baca ile cümle
baca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.I flykten sticker inte benen ut bakom stjärten.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Пересувався на чотирьох ногах, при цьому досить повільно.
Tüm maymun takımı içersinde en uzun bacaklara sahiptir (vücut büyüklüğüne göre).У сервала найдовші ноги та найбільші (відносно розмірів тіла) вуха серед котячих.
Locomotor Mortis: Bacakları kilitleyen büyü.Локомотор Мортіс — закляття, що зав'язує ноги.
Önemli olan serbest bacağın konumudur.Це в першу чергу стосується пухлин шкіри обличчя.
Hareket kabiliyetini geri kazandı, fakat bir bacağı iyileşmedi.Згодом до нього повернулася дієздатність, але одна нога залишилася ураженою.
Bacaklar yüzün baktığı yöne bakardı.Чорт візьми, треба було бачити його обличчя!
Bacakları uzun ve kuvvetli, ayakları 3 parmaklıdır.Ноги довгі і сильні, мають лише три пальці.
Bacaklarının arasından bir yunus atlamaktadır.Прелюдiя у виконанні Євгена Ступки.
Bacaklar prosoma gibidir.Положення рук схоже з пруською ходою.
Çoğu eklem bacaklılarda gonoforlar (üreme organları) bacaklarda bulunur.У більшості десятиногих раків гонопори (статеві отвори) знаходяться на ногах.
Bacağı kırılır.Ногай загинув.
Bacağında ağrı ve ödem oluşan patenci yaklaşık 18 ay boyunca kayamadı.Через травми і хвороби не виходила на лід більше 19 місяців.
Evden çıkarken kapının yanı sıra, pencere veya bacayı da kullanabildikleri düşünülüyordu.Їм відповіли, що треба лише відкрити вікна або квартирки.
Bacadan kolunu salla..."Я різав себе ножем".
Bacaklar düzgün biçimlendirilmiştir.Ноги добре розвинені.
Yalancı tırtıl: 6-8 çift bacak vardır.Обслуга кулемета (6-8 чоловік) пересувалась пішки.
Kaçmayı başarırlar ama sonra Bellick bacağından vurulup yakalanır.Бейлі намагаєтсья втекти, та його застрелює Люк.
Vibrissae sadece bıyık olarak hayvanın ağız bölgesinde değil, kaşlarında ve bacaklarında da bulunur.Вібриси ссавців розташовані не тільки на морді, а й на лапах, череві, грудях.
Dalgalar halinde gelen Hanbok tarafından, dansçıların bacakları ve ayakları tamamıyla sık sık gizlenir.Але в пересуванні по гілках часто використовуються руки і ноги одночасно.
Atıcı takımın oyuncuları arasında eldiven ve bacak korumalığı giyen tek oyuncudur.Він є єдиним спортсменом своєї команди, якому дозволено використовувати рукавички і щитки для ніг.
Dallı bacaklılar Silüryen denizlerin en yaygın grubudur.Торф'яні ґрунти найпоширеніші в межах озерно-льодовикових рівнин.
Maymunların ağaçları salıncak gibi kullanmalarına yardımcı olmak için uzun kolları ve bacakları vardır.Чіпкі руки та ноги, що допомагають йому жити на деревах.
Diabaínein “bacakları ayırarak yürümek”, ya da “ bacakları ayırarak oturmak” anlamına gelir.До місць харчування довгоносики перелітають або йдуть «пішки».
Bacalı fabrikalar, yerini temiz yüksek teknolojili fabikalara bıraktı.Фокус промислового району на чистих високотехнологічних виробництвах.
Türlere göre bacak sayıları farklılık gösterir.Тобто партнери ходять різними ногами.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Данило витягнув із кишені гранату і розбив вікно.
Oldukça güçlü olan bacakları orta uzunluktadır.Щільні ноги мають середню довжину.
Kısa bacakları üzerindeki fıçı şeklindeki gövdesi hemen hemen çıplaktır.Передньоспинка в рідких волосках, майже, гола.
Bacaklar siyahtır.Ноги чорні.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.Писав, тримаючи олівця в зубах.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.До вечора боліли руки і ноги, не міг ні встати ні сісти.
Güzel bacakların var.У тебе гарні ноги.
8 Temmuz 2012 tarihinde bir gösteri sırasında polis tarafından bacağından vuruldu ve gözaltına alındı.Dne 8. července 2012 byl policií postřelen do nohy a poté uvězněn.
Principes ve Hastatiler sadece sol bacaklarına dizçek giydiler ya da hiç giymediler.Principes a Hastati často nosili jen jednu holenici na levé noze, nebo žádnou.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.Kvůli postupující cukrovce přišel o obě nohy.
Hareket eden bacaklar görmek istemiştim.Pohybují se pomocí svalnaté nohy.
Bacağı kırılır.Má zlomenou nohu.
Bacaklar portakal rengidir.Zbarvení na nohách je oranžové.
Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.Vředy buruli nejběžněji postihují ruce a nohy; horečka není běžná.
Gri renkli ve sekiz bacaklıdır.Má kulovitý tvar a osm nohou.
Boynu ve bacakları diğer leyleksilerden daha kısadır.Krk a nohy jsou ve srovnání s jinými plemeny slepičáků spíše kratší.
Rakibin bacağını açarak kasığına doğru tek ya da iki bacağıyla da yapılan hareket.Při shybu si pomáhejte jednou nebo oběma nohama při pohybu nahoru.
Kaçış sırasında MacMillan bacağından yaralanır ve Price onu kaçış noktasına kadar taşır.MacMillan byl zraněn a Price ho odvedl do bezpečí.
Bu vücut tipinde karın bacaklardan çok, gövde ve karın bölgesinde bir yağlanma şekliyle kendini gösterir.Má k nim tak blízko jak jen může v těle z masa a kostí.
Sırım (Maixent) : Süper uzun bacakları vardır ve pek hızlı koşar...Dle Aristotela: "Kdo má rychlé či vytrvalé nohy, je běžec.
Örnek olarak Grek Hoplitleri her bacağı için bronz dizçekler kullanmıştır.Řečtí těžkooděnci (hoplité) nosili bronzové holenice na obou nohách.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Pryce byl vymrštěn do výlohy obchodu a zlomil si nohu.
Kolların, bacakların, ayakların ve karın bölgesinin farklı pozisyonlar aldığı birçok dönüş türü bulunmaktadır.V různých variantách a tradicích, ruce, nohy i trup mohou mít různé pozice.
Bacaklar, birbirlerine yakın olarak başlıgöğsün alt kısmından çıkarlar.Nohy se pomalu přikrčují co nejníže.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Díky krátkým a podsaditým končetinám je jaguár zdatný ve šplhání, plazení a plavání.
Kısa sert ve kuvvetli bacaklara sahiptir.Má velice krátké silné nohy.
Önce çocuğun kolları ve bacakları ani olarak kasılır, sonra, çırpınmalar başlar.Dítě pak prsty strčí do úst a začne sát.
Bacağından yaralanan Barry'nin ayağı diz altından kesilir.Generálu Sicklesovi byla po zranění utrženém v broskvovém sadu amputovaná noha nad kolenem.
Bacaklar düzgün biçimlendirilmiştir.Nohy byly dobře osvaleny.
Dört adet bacağı bulunur.Celkem má čtyři páry nohou.
RAW şovunda bacağından küçük bir sakatlık geçirmiştir.Ruffian měla naprasklou kost zadní nohy.
Bacaklarının arasından bir yunus atlamaktadır.Mezi nohama má okovanou pokladnici.
Ayrıca sağ bacağı da sol bacağına göre 6 santimetre daha kısaydı.Prosadil se navzdory vážnému zdravotnímu postižení: jeho pravá noha byla o osm centimetrů kratší než levá.
Üç kolu ve üç bacağı vardır.Má čtyři paže a dvě nohy.