babasından ile cümle

babasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her zaman babasından birşeyler ister.Тя поснтоянно иска пари от баща си.
İlk derslerini babasından aldı ve yedi yaşında hafız oldu.Началните си уроци по цигулка получава от баща си, когато е на седем години.
Genç yaşta babasından önce vefat etmiştir.Тя умира преди баща си.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Когато научава, баща му убива майката, а след това се самоубива.
Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi.Учи иконопис и дърворезба от баща си.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.Той никога не казва на баща си за това.
Her zaman babasından birşeyler ister.Odgovore je najčešće tražila od svoga oca.
Kazuya babasından intikam almak için turnuvaya katılır.Yugi se prijavi na turnir kako bi spasio svog djeda.
Adını babasından almıştır.Nazvan je po svome djedu.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.To je rezultiralo neslaganjem s njegovim roditeljima, s kojima gotovo dvije godine nije pričao.
Lopez soyadı, üvey babasından gelmektedir.Jeho manželka sa volá Marienka a pochádza z Očovej.
4 Ağustos 367'de babasından Augustus unvanını almıştır.4. avgusta 367 mu je oče podelil naslov mlajšega avgusta.
Ayrıca babasından sonra imparator olan kardeşi II. İoannis için duyduğu derin nefretide saklamamıştır.Prav tako ni mogla skriti svojega globokega sovraštva do brata Ivana II.
Adını babasından almıştır.Ime je dobil po očetu.
İlk eğitimini babasından aldı.Osnovno izobrazbo je pridobil od očeta.
Babasından büyük bir ticari miras devraldı.Od očeta je prevzel močno zadolženo državo.
Themis de Thetis'in doğacak çocuğu babasından çok daha üstün olacak diye bildirmiş.Bet Prometėjas jam išpranašavo, kad Tetidės sūnus bus galingesnis už tėvą.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Mergaitė vaikystėje patyrė seksualinę tėvo prievartą.
Onun karakteri, babasından gizli Moorim Okulu'na gider.Sierra pateko į tėvo internatinę mokyklą.
Tom babasından korkuyor.Tomas bijo savo tėvo.
Guevara babasından satranç öğrendikten sonra 12 yaşından itibaren yerel turnuvalara katılmaya başladı.Oma isa käest õppis Guevara selgeks malemängu ja alates 12. eluaastast osales ta kohalikel turniiridel.
Babasından matematik öğrenimi gördü.Isa õpetas talle matemaatikat.
Jean Michel beş yaşına geldiğinde babası Hollywood için ABD'ye gitti ve Jarre babasından ayrı kaldı.Kui Jean-Michel oli 5-aastane, siis ta vanemad lahutasid, isa suundus Ameerikasse ning poeg jäi ema kasvatada.
İlk derslerini babasından aldı.Algõpetuse sai ta oma isa käest.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Forbannet være den som ligger hos sin søster, sin fars eller sin mors datter! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.그 자매 곧 그 아비의 딸이나 어미의 딸과 구합하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que se deitar com sua irmã, filha de seu pai, ou filha de sua mãe. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by obýval s sestrou svou, dcerou otce svého, aneb dcerou matky své; i řekne všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който лежи със сестра си, дъщеря на баща си, или дъщеря на майка си. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור שכב עם אחתו בת אביו או בת אמו ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يضطجع مع اخته بنت ابيه او بنت امه. ويقول جميع الشعب آمين.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 異 母 同 父 、 或 異 父 同 母 的 姐 妹 行 淫 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與異 母 同父 、 或 異父 同母 的 姐妹 行 淫 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Babasından kızına...Của một người cha viết cho con gái...
Babasından kızına...Dari seorang Ayah untuk putrinya ...
Babasından kızına...Da un padre alla sua figlia...
Babasından kızına...De la un tata pentru fiica sa...
Babasından kızına...Från pappa till dotter...
Babasından kızına... HaNi'yle bunun hakkında konuşmak istedimHotel sem se pogovoriti s Ha Ni kot pravi oče, nekaj v tem smislu.
Babasından kızına... HaNi'yle bunun hakkında konuşmak istedimJe voulais parler à Ha Ni comme un vrai père, ce genre de choses...
Babasından kızına...Od taty dla jego córki...
Babasından kızına...Van een vader aan zijn dochter...
Babasından kızına...Vom Vater zu seiner Tochter...
Babasından kızına...Απ'τον μπαμπά προς την κόρη του...
Babasından kızına...От отца к дочери...
Babasından kızına.....מאבא לבתו
Babasından kızına...من أب إلي أبنته ...ـ
Babasından kızına...したい事に関する本だ
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.A řekli jsme pánu mému: Nemůžeť pachole opustiti otce svého; nebo opustí-li otce svého, on umře.
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Da sa vi til min herre: Gutten kan ikke forlate sin far; for hvis han forlater sin far, da vil hans far dø.
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.I mówiliśmy do pana mego: Nie będzie mogło chłopię opuścić ojca swego; bo gdyby opuściło ojca swego, umarłby.
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.In čeprav smo rekli svojemu gospodu: Deček ne more zapustiti svojega očeta; ako ga zapusti, umre oče,
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.우리가 내 주께 말씀하기를 그 아이는 아비를 떠나지 못할지니 떠나면 아비가 죽겠나이다
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Maar wij zeiden toen: 'De jongen kan niet bij zijn vader weg, anders zou deze sterven.'
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Men vi svarede min Herre: Drengen kan ikke forlade sin Fader, thi hans Fader dør, hvis han forlader ham!
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.mondánk az én uramnak: Nem hagyhatja el az a fiú az õ atyját; mert ha elhagyja atyját, meghal [az].
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Nous avons répondu à mon seigneur: L`enfant ne peut pas quitter son père; s`il le quitte, son père mourra.
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Và chúng tôi có thưa lại cùng chúa rằng: Ðứa trẻ chẳng lìa cha được; nếu lìa ra thì cha sẽ chết.
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Và chúng_tôi có thưa lại cùng chúa rằng : Ðứa trẻ chẳng lìa cha được ; nếu lìa ra thì cha sẽ chết .
Biz de, ‹Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür› diye karşılık vermiştik.Y nosotros dijimos a mi señor: "El joven no puede dejar a su padre; porque si le deja, su padre morirá.
İlgili Sayfalar