babasının ile cümle
babasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye on üç yaşındayken babasının öldüğünü söyledi.Tom told Mary his father died when he was thirteen.
Oğul babasının güvenine ihanet etti.The son has betrayed the trust of his father.
Tom'un yüz hatları ve tavırları babasınına çok benzer.Tom's facial features and mannerisms are very much like those of his father.
Kimse babasının hayrına bir şey yapmaz.You don't get something for nothing.
Tom Mary'ye babasının nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary how her father was.
Mary'nin anne babasının büyük bir evi var.Mary's parents have a huge house.
Tom babasının ayak izlerini takip etti ve bir avukat oldu.Tom followed in his father's footsteps and became a lawyer.
Tom anne ve babasının arabasını kullanıyor.Tom drives his parents' car.
Anne ve babasının her ikisi de doktordur.Both of her parents are doctors.
Hık demiş babasının burnundan düşmüş.He and his father are like two peas in a pod.
Onun babasının kim olduğunu biliyor musun?Do you know who her father is?
Onun babasının kim olduğunu biliyor musunuz?Do you know who his father is?
Tom babasının işini devraldı.Tom took over his father's business.
Tom babasının ölümünden sonra işi devraldı.Tom took over the business after his father's death.
Tom babasının arabasını sürüyor.Tom has been driving his father's car.
Ona babasının anısına Tom ismi verildi.He was named Tom after his father.
Tom babasının kim olduğunu bana hiç söylemedi.Tom never told me who his father was.
Tom bir kardan adam yapmak için babasının ona yardım etmesini istedi.Tom asked his father to help him make a snowman.
Tom Mary'nin babasının kim olduğunu bilip bilmediğini merak ediyordu.Tom wondered if Mary knew who his father was.
Tom, Mary'nin babasının kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who Mary's father was.
Tom babasının ona verdiği gitarı sattı.Tom sold the guitar that his father gave him.
Onun babasının evinde her prens harikadır.In his father's house, every prince is great.
Babasının evinde her prens harikadır.In the house of his father, every prince is great.
Gözlerinin önünde babasının ölmesini izledi.He watched his father die right in front of his eyes.
Tom Mary'ye babasının bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary a photograph of his father.
Tom, babasının portresine baktı.Tom looked at his father's portrait.
Dan bile babasının kim olduğunu bilmiyordu.Dan didn't even know who his father was.
Tom babasının ona verdiği tüfekle bir ayı vurdu.Tom shot a bear with the rifle his father gave him.
Tom babasının şirketi için çalışıyor.Tom works for his father's company.
O yakında anne ve babasının evini terk edecek.He will soon leave his parents' home.
O sık sık babasının arabasını kullanır.She often drives her father's car.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom'un anne ve babasının ikisi de Kanadalıdır.Tom's parents are both Canadians.
O on üç yaşındayken babasının Tom'a verdiği bilgisayar hala çalışıyor.The computer that Tom's father gave him when he was thirteen is still working.
Tom babasının mağazasını devraldı.Tom took over his father's store.
Tom babasının disleksik olduğundan şüphelendi.Tom suspected that his father was dyslexic.
O, babasının küçük kızıydı.She was her daddy's little girl.
O, babasının ayak izlerini takip etti ve bir doktor oldu.She followed in her father's footsteps and became a doctor.
Tom anne ve babasının onayına ihtiyaç duyuyordu.Tom needed his parents' approval.
Tom'un babasının çok hali vakti yerindeydi.Tom's father was very well-off.
Tom babasının ölümünü yönetiyor.Tom masterminded his father's death.
Babasının mezarını ziyaret etmek Tom için çok önemlidir.It's very important for Tom to visit his father's grave.
Tom babasının ölümünü bir şekilde engelleyebileceği konusunda ikna edildi.Tom was convinced he could have somehow prevented his father's death.
Tom babasının birden çok kez ona tecavüz ettiğini iddia etti.Tom claimed that his father had raped him on multiple occasions.
Tom babasının evinden taşındı.Tom moved out of his father's house.
Tom gözyaşlarıyla babasının annesini nasıl vahşice dövdüğünü hatırladı.Tom tearfully recalled how his father savagely had beaten his mother.
O bana babasının vefat ettiğini söyledi.He told me that his father had passed away.
Tom sonunda babasının işini işleteceğini her zaman biliyordu.Tom has always known that he would eventually run his father's business.
Tom babasının giysilerini denedi.Tom tried on his father's clothes.
Tom bana babasının vefat ettiğini söyledi.Tom told me that his father had passed away.
Tom hık demiş babasının burnundan düşmüş.Tom is the spitting image of his father.
Tom babasının silahıyla kendini vurdu ve öldü.Tom shot himself with his father's gun and died.
Mary, Junior'ın babasının iyi bir arkadaşıdır.Mary is a good friend of Junior's father.
Mary babasının şehir yönetimi için çalıştığını söyledi.Mary said that her father worked for the city administration.
Tom'a babasının adı verildi.Tom is named after his father.
Tom'un oğlu onun babasının olduğu kadar tembeldir.Tom's son is as lazy as his father was.
O bana babasının bir doktor olduğunu söyledi.He told me his father was a doctor.
Tom'un babasının adı John.Tom's father's name is John.
Tom bana babasının evde olmadığını söyledi.Tom told me his father wasn't at home.
Tom bana babasının zengin olduğunu söyledi.Tom told me his father was rich.