Ana içeriğe geç
Sözlük

bacaklar ile cümle

bacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, jeho nohy.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, jeho nohy.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, le gambe.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, noge so.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, sind seine Beine.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, zijn benen zijn.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, τα πόδια του.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, ноги.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways, ноги.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Leastways ، وساقيه.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Legalábbis, a lába is.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Por lo menos, son sus piernas.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Sau cel puţin, picioarele sunt.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Setidaknya, kakinya.
Hiç olmazsa, bacakları vardır.Или поне, краката му.
Hiç o pozisyonda uyumadım. Bacakların uyuşmuş olmalı.Επειδή έχω κοιμηθεί σε αυτήν την στάση πολλές φορές.
Hiç o pozisyonda uyumadım. Bacakların uyuşmuş olmalı.لانني نمت في هذه الوضعية العديد من المرات وارجلي كانت تتنمل
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.이라크에서 팔을 잃고 돌아온 군인들이 370명입니다.
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.Há 370 soldados que voltaram do Iraque que perderam membros.
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.יש 370 חיילים שחזרו מעירק ושאיבדו גפיים
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.يوجد 370 جندي رجعوا من العراق بأطراف مفقودة
Irak'tan kol ve bacaklarını kaybetmiş dönen 370 asker var.彼らが直面するのが 手足の喪失ではなく
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.C'est ironique que mes jambes soient intactes, mais que ce soit mes épaules qui ralentissent mon pas.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Co za ironia, z moimi nogami wszystko w porządku, a ramiona spowalniają mój chód.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.De ironie wil dat het goed gaat met mijn benen, en dat het mijn schouders zijn die mijn pas vertragen.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.É irónico que as minhas pernas estejam bem, e que sejam os meus ombros a atrasar-me o passo.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Este ironic că picioarele sunt în regulă, și sunt umerii cei care mă încetinesc.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Irónicamente, mis piernas están bien y es la espalda la que me dificulta caminar.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Ironické, že mé nohy jsou v pořádku, a má ramena zpomalují mou chůzi.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Irónikus módon a lábaim rendben vannak, a vállaim azok, amik lassítják a járást.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Ironischerweise sind meine Beine in Ordnung und es sind meine Schultern, die mich langsamer machen.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Ironisnya, kaki saya baik-baik saja, dan bahu saya ini yang menyebabkan jalan saya lambat.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.아이러니한 것은 제 두다리는 멀쩡한데도 어깨때문에 걸음걸이가 느려졌다는 것입니다.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Kỳ lạ rằng chân tôi vẫn tốt, và chính là vai tôi làm chậm bước đi của tôi.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Sembra un controsenso che le mie gambe siano sane, e che le mie spalle mi rallentino la camminata.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Είναι ειρωνεία που ενώ τα πόδια μου είναι μια χαρά, είναι οι ώμοι μου που επιβραδύνουν το περπάτημα μου.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Иронично е, че краката ми сa добре, но рамената ми спират вървежа ми.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.Парадоксально, что с ногами-то всё в порядке, а быстро ходить мешают именно плечи.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.אירוני שהרגליים שלי בסדר, ואלה הכתפיים שלי שמאיטים את ההליכה שלי.
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.والغريب ان ارجلي لا يعيبها شيء ولكن اكتافي هي من تقلل من سرعة تحركي
İronik olan bacaklarım iyiyken yürümemi yavaşlatanın omuzlarım olması.肩のせいで歩くのが遅くなったのです 今の私は
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale do Jezusa przyszedłszy, gdy ujrzeli, że już umarł, nie łamali goleni jego.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale keď prišli na Ježiša a videli, že je už mŕtvy, nezlámali mu hnátov,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ale k Ježíšovi přišedše, jakž uzřeli jej již mrtvého, nelámali hnátů jeho.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Als sie aber zu Jesus kamen und sahen, daß er schon gestorben war, brachen sie ihm die Beine nicht;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Cînd au venit la Isus, şi au văzut că murise, nu I-au zdrobit fluierile picioarelor;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ketika mereka sampai kepada Yesus, mereka melihat Ia sudah meninggal. Jadi mereka tidak mematahkan kaki-Nya
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân lính đến nơi Ðức Chúa Jêsus, thấy Ngài đã chết rồi, thì không đánh gãy ống chơn Ngài;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Khi quân_lính đến_nơi Ðức_Chúa_Jêsus , thấy Ngài đã chết rồi , thì không đánh gãy ống chơn Ngài ;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.예수께 이르러는 이미 죽은것을 보고 다리를 꺾지 아니하고
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Ko pa pridejo do Jezusa in vidijo, da je že umrl, mu ne prelomijo goleni,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Maar toen zij bij Jezus kwamen, zagen zij dat Hij al gestorven was.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.mas vindo a Jesus, e vendo que já estava morto, não lhe quebraram as pernas;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.men da de kom til Jesus og så at han allerede var død, brøt de ikke hans ben,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Men da de kom til Jesus og så, at han allerede var død, knuste de ikke hans Ben.
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mikor pedig Jézushoz érének és látják vala, hogy õ már halott, nem törék meg az õ lábszárait;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Mutta kun he tulivat Jeesuksen luo ja näkivät hänet jo kuolleeksi, eivät he rikkoneet hänen luitaan,
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.När de därefter kommo till Jesus och sågo honom redan vara död, slogo de icke sönder hans ben;
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.Pero cuando llegaron a Jesús, como le vieron ya muerto, no le quebraron las piernas
İsaya gelince Onun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını kırmadılar.S`étant approchés de Jésus, et le voyant déjà mort, ils ne lui rompirent pas les jambes;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod