Ana içeriğe geç
Sözlük

bacak ile cümle

bacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu örnekte, bacaklarda yok.Rien dans les jambes pour l'instant.
Bu örnekte, bacaklarda yok.W nogach nie ma żadnych — ta konkretna postać.
Bu örnekte, bacaklarda yok.В ногах у этой модели пока его нет.
Bu örnekte, bacaklarda yok.Все още нищо в краката, точно в този.
Bu örnekte, bacaklarda yok.לדמות הזו אין יכולות ברגליים
Bu örnekte, bacaklarda yok.لا شيء حتى الآن في ساقيه ، في هذا المثال بالذات.
Bu örnekte, bacaklarda yok.もう一度押してみましょう このキャラクターは
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.2本足ではなく もちろん8本足の寄生虫です 寄生スズメバチは
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aici vorbim de un parazit, nu un parazit cu două picioare, ci unul cu șase picioare, desigur.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aqui estamos a falar de um parasita — não é um parasita de duas pernas. mas um parasita de oito pernas, claro.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Aquí estamos hablando de un parásito, no uno de 2 patas, sino uno de 6 patas, por supuesto.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Ceci est un parasite, pas à deux pattes, un parasite à six pattes, bien sur.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Her taler vi om en parasit -- ikke en tobenet parasit, men en ottebenet parasit, selvfølgelig.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Hier praten we over een parasiet, geen tweebenige parasiet, maar een zesbenige parasiet, natuurlijk.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.기생에 대해 얘기하는데 두 발 달린 기생(역주:사람, 즉 독재자)가 아니라 여섯 발 달린 기생 곤충을 말하는 것이죠.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Namun tentang parasit, bukan parasit berkaki dua, namun tentu saja parasit berkaki enam.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Ne o dvounohém parazitovi, ale o osminohém, samozřejmě.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Parliamo di un parassita, non quello a due zampe ma quello a sei, naturalmente.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Sie ist ein Parasit, kein zweibeiniger sondern ein sechsbeiniger.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Μιλάμε για παράσιτο, όχι δίποδο παράσιτο, αλλά εξάποδο παράσιτο, φυσικά.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Тук говорим за паразит, не двукрак паразит, а шесткрак, разбира се.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.Я говорю о паразите, не двуногом паразите, а о шестиногом паразите, конечно.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.אלא על טפיל, לא טפיל דו-רגלי, אלא טפיל 6 רגלי, כמובן.
Burada bir parazitten bahsediyoruz, iki bacaklı bir parazit değil, sekiz bacaklı bir parazit, elbette.نحن هنا نتكلم عن طفيلي, ليس ثنائي الارجل, بل سداسي الارجل, بالطبع.
Burada kurbağa bacaklarına tuz serperek servis ederler.소금과 후추로 양념한 개구리 다리 요리가 있지요.
Burada kurbağa bacaklarına tuz serperek servis ederler.שם מגישים רגלי צפרדע במלח ופלפל.
Burada kurbağa bacaklarına tuz serperek servis ederler.التي يصنعون فيها الملح والفلفل أرجل الضفادع.
Burada kurbağa bacaklarına tuz serperek servis ederler.イタリアン中華料理があります
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Acolo realizăm proteze pentru picioare.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Allí hacemos las piernas ortopédicas.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.C'est l'endroit où nous fabriquons les jambes.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Đây là nơi mà chúng tôi làm những cái chân giả.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Dies ist der Ort, an dem wir die Beine machen.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Dit is de plek waar we de kunstbenen maken.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Ez az a hely, ahol a lábakat készítjük.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.그곳에서 우린 의족을 만들었습니다.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Questo è il posto dove facciamo le gambe.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.To je miesto, kde robíme nohy.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.To je místo, kde vyrábíme nohy.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.W miejscu, gdzie produkowaliśmy nogi.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Αυτό ήταν το μέρος όπου φτιάχναμε τα πόδια.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.Така наричаме мястото, където изработваме изкуствените крака.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.זה המקום בו אנו מיצרים את הרגליים.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.هذا هو المكان الذي نصنع فيه الأرجل.
Burası bizim bacakları yaptığımız yer diyorduk oraya.当時 私は
Buraya gelen bazı güç ve bacak yapıyor eşit zıt kuvvet yukarı.יש כאן כוח הפועל כלפי מטה, על כן הרגל מפעילה כוח שווה בכוון ההפוך, כלפי מעלה.
Bu robotun adı CLIMBeR, Kablolu Bacaklı Akıllı Eşleştirme Davranışlı RobotTen robot nazywa się CLIMBeR, inteligentny robot podłączony przewodowo.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.A arma emblemática da guerra é a bomba caseira e o ferimento emblemático é um dano grave nas pernas.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.A háború jellemző fegyvere a házi készítésű bomba, és a jellemző sebesülés többnyire a lábsérülés.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Het standaard oorlogswapen is de bermbom, en de standaard verwonding is ernstig beenletsel.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.이 전쟁의 상징적인 무기는 IED이고 상징적인 부상은 심각한 다리 부상이었습니다.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.L'arme emblématique de cette guerre est l'EEI, et les blessures associées sont des dégâts sévères à la jambe.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Najczęściej używaną bronią jest domowej roboty bomba, która powoduje poważne obrażenia nóg.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.Sodan tyypillinen ase on tienvarsipommi, ja tyypillinen vamma on vaikea jalkavamma.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.הנשק שטבע את חותמו במלחמה זו הוא המטען המאולתר, ופציעת ההיכר שלו היא פגיעת רגליים חמורה.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.السلاح الأبرز للحرب هو العبوات الناسفة، و الإصابة الأبرز هي ضرر بالغ في الساق.
Bu savaşın sembol silahı IED ve sembol yarası da ağır bacak yaraları.戦争のシンボル的負傷は、重度の脚の損傷です ものすごい痛みとトラウマに耐えたのち
Bu şekilde aşağı döndürmek ve diğer etrafında döndürmek bacak, bacak başarısız olmadığını varsayarak.השולחן יתחיל להסתובב כלפי מטה, מסביב לרגל השנייה, בהנחה שהרגל השנייה לא נופלת.
Bu toplamda beş bacak ediyor!Incredibile. Ce ne sono cinque.
Bu toplamda beş bacak ediyor!Je to päť nôh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod