babasına ile cümle

babasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Men så tänkte jag att, nej, det är en väldigt intim blick, men inte en blick en dotter ger sin far.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Poi pensai, no, è uno sguardo molto intimo, ma non uno sguardo che una figlia rivolge al proprio padre.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Úgy gondoltam, nem lehet, ez egy nagyon meghitt tekintet, egy lány nem így nézne apjára.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Và tôi nghĩ, không, cái nhìn rất thân thiết nhưng không phải của con gái dành cho cha.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim."Не, това е много интимен поглед, не е поглед, с който дъщеря гледа баща си".
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Я не погодилася, адже це дуже глибокий погляд, і навряд чи дочка подивиться так на батька.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.Я не согласилась. Это довольно сокровенный взгляд, но дочь вряд ли так посмотрит на отца.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.חשבתי לעצמי, לא. זהו מבט מאד אינטימי. זה לא מבט שבת נותנת באביה.
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.وفكرت بأنه لا يمكن أن تكون إبنته لأن نظرتها حميميه جداً وهي نظرة لا تعطيها الأبنه لوالدها
Ve düşündüm, hayır, bu cok yakın bir bakış, ama bir kızın babasına vereceği cinsten degil, dedim.娘が父親を見つめるそれではありません もう一つは 当時の オランダの絵画で
Ve o babasına şunları söyledi;A ona mu odpowiedziała:
Ve o babasına şunları söyledi;E lei gli disse:
Ve o babasına şunları söyledi;És amit Jaclyn mondott neki, az az volt:
Ve o babasına şunları söyledi;In ona mu je odgovorila:
Ve o babasına şunları söyledi;그러자 그녀는 그에게 말했습니다:
Ve o babasına şunları söyledi;Şi ce i-a spus ea a fost
Ve o babasına şunları söyledi;Und sie sagte zu ihm,
Ve o babasına şunları söyledi;Và cô bé nói với ông ấy rằng,
Ve o babasına şunları söyledi;Y lo que ella le dijo fue,
Ve o babasına şunları söyledi;Ze zei tegen hem:
Ve o babasına şunları söyledi;А тя му казала:
Ve o babasına şunları söyledi;І що вона сказала йому, так це:
Ve o babasına şunları söyledi;Что же она ответила ему:
Ve o babasına şunları söyledi;ומה שהיא אמרה לו היה,
Ve o babasına şunları söyledi;وقالت له :
Ve o babasına şunları söyledi;"あなたは4頭の牛と子牛1匹-
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.E poi, giunse il momento che tornasse a casa per parlare col padre della riconciliazione, dopo un anno.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.Iar apoi, timpul a venit pentru ea să meargă înapoi şi să vorbească cu tatăl ei despre împăcare, după un an.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.결국은 때가 왔습니다. 그녀는 아버지에게 직접 찾아가 화해를 할 시간이 왔습니다.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.Potem je prišel čas, ko je morala domov in se pobotati z očetom, ki ga ni videla eno leto.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.Toen kwam de tijd dat ze terug moest om met haar vader te praten over een verzoening, na een jaar.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.Và khi đã đến lúc, khi em phải trở lại và nói chuyện với bố để giảng hòa, sau 1 năm.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.А потім прийшов час, коли вона мусила повернутися додому, щоб поговорити з батьком про примирення, через рік.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.И потом, наступило время, когда ей пришлось вернуться домой, чтобы говорить с отцом о примирении, через год.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.Тогава дошло време, когато трябвало да се върне да говори с баща си за помирението, след една година.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.ואז, זמנה הגיע כאשר היא היתה חייבת לחזור לדבר עם אביה על ההשלמה, לאחר שנה.
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.وعندئذ , حان وقتها عندما كان لابد لها أن تعود لتتحدث مع والدها بخصوص المصالحة بعد مرور عام
Ve sonra, kendini hazır hissettiğinde bir yıl sonra, babasına dönüp uzlaşmak için konuşması gerekliydi.彼女は家に戻り 父と和解の話しをする- 準備ができました 私は彼女が父と再会し和解する場面に
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.Gia-cốp bèn lại gần Y-sác ; người rờ và nói rằng : Tiếng_nói thì của Gia-cốp , còn hai tay lại của Ê - sau .
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.Gia-cốp bèn lại gần Y-sác; người rờ và nói rằng: Tiếng nói thì của Gia-cốp, còn hai tay lại của Ê-sau.
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.야곱이 그 아비 이삭에게 가까이 가니 이삭이 만지며 가로되 음성은 야곱의 음성이나 손은 에서의 손이로다 하며
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.Så gikk Jakob frem til Isak, sin far; og han kjente på ham og sa: Røsten er Jakobs, men hendene er Esaus.
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.Иаков подошел к Исааку, отцу своему, и он ощупал его и сказал: голос, голос Иакова; а руки, руки Исавовы.
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.ויגש יעקב אל יצחק אביו וימשהו ויאמר הקל קול יעקב והידים ידי עשו׃
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.فتقدم يعقوب الى اسحق ابيه. فجسّه وقال الصوت صوت يعقوب ولكن اليدين يدا عيسو.
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.雅 各 就 挨 近 他 父 親 以 撒 . 以 撒 摸 著 他 說 、 聲 音 是 雅 各 的 聲 音 、 手 卻 是 以 掃 的 手
Yakup babasına yaklaştı. Babası ona dokunarak, ‹‹Ses Yakupun sesi, ama eller Esavın elleri›› dedi.雅各 就 挨近 他 父親 以撒 . 以撒 摸 著 他 說 、 聲音 是 雅各 的 聲音 、 手卻 是 以 掃 的 手
İlgili Sayfalar