiska, religiösa och kulturella bakgrunder.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.위키백과에는 다양한 기여자들이 있습니다. 정치적, 종교적 문화적으로 다른 배경을 가지신 분들입니다.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Máme velice různorodé přispěvatele co do zkušeností s politikou, náboženstvím a kulturou.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Nous avons une grande diversité de contributeurs, en terme de passés politiques, religieux ou culturels.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Onze bijdragers zijn heel divers in termen van politieke, religieuze en culturele achtergrond.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Temos colaboradores muito diversificados, em termos de contexto político, religioso e cultural.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Unsere Mitstreiter haben sehr unterschiedliche politische, religiöse und kulturelle Hintergründe.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Vì thế nền tảng của những cộng tác viên là rất đa dạng, từ chính trị, tôn giáo, và văn hoá.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Έχουμε πολύ διαφορετικούς συντελεστές, από την άποψη των πολιτικών, θρησκευτικών και πολιτισμικών υποβάθρων.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Имаме много разнородни сътрудници що се отнася до политически, религиозни културни характеристики.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Наши авторы очень сильно разнятся по политическим, религиозным и культурным взглядам.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.Тому ми маємо помічників з різними політичними, релігійними, культурними поглядами.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.אז יש לנו הרבה תורמים במובנים של פוליטיקה, דת, רקעים תרבותיים.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.لذا فلدينا مساهمات متنوعة جداً في إطار السياسة، الأديان، الخلفيات الثقافية.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.貢献者は非常に多彩です この中立性ポリシーを最初から
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.A tak sa náš národný systém účtovníctva stal zameraný na to, čo môžeme vyprodukovať.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.A tak se náš národní účetní systém nastavil podle toho, co umíme vyrobit.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Così il nostro sistema contabile nazionale si è fissato su ciò che riusciamo a produrre.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.En zo werd onze nationale boekhouding gefixeerd op wat we kunnen produceren.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.És így a nemzeti könyvelési rendszerünk a termelésen alapulóvá lett.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Et donc notre système de comptabilité nationale s'est fixé sur ce que nous pouvons produire.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.그리고 국가 회계 시스템이라는 것은 무엇을 생산하는가에 고착되게 되었습니다.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Och således har vår nations bokföringsprogram blivit fixerat vid vad vi kan producera.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Og så er vores nationalregnskaber blevet fikseret på, hvad vi kan producere.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Por isso, o nosso sistema nacional contabilístico fixou-se naquilo que podemos produzir.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Por lo que nuestro sistema contable nacional quedó fijo en lo que podemos producir.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Sehingga sistem akuntansi nasional kita terpaku pada apa yang dapat kita produksi.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Și astfel sistemul nostru național de contabilitate a rămas fixat pe ceea ce putem produce.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Und deshalb hat sich unsere volkswirtschaftliche Gesamtrechnung auf das versteift, was wir produzieren können.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Và vì vậy hệ thống sổ sách kế toán quốc gia thành ra gắn với những gì chúng ta sản xuất ra.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.W ten sposób nasz narodowy system księgowy skoncentrował się na zdolności produkcyjnej.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Κι έτσι το εθνικό λογιστικό μας σύστημα εστίασε στο τι μπορούμε να παράγουμε.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.И така, нашата национална счетоводна система става свързана с това, което можем да произведем.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.Так наша система национальных счетов сосредоточилась на том, что мы можем производить.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.כך גם עם החשבונאות הלאומית שלנו נהייתה ממוקדת במה אנחנו יכולים לייצר.
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.وتبعاً لهذا أصبح نظامنا الاقتصادي يقيس نجاحه بما يمكنه انتاجه
Dolayisiyla ulusal muhasebe sistemimiz uretebildiklerimize bagli hale geldi.生産にこだわるようになったのです でも1968年には
DP: Bagel, Montrey, California.Bagels, Monterey, California.
DP: Bagel, Montrey, California.DP: 베이글스, 몬트레이, 캘리포니아!!
DP: Bagel, Montrey, California.ד"פ: בייגלה, מונטריי, קליפוניה.
DP: Bagel, Montrey, California.د.ب. خبز, مونتري,كاليفورنيا
DP: Bagel, Montrey, California.中国の回線ですね
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Als je erover nadenkt, heeft creativiteit ook veel te maken met causaliteit.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Cuando lo piensan, la creatividad también tiene mucho que ver con la causalidad.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Dacă stăm să ne gândim la asta, creativitatea are multe în comun şi cu cauzalitatea.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Ha belegondolnak -- tudják a kreativitásnak elég sok köze van a kauzalitáshoz is.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Khi bạn nghĩ về nó, sáng tạo cũng liên quan khá nhiều đến thuyết nhân quả.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.생각해 보면 창의성은 우연성과 관계가 많습니다.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Kreatywność ma również wiele wspólnego z przyczynowością.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Quand on réfléchit - vous savez, la créativité a aussi beaucoup à voir avec la causalité.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.(Risos) Quando pensamos nisso, a criatividade também tem muito a ver com a causalidade.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Se ci pensate, la creatività ha molto a che fare anche con la causalità.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Wenn man darüber nachdenkt... Wissen Sie, Kreativität hat auch einiges mit Kausalität zu tun.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Если задуматься, то творчество имеет причинно-следственную связь.
Dusunecek olursaniz--aslinda, yaraticilik ve nedensellik birbiriyle baglantilidir.Като се замислите, креативността има много общо и с причинността.