Taj Badalandabad.Taj Badalandabad.
Taj Badalandabad.Τον Ταζ Μπανταλανταμπάντ.
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Taj Badla...
Taj Badla...Ταζ Μπαντλα...
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.A fi curvar e în genele unui Badalandabad.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Biti Lovski pes je v genih Badalandabadov.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Být kurevníkem je v genech Badalandabadù.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Een jachthond hondje te zijn zit in de Badalandabad genen.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Là một doggie chó săn là trong các gen Badalandabad.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Ser un perro sabueso está en los genes de los Badalandabad.
Tazı köpeği olmak Badalandabadlerin genlerinde var.Το να είσαι γαμίκουλας είναι στα γονίδια των Μπανταλανταμπάντ.
Teşekkürler, SS501 (müzik) 7 numarada Miss A - Bad Girl, Good GirlKöszönjük, SS501 (zene) A 7. hely a Miss A Bad Girl, Good Girl című számáé
Teşekkürler, SS501 (müzik) 7 numarada Miss A - Bad Girl, Good GirlSS501에게 고맙다고 말하고 싶군요. [단어들의 첫 알파벳을 연결해서 보면 : W.E.T(젖은) S.M.E.L.L.Y(냄새나는) F.A.R.T(방귀)]
That bad?Que malo?
That bad?Τόσο άσχημα;
That bad?כזה נורא?
The stress could be bad for the baby.A stressz lehet rossz a babának.
The stress could be bad for the baby.Γκιουνέυ... Αυτό δεν κάνει καλό στη Μπανού.
The stress could be bad for the baby.Гюней..
This time we fucked up badly.De această dată vom se futut grav.
This time we fucked up badly.Esta vez hemos jodido mal.
This time we fucked up badly.Πέρασε το αυτοκίνητο της εταιρείας μαζί του ... ... και το κινητό τηλέφωνο και το όπλο Γιασάρ στο χέρι του.
This time we fucked up badly.הפעם אנחנו דפוק קשות.
To apologize? You're a bad liar.Να ζητήσει συγγνώμη; Είστε μια άσχημη ψεύτης.
Verilen bilgiler burada, BAD açısının CAD açısına eş olduğu verilmiş.Tady nám zadali, že úhel BAD je shodný s CAD.
Verilen bilgiler burada, BAD açısının CAD açısına eş olduğu verilmiş.Takže tu máme ešte raz napísané, čo máme dané, uhol BAD je zhodný s CAD,
Verilen bilgiler burada, BAD açısının CAD açısına eş olduğu verilmiş.И така, тук ни е дадено какво е дадено, ъгъл BAD е равен на ъгъл CAD, BAD на CAD, това вече го знаем.
Very bad things would happen.Nagyon rossz dolog fog történni.
Very bad things would happen.Τι θα συμβεί αν μάθει ο άντρας σου ότι ήρθε ο Γκιουνέυ σ'αυτό το σπίτι;
Very bad.Πολύ κακό.
Ve tavandaki boyalar, mesela İsa'yı meleklerle bir badem içinde görüyoruz.Na stropě je spousta maleb, např.
Ve tavandaki boyalar, mesela İsa'yı meleklerle bir badem içinde görüyoruz.Який багатий розпис стелі.
Ve tüm söylediğim bay Badalandabad, bu üniversite tek bir yol var kabuğundan sıyrıp çıkarmak için.A mùj názor je, pane Badalandabade, že na této univerzitì, je jen jeden zpùsob jak nìkoho stáhnout z kùže.
Ve tüm söylediğim bay Badalandabad, bu üniversite tek bir yol var kabuğundan sıyrıp çıkarmak için.Todo Io que digo, Sr. Badalandabad... es que en esta universidad sólo hay un camino para Ilegar al objetivo.
Ve tüm söylediğim bay Badalandabad, bu üniversite tek bir yol var kabuğundan sıyrıp çıkarmak için.Và tất cả tôi đang nói, ông Badalandabad, là ở trường đại học này, chỉ có một cách để da cầy mangut.
Ve tüm söylediğim bay Badalandabad, bu üniversite tek bir yol var kabuğundan sıyrıp çıkarmak için.Vse kar hočem reči, g. Badalandabad je, da je na tej univerzi samo en način do cilja.
Ve zaten senin yatak odandaydı. Shabaash, beta. Benim oğlum tazı köpeği olmuş eski Badalandabadler gibi.Και ήδη στην κρεβατοκάμαρα σου. <i>Ο γιος μου είναι γαμίκουλας!</i>
What if something bad happens to her?Ce se întâmplă dacă ceva rău se întâmplă cu ei?
What if something bad happens to her? Mukaddes.Τι είμαι εγώ που θα κρατήσει doif πεθάνει;
What if something bad happens to her?¿Y si algo malo le sucede a ella?
What if something bad happens to her?מה אם משהו רע יקרה לה?
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.Ðoạn, Gia-cốp lấy nhành bạch dương, nhành bồ đào và nhành bá-tiên tươi, lột vỏ để bày lằn da trắng ở trong ra.
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.야곱이 버드나무와 살구나무와 신풍나무의 푸른 가지를 취하여 그것들의 껍질을 벗겨 흰 무늬를 내고
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.ויקח לו יעקב מקל לבנה לח ולוז וערמון ויפצל בהן פצלות לבנות מחשף הלבן אשר על המקלות׃
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.فأخذ يعقوب لنفسه قضبانا خضرا من لبنى ولوز ودلب وقشر فيها خطوطا بيضا كاشطا عن البياض الذي على القضبان.
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.雅 各 拿 楊 樹 、 杏 樹 、 楓 樹 的 嫩 枝 、 將 皮 剝 成 白 紋 、 使 枝 子 露 出 白 的 來
Yakup aselbent, badem, çınar ağaçlarından taze dallar kesti. Dalları soyarak beyaz çentikler açtı.雅各 拿 楊樹 、 杏樹 、 楓樹 的 嫩枝 、 將皮剝 成 白紋 、 使 枝子 露出 白的來
Yani BAD üçgeni, CAD üçgenine eştir. -ADC er den her vinkel.
Yani BAD üçgeni, CAD üçgenine eştir. -A-D-C, to je tento uhol.
Yani BAD üçgeni, CAD üçgenine eştir. -ADC, to je úhel tady.
Yani BAD üçgeni, CAD üçgenine eştir. -ADC, това е този ъгъл тук.
You hear what you are saying? Are we now the bad ones?Ακούς τι λες ; Είμαστε τώρα εμείς οι κακοί ;
You hear what you are saying? Are we now the bad ones?אתה שומע מה שאתה אומר? אנחנו עכשיו הרעים?
You're making me say bad things.Τώρα προσπαθείς να με εκνευρίσεις!
You're making me say bad things.Опитваш се да ме ядосаш ли?!