babasının ile cümle

babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Ich bin besorgt, dass sein Vater ihn nicht überzeugen konnte.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Martwię się, że ojciec nie dał rady go przekonać, aby wyszedł z domu.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Receio que o pai dele não tenha conseguido convencê-lo a sair de casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Sono preoccupato, spero che suo padre lo abbia convinto ad uscire da casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Temo que su padre no pudiera convencerlo para salir de casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Тревожа се, че баща му не е могъл да го убеди да излезе от вкъщи.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.أن قلقة من أن والده لم يستطع إقناعه بالخروج من المنزل
Babasının onu reddetmesinden kaynaklanan derin acısını dile getirdi.그는 그의 아버지는 그를 거부 했다 그 안에 그 깊은 상처 표현.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Ale Boha otce svého hledal, a v přikázaních jeho chodil, aniž následoval skutků lidu Izraelského.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Ale hľadal Boha svojho otca a chodil v jeho prikázaniach a nerobil tak, ako robil Izrael.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.antes buscou ao Deus de seu pai, e andou nos seus mandamentos, e não segundo as obras de Israel.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.căci a alergat la Dumnezeul tatălui său, şi a urmat poruncile Lui, fără să facă ce făcea Israel.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.car il eut recours au Dieu de son père, et il suivit ses commandements, sans imiter ce que faisait Israël.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Hanem az õ atyjának Istenét kereste, és az õ parancsolatiban járt vala, és nem Izráelnek cselekedetei szerint.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.오직 그 부친의 하나님께 구하며 그 계명을 행하고 이스라엘의 행위를 좇지 아니하였음이라
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.ma piuttosto ricercò il Dio di suo padre e ne seguì i comandi, senza imitare Israele
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Más bien, buscó al Dios de su padre, andando según sus mandamientos y no según las obras de Israel
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.men til sin Faders Gud og fulgte hans Bud og gjorde ikke som Israel.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.men til sin fars Gud og vandret i hans bud og ikke gjorde som Israel.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Nadto rzekł Jozafat do króla Izraelskiego: Proszę, pytaj się dziś słowa Pańskiego.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.nhưng tìm cầu Ðức Chúa Trời của tổ phụ mình, giữ theo các điều răn của Ngài, chớ chẳng làm như Y-sơ-ra-ên.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.nhưng tìm cầu Ðức_Chúa_Trời của tổ_phụ mình , giữ theo các điều răn của Ngài , chớ chẳng làm như Y-sơ-ra-ên .
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.sondern den Gott seines Vaters, und wandelte in seinen Geboten und nicht nach den Werken Israels.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.Temuč iskal je Boga očeta svojega, živeč po zapovedih njegovih, in ni delal kakor Izrael.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.utan sökte sin faders Gud och vandrade efter hans bud och gjorde icke såsom Israel.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.vaan hän etsi isänsä Jumalaa ja vaelsi hänen käskyjensä mukaan eikä tehnyt, niinkuin Israel teki.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.но взыскал он Бога отца своего и поступал по заповедям Его, а не по деяниям Израильтян.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.но потърси Бога на бащите си, и в Неговите заповеди ходи, а не по делата на Израиля.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.כי לאלהי אביו דרש ובמצותיו הלך ולא כמעשה ישראל׃
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.ولكنه طلب اله ابيه وسار في وصاياه لا حسب اعمال اسرائيل.
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.只 尋 求 他 父 親 的 神 遵 行 他 的 誡 命 、 不 效 法 以 色 列 人 的 行 為
babasının Tanrısına yöneldi; İsrail halkının yaptıklarına değil, Tanrının buyruklarına uydu.只 尋求 他 父親 的 神 遵行 他 的 誡命 、 不 效法 以色列人 的 行為
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.El a pus în Casa Domnului lucrurile hărăzite de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Ja hän vei Herran temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kaluja.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.저가 그 부친의 구별한 것과 자기의 구별한 것을 여호와의 전에 받들어 드렸으니 곧 은과 금과 기명들이더라
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i HERRENs Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.И внес он в дом Господень вещи, посвященные отцом его, и вещи, посвященные им: серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשו בית יהוה כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الرب من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 親 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 和 器 皿 、 都 奉 到 耶 和 華 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları RABbin Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父親所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 和 器皿 、 都 奉 到 耶和華 的 殿裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A pus în Casa lui Dumnezeu lucrurile închinate Domnului de tatăl său şi de el însuş: argint, aur şi vase.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.A vniesol posvätené veci svojho otca i svoje vlastné posvätené veci do domu Božieho, striebro, zlato a nádoby.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.És bevivé az Isten házába, a mit atyja és õ megszentelének, ezüstöt, aranyat és edényeket.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Ja hän vei Jumalan temppeliin isänsä pyhät lahjat ja omat pyhät lahjansa: hopeata, kultaa ja kalua.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.저가 또 그 부친의 구별한 물건과 자기의 구별한 물건 곧 은과 금과 기명들을 하나님의 전에 드렸더니
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.Og han bragte sin Faders og sine egne Helliggaver ind i Guds Hus, Sølv, Guld og forskellige Kar.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И внес он посвященное отцом его и свое посвящение в дом Божий, серебро и золото и сосуды.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.И той донесе в Божия дом посветените от баща му вещи, и посветените от самия него, сребро, злато и съдове.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.ויבא את קדשי אביו וקדשיו בית האלהים כסף וזהב וכלים׃
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.وادخل اقداس ابيه واقداسه الى بيت الله من الفضة والذهب والآنية.
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞 撒 將 他 父 所 分 別 為 聖 、 與 自 己 所 分 別 為 聖 的 金 銀 、 和 器 皿 、 都 奉 到 神 的 殿 裡
Babasının ve kendisinin adadığı altını, gümüşü ve eşyaları Tanrının Tapınağına getirdi.亞撒將 他 父 所 分別為聖 、 與 自己 所 分別為聖 的 金銀 、 和 器皿 、 都 奉 到 神 的 殿裡
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.여호람이 그 부친의 위에 올라 세력을 얻은 후에 그 모든 아우와 이스라엘 방백 중 몇 사람을 칼로 죽였더라
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.ויקם יהורם על ממלכת אביו ויתחזק ויהרג את כל אחיו בחרב וגם משרי ישראל׃
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.فقام يهورام على مملكة ابيه وتشدد وقتل جميع اخوته بالسيف وايضا بعضا من رؤساء اسرائيل.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約 蘭 興 起 坐 他 父 的 位 、 奮 勇 自 強 、 就 用 刀 殺 了 他 的 眾 兄 弟 、 和 以 色 列 的 幾 個 首 領
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約蘭興 起坐 他 父 的 位 、 奮勇 自強 、 就 用 刀殺 了 他 的 眾兄弟 、 和 以色列 的 幾個 首領
Babasının yürüdüğü yollarda yürüdü, aynı putlara taptı ve hizmet etti.e andou em todo o caminho em que seu pai andara, e serviu os ídolos que ele tinha servido, e os adorou.
Babasının yürüdüğü yollarda yürüdü, aynı putlara taptı ve hizmet etti.han vandrede nøje i sin Faders Spor og dyrkede Afgudsbillederne, som hans Fader havde dyrket, og tilbad dem;

İlgili Sayfalar