Tom'un bir protez bacağı var.Tom has a prosthetic leg.
Bu örümcek 6 inçe kadar bir bacak uzunluğuna sahip olabilir.This spider can have a leg span of up 6 inches.
Askerin yaralı bir bacağı vardı ve hareket edemiyordu.The soldier had a leg injury and couldn't move.
Tom'un kırık bir bacağı var.Tom has a broken leg.
Ne güzel bacaklar!What lovely legs!
Bacaklarım uzun bir yürüyüşten sonra zarar görür.My legs hurt after the long walk.
Sol bacağına biraz buz koy.Put some ice on your left leg.
İnsanların iki bacağı vardır.Humans have two legs.
Bacağına biraz buz koy.Put some ice on your leg.
Bacağına biraz buz tut.Put some ice on your leg.
Bacağına biraz buz sür.Put some ice on your leg.
Tom bacaklarından birini kestirdi.Tom had one of his legs amputated.
Bacaklarının üzerindeki o çürükleri nasıl aldın?How did you get those bruises on your legs?
Erkek kardeşim bacağını kırdı ve üç hafta koltuk değnekleri kullanmak zorunda.My brother's broken his leg and has to use crutches for three weeks.
Yüzme bacaklarını daha güçlü yapar.Swimming makes your legs stronger.
Tom kendini bacağından vurdu.Tom shot himself in the leg.
Tom'a bir bacağımın kırık olduğunu söyle.Tell Tom I have a broken leg.
Bacağım hâlâ ağrıyor.My leg is still hurting.
Bacaklarınızı yıkayın.Wash your legs.
Bacağındaki şu morlukları nasıl aldın?How did you get those blue spots on your legs?
Bacaklarımı dinlendiriyorum.I'm resting my legs.
Örümceklerin sekiz bacağı vardır.Spiders have eight legs.
Akreplerin sekiz bacağı vardır.Scorpions have eight legs.
Örümceklerin ve akreplerin sekiz bacağı vardır.Spiders and scorpions have eight legs.
Bu masanın bir bacağı eksiktir.This table is missing a leg.
Tom bir köpek balığı saldırısında bacağını kaybetti.Tom lost his leg in a shark attack.
Bacağımın kırık olduğunu bilmiyordum.I didn't know my leg was broken.
Sağ bacağımı hareket ettiremiyorum.I can't move my right leg.
Bacağımın kırık olduğunu biliyordum.I knew my leg was broken.
İlk başta, benim bacağımın kırık olduğunu bilmiyordum.At first, I didn't know that my leg was broken.
Bu sabah uyandığımda bacağımın her tarafında sivrisinek ısırıkları vardı.I had mosquito bites all over my legs when I woke up this morning.
Mary bacaklarından kumu sildi.Mary wiped the sand from her legs.
Tom bacaklarından kumu temizledi.Tom wiped the sand from his legs.
Tom'un sağ bacağında bir yarası var.Tom has a scar on his right leg.
Onu çöp bacasına düşürdüm sonra da almayı unuttum.I dropped it into the garbage chute and forgot about it.
Ben bacağımı kahve masasına çarptım.I banged my leg on the coffee table.
Duralım ve biraz bacaklarımızı gerelim.Let's stop and stretch our legs for a bit.
Tom bacaklarını bir daha kullanamayabilir.Tom may never recover the use of his legs.
Tom'un bacakları tutmayabilir.Tom may never recover the use of his legs.
Benim bacağım kırık. Hareket ettiremiyorum.My leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket ettiremiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket edemiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Çocuklar ateşin yanında bacak bacak üstüne atarak oturdu.The children sat cross-legged around the fire.
Profesyonel bisikletçiler genellikle bacaklarını tıraş ederler.Professional cyclists usually shave their legs.
Bacaklarım iyi.My legs are fine.
Düştüler ve bacaklarını kırdılar.They fell and broke their legs.
Duman bacadan dışarı çıkıyor.Smoke comes out of the chimney.
Tom bacaklarının onu götüreceği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as his legs would take him.
Her iki bacak da güçsüz.Both legs are weak.
Tom yerde bacak bacak üstüne atmış oturuyordu.Tom was sitting cross-legged on the floor.
Ben küçükken bacağımı kırdım, ben çok acı çektim.When I was small and I broke my leg, I suffered a lot.
O bütün fakir insanların bacalarını düşürür ve çorapları taşmasına doldurur.He tumbles down all the poor people's chimneys, and fills up the stockings to overflowing.
Tom sol bacağından vuruldu.Tom was shot in his left leg.
Tom da bacağından vuruldu.Tom was also shot in the leg.
Bacaklarımın nesi var?What's wrong with my legs?
Tom bacağından yaralandı.Tom was wounded in the leg.
Tom'un uzun kolları ve bacakları var.Tom has long arms and legs.
Bacaklarımı hissedemedim.I couldn't feel my legs.
Bacaklarını 180 derece açabilir misin?Can you do the splits?
Mary bacaklarını traş etti.Mary shaved her legs.