Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Mereka akan luka parah dan tewas di jalan-jalan kota mereka
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Niech polegną pobici w ziemi Chaldejskiej, a poprzebijani po ulicach jego.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Og drepte menn skal falle i kaldeernes land, og gjennemborede menn på dets gater.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Qu`ils tombent blessés à mort dans le pays des Chaldéens, Percés de coups dans les rues de Babylone!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Să cadă ucişi în ţara Haldeilor, străpunşi de lovituri pe uliţele Babilonului!
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Zij zullen stervend neervallen in het land van de Chaldeeën en worden doodgeslagen in de straten.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Και οι τραυματιαι θελουσι πεσει εν τη γη των Χαλδαιων και οι κατακεκεντημενοι εν ταις οδοις αυτης.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Пораженные пусть падут на земле Халдейской, и пронзенные – на дорогах ее.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.Ще паднат убити в Халдейската земя, И прободени по улиците на градовете й.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.ונפלו חללים בארץ כשדים ומדקרים בחוצותיה׃
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.فتسقط القتلى في ارض الكلدانيين والمطعونون في شوارعها.
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們 必 在 迦 勒 底 人 之 地 、 被 殺 仆 倒 、 在 巴 比 倫 的 街 上 被 刺 透
Kildan ülkesinde ölüler, Babil sokaklarında yaralılar serilecek yere.他 們必 在 迦勒 底 人 之地 、 被 殺仆 倒 、 在 巴比倫 的 街上 被 刺透
Komutan Nebuzaradan kentte sağ kalanları, kendi safına geçen kaçakları ve geri kalan halkı Babile sürgün etti.시위대장 느부사라단이 성중에 남아 있는 백성과 자기에게 항복한 자와 그 외의 남은 백성을 바벨론으로 잡아 옮겼으며
Komutan Nebuzaradan kentte sağ kalanları, kendi safına geçen kaçakları ve geri kalan halkı Babile sürgün etti.ואת יתר העם הנשארים בעיר ואת הנפלים אשר נפלו עליו ואת יתר העם הנשארים הגלה נבוזר אדן רב טבחים בבל׃
Komutan Nebuzaradan kentte sağ kalanları, kendi safına geçen kaçakları ve geri kalan halkı Babile sürgün etti.那 時 護 衛 長 尼 布 撒 拉 旦 、 將 城 裡 所 剩 下 的 百 姓 、 和 投 降 他 的 逃 民 、 以 及 其 餘 的 民 、 都 擄 到 巴 比 倫 去 了
Komutan Nebuzaradan kentte sağ kalanları, kendi safına geçen kaçakları ve geri kalan halkı Babile sürgün etti.那 時護衛長 尼 布 撒拉旦 、 將城 裡 所 剩下 的 百姓 、 和 投降 他 的 逃民 、 以及 其餘 的 民 、 都 擄到 巴比 倫去了
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Allora il re Dario ordinò che si facessero ricerche nell'archivio, là dove si conservano i tesori a Babilonia
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Da befahl der König Darius, daß man suchen sollte in der Kanzlei im Schatzhause des Königs, die zu Babel lag.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Da gav kong Darius befaling til å granske efter i arkivet, som var lagt ned i skattkammeret i Babel.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Então o rei Dario o decretou, e foi feita uma busca nos arquivos onde se guardavam os tesouros em Babilônia.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.이에 다리오왕이 조서를 내려 서적 곳간 곧 바벨론에서 보물을 쌓아둔 곳에서 조사하게 하였더니
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Nato ukaže kralj Darij, naj poiščejo v pismarnici v hiši, kjer so bili zloženi zakladi v Babilonu.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Så gave Kong Darius Befaling til at se efter i Skatkammeret, hvor man i Babel gemte Dokumenterne;
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Setelah itu atas perintah Raja Darius, diadakan penyelidikan dalam arsip kerajaan yang disimpan di Babel
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Tedy král Darius rozkázal, aby hledali v bibliotéce, mezi poklady složenými v Babyloně.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Tedy król Daryjusz rozkazał, aby szukano w biblijotece między skarbami tamże złożonemi w Babilonie.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Vtedy rozkázal kráľ Dárius, aby hľadali v dome kníh pokladov, složených tam v Babylone.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Vua Ða - ri-út bèn truyền tra_khảo trong tàng thơ viện là nơi chứa các bửu vật tại Ba-by-lôn .
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Vua Ða-ri-út bèn truyền tra khảo trong tàng thơ viện là nơi chứa các bửu vật tại Ba-by-lôn.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.Тогда царь Дарий дал повеление, и разыскивали в Вавилоне в книгохранилище, куда полагали сокровища.
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.באדין דריוש מלכא שם טעם ובקרו בבית ספריא די גנזיא מהחתין תמה בבבל׃
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.حينئذ أمر داريوس الملك ففتشوا في بيت الاسفار حيث كانت الخزائن موضوعة في بابل
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.於 是 大 利 烏 王 降 旨 、 要 尋 察 典 籍 庫 內 、 就 是 在 巴 比 倫 藏 寶 物 之 處
Kral Dariusun buyruğu uyarınca, Babilde kayıtların saklandığı odada araştırma yapıldı.於是 大 利烏 王 降旨 、 要 尋察 典籍 庫內 、 就是 在 巴比倫 藏 寶物 之 處
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.나 왕이 말하여 가로되 이 큰 바벨론은 내가 능력과 권세로 건설하여 나의 도성을 삼고 이것으로 내 위엄의 영광을 나타낸 것이 아니냐 하였더니
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.ענה מלכא ואמר הלא דא היא בבל רבתא די אנה בניתה לבית מלכו בתקף חסני וליקר הדרי׃
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.واجاب الملك فقال أليست هذه بابل العظيمة التي بنيتها لبيت الملك بقوة اقتداري ولجلال مجدي.
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.他 說 、 這 大 巴 比 倫 不 是 我 用 大 能 大 力 建 為 京 都 、 要 顯 我 威 嚴 的 榮 耀 麼
Kral, ‹‹İşte onurum ve yüceliğim için üstün gücümle krallığımın başkenti olarak kurduğum büyük Babil!›› dedi.他 說 、 這大 巴比倫 不 是 我 用 大 能 大力 建 為 京都 、 要顯 我 威嚴 的 榮耀麼
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.A oni chytiac kráľa odviedli ho k babylonskému kráľovi hore do Ribly a tam ho súdili.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.A tak javše krále, přivedli jej k králi Babylonskému do Ribla, kdež učinili o něm soud.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.A tak pojmawszy króla przywiedli go do króla Babilońskiego do Rebli, kędy o nim uczynili sąd.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Au prins pe împărat, şi l-au suit la împăratul Babilonului la Ribla; şi s'a rostit o hotărîre împotriva lui.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Então prenderam o rei, e o fizeram subir a Ribla ao rei de Babilônia, o qual pronunciou sentença contra ele.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.És elfogták a királyt, és elvitték õt Babilónia királyához Riblába, a hol ítéletet tartottak fölötte.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Hij werd naar Ribla gebracht, waar de koning van Babel hem verhoorde en daarna veroordeelde.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Il re fu preso e condotto dal re di Babilonia a Ribla ove fu pronunziata contro di lui la sentenza
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Kemudian Raja Zedekia dibawa kepada Raja Nebukadnezar di kota Ribla, lalu dijatuhi hukuman
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.갈대아 군사가 왕을 잡아 립나 바벨론 왕에게로 끌고 가매 저에게 신문하고
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Quân Canh-đê bắt vua, dẫn đến vua Ba-by-lôn ở Ríp-la; tại đó chúng nó xét đoán người.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Quân_Canh - đê bắt vua , dẫn đến vua Ba-by-lôn ở Ríp-la ; tại đó chúng_nó xét_đoán người .
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Så greb de Kongen og bragte ham op til Ribla til Babels Konge, der fældede Dommen over ham.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.Tedaj ujamejo kralja ter ga pripeljejo gori h kralju babilonskemu v Riblo; in izrekli so sodbo nad njim.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.И взяли царя, и отвели его к царю Вавилонскому в Ривлу, и произвели над ним суд:
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.И хванаха царя та го въведоха при вавилонския цар в Ривла; и издадоха присъда против него, именно ,
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.ויתפשו את המלך ויעלו אתו אל מלך בבל רבלתה וידברו אתו משפט׃
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.فأخذوا الملك واصعدوه الى ملك بابل الى ربلة وكلموه بالقضاء عليه.
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.迦 勒 底 人 就 拿 住 王 、 帶 他 到 利 比 拉 、 巴 比 倫 王 那 裡 審 判 他
Kral Sidkiya yakalanıp Rivlada Babil Kralının huzuruna çıkarıldı ve hakkında karar verildi.迦勒 底 人 就 拿住 王 、 帶他 到 利比拉 、 巴比 倫王 那 裡審 判 他