11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.11분이 되자 다리에 욱신거리는 느낌을 받았고, 입술에도 정말 이상한 느낌이 생겼습니다.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.11. minutu jsem začal cítit pulzování v nohou, a hodně divný pocit na rtech.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.11 minuutin kohdalla tunsin sykkivän tunteen jaloissani, ja huuleni alkoivat tuntua oudoilta.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.11 percnél a lábaimban furcsa dobogó érzés kezdődött, és az ajkaimat nagyon furcsának éreztem.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.Ad 11 minuti iniziai a sentire dei forti tremori alle gambe, e le labbra iniziarono a sembrarmi diverse.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.A los 11 minutos empecé a sentir punzadas en las piernas, y empecé a tener sensaciones raras en los labios.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.La 11 minute am inceput sa simt impunsaturi in picioare, iar buzele incepusera sa imi dea o senzatie ciudata.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.Op 11 minuten kreeg ik kloppende sensaties in mijn benen, en mijn lippen gingen heel raar aanvoelen.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.Pri 11 minútach som začal pociťovať búšivé pocity v nohách a začal som pociťovať čudný pocit na perách.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.Tại phút thứ 11 tôi bắt đầu cảm thấy cảm giác nhói ở cẳng chân, và môi của tôi bắt đầu thấy rất lạ.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.W 11 minucie zacząłem odczuwać pulsacje w nogach, dziwnie czułem też moje wargi.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.Στα 11 λεπτά άρχισα να αισθάνομαι παλμούς στα πόδια μου, και τα χείλη μου άρχισα να τα νιώθω πολύ περίεργα.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.На 11-тата минута започнах да чувствам пулсиране в краката, а устните си усещах по много странен начин.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.На рубеже в 11 минут я начал чувствовать пульсацию в ногах, а в губах появилось странное ощущение.
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.אחרי 11 דקות התחלתי להרגיש תחושה של פעימות ברגליים שלי והשפתיים שלי התחילו להרגיש מוזר
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.وفي الدقيقة الحادية عشر بدأت أشعر بإختلاجات في قدمي وقد بدأت شفتي تبدو في منظر غريب
11. dakikada bacaklarımda zonlama hissi oluştu, dudaklarımı da cidden tuhaf hissetmeye başladım.ズキズキとする感覚を覚えました それから唇がすごく変な感じがしました 12分目に耳鳴りがし始めて
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.피터는 나디아에게 13개의 머리가 있다고 하고 36개의 발이 있다고 하면서 마당에 돼지와 닭이 각각 몇 마리씩 있는지 물어봅니다.
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.Říká ji, že spočítal 13 hlav a 36 nohou a ptá se ji kolik prasat a kolik kuřat je na dvorku.
13 kafa ve 36 bacak saydığını söylüyor ve Nadia'ya kaç domuz ve kaç tavuk olduğunu soruyor.Той й казва, че е преброил 13 глави и 36 крака и я пита колко прасета и колко пилета има на двора.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.사실, 17살 때까지는 저같은 다른 절단 장애인을 만나본적도 없었어요
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.De fapt, n-am întalnit un alt amputat până la vârsta de 17 ani.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.De hecho, yo no conocí a otro amputado hasta que tenía 17 años.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Do 17 roku życia nie spotkałam nawet nikogo po amputacji.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.En fait, je n'ai jamais rencontré d'autres amputés avant mes 17 ans.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Ik kende zelfs geen andere amputees tot mijn 17e.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.In effetti, non ho mai incontrato altre persone amputate finché non ho avuto 17 anni.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Jag hade faktiskt inte ens träffat en annan amputerad förrän jag var 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Na verdade, não conheci nenhum outro amputado senão aos 17 anos.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Thật ra, tôi chưa bao giờ thậm chí gặp người bị cụt khác cho đến khi tôi là 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Und tatsächlich, habe ich erst mit 17 einen anderen amputierten Menschen getroffen.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Valójában nem találkoztam más amputálttal egészen 17 éves koromig.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Vlastne, do svojich 17-tich som ani nestretla nikoho s amputáciou.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Vlastně jsem až do svých sedmnácti nepotkala nikoho po amputaci.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Στην πραγματικότητα, δεν είχα γνωρίσει άλλο ακρωτηριασμένο μέχρι που ήμουν 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Вообще, я ни разу не встречала другого ампутированного, пока мне не исполнилось 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.Всъщност никога не бях срещала някого с ампутация, преди да навърша 17 години.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.למעשה, לא פגשתי עוד קטועי רגליים עד לגיל 17.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.في الواقع, لم اقابل شخص مبتور القدمين قبل بلوغي 17 عام.
17 yaşıma kadar aslında hiç bacağı olmayan kişiyle tanışmadım.それで 障害者の陸上競技会があると聞いたとき
200 metre yolumuz var, Rockhound. Tamam. Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim..זה כיף לא נורמלי .ממש פריקי
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20년 전이었으면, 아마 제 다리를 잘라내고 그저 기도했겠죠. 15%의 생존률이었으니까요.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 anni fa, i dottori mi avrebbero tagliato la gamba e sperato, e il tasso di sopravvivenza era del 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 lat tamu obcięto by mi nogę z nadzieją na 15 procent szans na przeżycie.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.20 лет назад доктора оттяпали бы мне ногу и молились бы, потому что выживаемость была 15%.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Hace 20 años los médicos me hubieran amputado la pierna; había un 15% de supervivencia.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.Преди 20 години, лекарите щяха да ми отрежат крака и да се надяват, че ще има 15 процента оцеляване.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.לפני 20 שנה, היו הרופאים קוטעים את רגלי ומקווים לטוב, והיה סיכוי של 15 אחוזים לשרוד.
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.منذ 20 عام كان الاطباء سيقطعون رجلي كحل لهذه المشكلة ومع توقع بالاستمرار على قيد الحياة بنسبة 15%
20 yıl önce doktorlar bacağımı keserler ve umut ederlerdi, yüzde 15 yaşama şansım olurdu.祈ったでしょう 生存率は15 %でした それが 1980 年代になって
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.3~10mもの高さになります この煙突の回りの熱水には
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.이런 기둥, 즉 굴뚝을 만드는 거죠 길이가 3m에서 9m에 달합니다
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.Dym vytvorí tamtie veže, alebo komíny, ktoré sú zo 3 až 10 metrov vysoké.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.E forma queste torri, queste ciminiere che sono alte 3, 6, 9 metri.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.És ezeket a tornyokat, kéményeket hozzák létre, melyek 5, 10 méter magasak.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.Et cela forme ces tours, ces cheminées qui mesurent 3, 7, 10 mètres de hauteur.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.Het vormt deze torens, deze schoorstenen die 3 tot 10 meter hoog zijn.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.Muodostuu torneja, jopa kymmenmetrisiä savupiippuja.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.Şi formează aceste turnuri, aceste coșuri care au 10, 20, 30 picioare înălţime.
3 ila 10 metre uzunluğundaki bu kuleleri, bacaları oluşturur.To on tworzy te wieże, te kominy, wysokie na 3, 6, 9 metrów.