babasından ile cümle

babasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her zaman babasından birşeyler ister.Cô luôn mong có được tình cảm từ người cha của mình.
Babasından kalan bir vakfın yöneticiliğini yapıyor.Một doanh nhân tài trí, đang điều hành công ty của cha mình.
Babasından 2.000 $ borç aldı ve bir bakkaliye işine girdi.Không có vốn, ông quyết định vay 2.000 đôla và mở một cửa hàng bán đồ thể thao.
Ancak babasından etkilendiği bazı yönleri vardır.しかし、父親の死を暗示するシーンがいくつかある。
Bununla beraber, İsmâ‘îl babasından evvel vefat etti.北白川 豆大(きたしらかわ まめだい) 声 - 藤原啓治 たまこの父親。
Marzelline babasından Leonere'ye bu kişinin çok kötü durumunu hiç göstermemesi için yalvarır.マルツェリーネは自分の父親に、レオノーレがそのような恐ろしい有様を見ないですむようにして欲しいと言う。
Avrupa'ya giden babasından bir daha haber alamamıştır.逮捕された他のヨーロッパ人の消息は分かっていない。
Babasından daha iyi bir mucittir.父親よりはチェスがうまい。
Eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır.いんくよりも少しだけ背が高くて胸も若干大きい。
Babasından nefret eder.父親を嫌っている。
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.彼もまた父の教えを忠実に守っていた。
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.しかし、父親について語ったことは無い。
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.父親譲りの高い知恵を持つ。
Babasından önce öldüğünden fiilen imâm olamamıştır.嘱望されたが父より先に死去。
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.父親を嫌悪していたが、後に和解。
Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi.裁縫はパパから教わった。
Dante'ye babasından miras kalan bir kılıçtır.リベリオン ダンテが父親より受け継いだ剣。
Babasından farklı olarak Erdebil şeyhlerine hoşgörü göstermiyordu.恥ずかしがり屋の父親と違い、羞恥心はない。
Bunun yanı sıra ya anne-babasından biri muggle olan ((half-blood) melez) büyücüler de vardır.もしくは、魔女と継母(実母)が同一人物。
Soy adını da yine babasından almıştır.また姓も父の佐藤を名乗る。
Ferdinand, üvey babasından adını almıştır ve bunu İngilizceleştirerek "Morton" yaptı.その姓を英語化してモートンとした。
İlk eğitimini babasından aldı.初期の教育は父親から受けた。
Adını babasından almıştır.名前を祖父からもらった。
İmamlığı babasından devralmıştır.父親から引き継いだ。
Ortaokul yıllarına geldiğinde babasından gitar öğrenmeye başladı.小学校一年の時、父親の影響でギターを始める。
Genç yaşta babasından önce vefat etmiştir.父より先に死去した。
Largeman, babasından uzak dururken eski arkadaşları ile vakit geçirir.ラフマンは神父のため、盲目の友人とともに奔走する。
Babasından inanılmaz bir şekilde etkilenmiştir.父の影響を受けて開明的な思想をもっていた。
Babasından kalan servet, onun hiç kimseye muhtaç kalmadan ilim öğrenmesine vesile olmuştur.父母責之,終不肯言,惟侍婢知之。
Jax'in eline babasından kalma anı defterleri geçmiştir.那其實是他母親隨手寄送到JAXA的文件。
Jack, Kate'e babasından bahseder.告訴艾迪關於他的父親。
Williams, bu görünmeyen karakteri, kendi babasından esinlenerek yazmıştı.劇作者威廉斯似乎運用了自己父親的特質投射到這個不曾出現的角色上。
Sekiz yaşındayken babasından gitar dersleri almaya başladı.她从6岁开始练习父亲为自己购买的吉他。
Genç McMahon, 1982 yılında babasından Capitol şirketini satın aldı ve kontrolü eline geçirdi.1982年,年輕的文斯·麥馬漢購買了他父親在世界摔角聯盟的股票,有效地掌握公司的控制權。
Uşağı Joshua'dır, ama babasından etkilenmeden önce onu kardeşi gibi görmüştür.他的兄弟乔凡尼被看作是家族的接班人,却死于他父亲之前。
Üvey babasından nefret etti ve annesine cephe aldı.一種是繼承他的父親,另一種是繼承了母親。
Daha on yaşına gelmeden üvey babasından dekoratif resimler hakkında eğitim aldı.孔祥熙在虛歲10歲以前隨父親讀書。
Bu sefer Emir Çoban bizzat gelip onu hem babasından hem kocasından ister ama Emir Çoban direnir.通漢者,辛愛妻義父也,選欲以牽制辛愛,要其子入質,乃遣還父。
Pollyanna'nın yaşam felsefesi ''Mutluluk Oyunu'' babasından öğrendiği iyimser tutumdur.폴리아나의 삶에 대한 철학은 그녀가 아버지로부터 배운 낙관적이고 긍정적인 태도인 "기쁨 놀이" 를 중심으로 한다.
Eğer birisinin anne ve babasından biri uzun boylu, öbürü kısa boylu ise, kendisi orta boylu olacaktır.횃대는 한 개나 두 개 정도 준비하여 한 개는 중앙보다 조금 낮게 단다.
Avrupa'ya giden babasından bir daha haber alamamıştır.그는 아버지에게 돈을 보내고는 다시는 만나지 않았다.
Adını babasından almıştır.이름은 아빠가 지어 주었다.
Meftun Bey, Fransa dönüşü kendisine babasından kalan evde alafranga bir hayat sürmeyi düşlemektedir.고흐는 프랑스 아를에 거주하던 당시에 거주하고 있던 집을 모델로 그린 것이다.
Babasından daha iyi bir mucittir.앞으로 아버지보다 더 잘할 것 같다.
Casanova soyadını biyolojik babasından değil, annesinin kocasından almıştır.비카리오는 그녀의 결혼 후 성이 아니라 어머니의 결혼 전 성이다.
Ancak savaşın ilk günlerinden itibaren babasından savaş için cephede görevlendirilmeyi istedi.1차 대전이 일어났을 때에 그는 그의 조국을 위해 출전여 전선에서 싸우기를 바랐다.
Babasından daha iyi bir mucittir.אום גבוהה יותר מאביה.
Kevserî, ilk dini eğitimini babasından aldı.אביו העניק לו את החינוך הדתי הראשון.
Robin babasından bu yüzden nefret etmektedir.בכך גורם לבן לשנוא את אביו.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.למד אצל אביו ומפי חכמים נוספים.
Yazıtlardan biri ondan ve babasından söz eder.חלק מהמסמכים היו אודות קבילה ובני משפחתו.
İmamlığı babasından devralmıştır.הילדותו התייתם מאביו.
Hisahito, 1965'te babasından sonra Japonya Kraliyet Ailesinde doğan ilk erkek çocuktur.הילד קיבל את השם "היסאהיטו", והיה לבן הזכר הראשון שנולד במשפחת המלוכה היפנית מאז 1965.
Elbette ona babasından söz edemeyecektir.באף כתובת הוא אינו מזכיר את אביו.
Bu sefer Emir Çoban bizzat gelip onu hem babasından hem kocasından ister ama Emir Çoban direnir.גם הפעם מזהירות היונים את הנסיך והוא דורש בכל תוקף מהאם והאב להביא אליו את לכלוכית.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.ילדותה הייתה מושפעת ממתחים קשורים לאלימות האב שהיה אלכוהוליסט.
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.גם היא ירשה כוחות מאביה.
1960'ta annesi tekrar evlendi ancak Rickman'ın üvey babasından üç yıl sonra boşandı.Майката на Рикман се омъжва отново, но се развежда след три години.
Babasının ölümünü araştırır, babasından kalan miras hakkında bazı kesimler ile çatışmalara düşer.Повод е спорът с неговите попечители, за да запази каквото е останало от наследството на баща му.
Erkekler X kromozomunu annesinden Y kromozomunu babasından alır.Предава се от родителя единствено чрез Х хромозомата.
İlgili Sayfalar