Ana içeriğe geç
Sözlük

bacaklar ile cümle

bacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.C'est ici que j'ai réalisé que mes jambes étaient des sculptures portables.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Da ist mir wirklich klar geworden - dass meine Beine tragbare Skulpturen sein können.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Det var her, det virkelig slog mig, at mine ben kunne være kunst man kan have på.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Foi aqui que percebi realmente que as minhas pernas podiam ser uma escultura de vestir.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Här slog det mig verkligen -- att mina ben kan vara bärbara skulpturer.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Hierdoor werd het me opeens duidelijk -- dat mijn benen kunstwerken kunnen zijn.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Inilah yang menyadarkan saya -- bahwa kaki saya adalah seni pahat yang bisa dipakai.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Itt csapott belém igazán a felismerés, hogy a lábaim hordható szobrok is lehetnek.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.저에게 진정 가슴에 와 닿았던 것은 제 의족은 입을수 있는 조각품이라는 것이었죠.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Nó thực sự có tác động lớn đến tôi-- rằng đôi chân của tôi có thể là một công trình điêu khắc.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Questo è il punto in cui mi sono resa conto che le mie gambe potevano essere sculture indossabili.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tam jsem si to poprvé uvědomila - moje nohy se mohou stát "nositelnou" sochou.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Tässä se todella iski minuun -- jalkani voisivat olla puettavia veistoksia.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.To je bila res prava stvar zame -- moje noge so postale skulpture, ki sem jih lahko nosila.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Úplne ma to dorazilo -- že moje nohy by mohli byť sochami na nosenie.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Wtedy nareszcie to do mnie dotarło - moje nogi mogą być rzeźbą.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Αυτό μου 'δωσε πραγματικά να καταλάβω ότι τα πόδια μου θα μπορούσαν να είναι γλυπτά που φοριούνται.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ето тогава наистина осъзнах, че краката ми могат да бъдат носими скулптори.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.Ось що зачепило мене за живе - що мої ноги можуть бути скульптурою, яку можна одягати.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.זאת הנקודה שבאמת צילצלה לי הידיעה - שרגליי יכולים להיות פסלים לבישים.
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.هنا فقط , شعرت بأني وصلت بأن رجلي ممكن أن تكون منحوتة تلبس
O zaman tam olarak farkına vardım ki -- bacaklarım giyilebilir heykeller olabilirdi.心から痛感した そのとき私は人間らしさの復元だけに美の理想を見出す視点から
Pedallerin üzerinde bacaklarınız tarafından uyguladığınız işte bu kuvvet,그리고 여러분의 발이 페달을 밟는 힘이
Pedallerin üzerinde bacaklarınız tarafından uyguladığınız işte bu kuvvet,Y es esta fuerza empleada a través de las piernas empujando los pedales,
Pedallerin üzerinde bacaklarınız tarafından uyguladığınız işte bu kuvvet,וזה הכוח, שמופעל על ידי הרגלים שלכם שדוחפות את הפדלים,
Pedallerin üzerinde bacaklarınız tarafından uyguladığınız işte bu kuvvet,وتلك القوة التي تقوم بتطبيقها على دواسات العجلة الهوائية بواسطة قدميك
Pedallerin üzerinde bacaklarınız tarafından uyguladığınız işte bu kuvvet,ニュートンの慣性の法則に勝つことを 可能にするのです
Peki, bu iki bacaklar, tablo destekleyen?שתי הרגליים האלו מחזיקות את השולחן, נכון?
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Bien, éstas son mi piernas bonitas.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Bien, voici mes jolies jambes.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Detta är mina finben.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Estas são as minhas pernas bonitas.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Goed, dit zijn mijn mooie benen.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Nos, ezek a szép lábaim.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.No, tohle jsou moje nohy pro parádu.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Nun, das sind meine schönen Beine.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Tak, toto sú moje pekné nohy.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.To są moje nogi atrakcyjne.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Vâng, đây là đôi chân đẹp của tôi.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Λοιπόν, αυτά είναι τα όμορφα μου πόδια.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Е, това са ми хубавите крака.
Peki, bunlar benim güzel bacaklarım.Ну, это мои красивые ноги.
Peki o siyah. Hiç olmazsa, bacakları vardır.글쎄 - 그는 흑인이고. 아무튼, 그의 다리가 있습니다.
Peki o siyah. Hiç olmazsa, bacakları vardır.私は彼のズボンの涙と彼の手袋の涙を通してシード。
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.De HERE zal u van top tot teen bedekken met zweren, die ongeneeslijk zijn.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.GOSPOD te udari s hudimi grčami na kolenih in na mečih, da ti ne bode ozdravljenja od podplatov do temena.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.Herren skal slå dig med onde bylder på knær og legger, så du ikke skal kunne læges, fra fotsåle til isse.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.HERREN skal slå dig på knæ og Læg med onde Svulster, der ikke kan læges, ja fra Fodsål til Isse.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.여호와께서 네 무릎과 다리를 쳐서 고치지 못할 심한 종기로 발하게 하여 발바닥으로 정수리까지 이르게 하시리라
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.יככה יהוה בשחין רע על הברכים ועל השקים אשר לא תוכל להרפא מכף רגלך ועד קדקדך׃
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.يضربك الرب بقرح خبيث على الركبتين وعلى الساقين حتى لا تستطيع الشفاء من اسفل قدمك الى قمة راسك.
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.耶 和 華 必 攻 擊 你 、 使 你 膝 上 、 腿 上 、 從 腳 掌 到 頭 頂 、 長 毒 瘡 無 法 醫 治
RAB dizlerinizi, bacaklarınızı tepeden tırnağa iyileşmeyen ağrılı çıbanlarla vuracak.耶和華 必 攻擊 你 、 使 你 膝上 、 腿上 、 從腳 掌 到 頭頂 、 長毒瘡 無法 醫治
Sadece bacaklarıma güvenirim."Am încredere doar în picioarele mele."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Csak a lábaimban bízok."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Dôverujem iba svojim nohám."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Důvěřuji jen svým nohám."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Ich vertraue nur meinen Beinen."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Ik vertrouw alleen mijn benen."
Sadece bacaklarıma güvenirim."Im tylko ufam."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod